HDP seçim bildirgesini dün Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın düzenlediği açıklamayla kamuoyuna duyurdu. Türkiye’de programıyla bütünleşmiş tek parti olduğunu aday listesiyle ortaya koyan HDP, “Büyük İnsanlık Çağrısı” başlığıyla 12 bölümden oluşan seçim beyannamesiyle de Türkiye’deki kadınlar, gençler, çocuklar, işçiler, farklı kimlikler ve inançların partisi olduğunu gösterdi. Türkiye’nin tüm sorunlarına kuru vaatler değil köklü ve radikal çözümler önerdi. Bildirgede özellikle Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krize somut çözüm önerileri dikkat çekti. 12 Eylül anayasası ve tekçi yönetimlerin ipotek altına aldığı insan hakları ve sosyal haklar, emek sömürüsü, kimliklerin inkarına karşı çoğulcu, toplumcu bir Türkiye’nin programını oluşturdu.  

İstanbul’da Mustafa Kemal Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdiği toplantı salonunun girişi yeşil, sarı, turuncu, mor renklerde HDP bayraklarıyla donatıldı. Seçim beyannamesinin 50 sayfalık özetinin tanıtımı öncesinde eşbaşkanlar birer konuşma gerçekleştirdi. Kürsüde ilk konuşan Yüksekdağ şunları söyledi:


Değerlerimizin aynası

“Bildirgemiz, yıllar boyunca halkımızın bağrında oluşmuş mücadele birikimimizin değerlerimizin bir aynasıdır. Bu bildirgede bir kişinin üç beş kişinin değil bizlerin emeği var. Bu bildirgeyi biz kadınlar, gençler, halklar, Aleviler, Kürtler ve bütün ezilen halklar oluşturduk. LGBTİ bireylerle birlikte yazdık. Tüm Türkiye’nin hayal gücünü başarma kararlılığını resmetmek istiyoruz. Umut artık gerçekle buluştu. Hayal gücü özgürleşti ve halkların yeni yaşamını kurmak için en önde gidiyor.


Sultanın kabusu

Bildirge, Sultan’ın kabusu ve Türkiye halklarının hayalidir inancıdır. Onlar kabus görmeye başladılar. Daha çok kabus görecekler ama biz bu hayalle biz bu inançla bildirgemizde ifade ettiğimiz yeni yaşamı inşa edecek gücü ortaya koyduk.


Her şey çok farklı olacak

Bu programı bizlerin gücüyle hayata geçirdiğimizde, yeni yaşamın böyle öncü hamlesini hayata geçirdiğimizde Türkiye’de her şey çok farklı olacak. Bizlerin başarma gücünü de bu programı uygulama gücüyle birleştireceğiz. HDP’nin güçlü bir biçimde yer alacağı Meclis’te işte bugün sunacağımız bildirgenin yaşamla buluştuğu enerjiyi de ortaya çıkaracağız. Hepimizin yolu açık olsun.”


İnsanlık düştüğü yerden

Selahattin Demirtaş ise konuşmasına, “Bildirgemizle birlikte bugünden itibaren artık Türkiye’nin her bir köşesinde karamsarlığın ve korkunun yerini HDP’nin umudu yer alacak” diyerek başladı. Demirtaş’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Medeniyetin beşiği dediğimiz coğrafyamızda insanlığı merkeze koyarak yeni bir başlangıç yapmak zorundayız. İnsanlığı düştüğü yerden kaldırmak zorundayız. Bu HDP’nin boyun borcudur.


Radikal dönüşüm

Kapitalizmin en acımasız uygulamalarına, neoliberal politikalara karşı, paranın her şeyi satın alabileceğine inanan duyguya karşı insanımızı insanlığımızı öne çıkaracağız. Halen umut var diyeceğiz. Kanın oluk oluk aktığı, doğanın her gün acımasızca katledildiği bu coğrafyada halen umut var diyeceğiz.

Biz bütünlüklü bir sistem değişikliği öneriyoruz. Radikal değişim öneriyor HDP. Yepyeni bir Türkiye’yi radikal bir dönüşümle inşa edebiliriz. Hiçbir şey Ankara’dan göründüğü gibi değil. Sokaklardan Ankara’ya bakınca, burnu büyüklerin, ensesi kalınların gördüğü gibi değil. Artık HDP yeni bir çıta koyuyor ortaya.”


Bu çağrı Kobanê‘nin çağrısı

Bildirgenin açıklanması ardından konuşan Eşbaşkan Figen Yüksekdağ, bildirgeyi bugüne kadar baskı altında olanların mücadele çağrısı olarak nitelendirerek, “Bu çağrı Kobanê’de insanlık onurunu ayağa kaldıranların, büyük insanlığın çağrısı…” dedi. Yüksedağ’ın konuşması salondan yükselen “Bijî berxwedana Kobanê” sloganları ile kesildi.

Selahattin Demirtaş ise, “HDP meclise girmişse siyah ve gri değil, renga renk çiçek bahçesi olacak. Biz diyoruz ki bu çiçek bahçesine bir tohum da siz atın. Bir tohum da siz atın!” çağrısında bulundu. Demirtaş, açıklama ardından gazetecilerin sorularını yanıtlarken oy sayım işlemlerinde yaşanabilecek sıkıntılara karşı uyarıda bulunarak, “Seçim işleminin sona ermesinin ardından HDP’li görevliler tarafından oy sayım ve tespit işlemleri yapılacak. Bu seçim sonuçları YSK’ ya ulaşmadan önce HDP’nin elinde olacak. Buradan çağrımızdır; tutanaklar oy çalmayı düşünen varsa düşünmesin derim” diye konuştu. 

Figen Yüksekdağ da barajla ilgili soruya “Barajı zaten zihinlerde aşmış durumdayız. Doğal yollardan HDP’nin barajı geçmemesi artık mümkün değildir” şekilnde yanıt verdi. 



KADINLARA:Cesaretini al da gel!

HDP’nin Seçim Beyannamesi’nin “Biz’ler Kadınız” başlıklı ilk bölümünün sunumunu HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ yaptı. 

Kadına yönelik şiddetin en ağır şekilde cezalandırılmasını sağlayacaklarını, eşitliği her alanda hayata geçireceklerini belirten Yüksekdağ “Dünyanın bütün kirli çamaşırlarını, bütün kirli bulaşıklarını bizim yıkamadığımız, bütün dünyayı kendi emeğimizle doyurmak zorunda kalmadığımız, özgürleştiğimiz bir Türkiye için mücadele ediyoruz” dedi. Beyannamenin kadın bölümünden öne çıkan başlıklar şöyle:

*  Ev içi emek sosyal güvenlik içine alınacak. Sosyal destek paketleri açıklanacak. 

*  Tüm mahallelerde  7/24, anadilinde, ücretsiz hizmet verecek kreşler açılacak. 

*  Eşbaşkanlık ve tüm kurullarda eşit temsil sağlanacak. 

*  Kadınlar Meclis tarzı örgütlenme ile yerelde ve yerinden söz ve karar süreçlerine etkin katılacak. 

* Tüm sorunlara doğrudan kadınların ve kadın kurumlarının çözüm geliştirdiği “Kadın Bakanlığı” kurulacak. 

*  8 Mart resmi tatil olacak. 

* Kadınlara eşit, parasız, ulaşılabilir, nitelikli ve anadilinde sağlık hizmeti sağlanacak.
* Mevsimlik kadın işçilerin çalışma koşulları iyileştirilecek. 


GENÇLERE: Heyecanını al da gel!

Seçim beyannamesinin “Biz’ler genciz” başlığınının sunumunu Eşbaşkan Selahattin Demirtaş yaptı. “Gençlik başa çıkılacak değil, başa çıkarılacak kesimdir” diyen Demirtaş, gençlik politikalarının “gençlik meclisleri” tarafından belirlenmesini savunduklarını söyledi. Demirtaş’ın açıkladığı gençlik politikalarından öne çıkanlar şöyle:

*  Gençliğin sadece sporla özdeşleştirildiği Gençlik ve Spor Bakanlığı yerine Gençlik Bakanlığı kurulacak. 

*  Oy verme ve siyasete katılma yaşı 16’ya, seçilme yaşı 18’e indirilecek. 

*  YÖK kaldırılacak, üniversitelerde tüm bileşenlerin söz hakkına sahip olduğu “Üniversite Meclisleri” kurulacak. 

* İşsizlik sorunuyla en çok boğuşan sosyal grup olan gençlerin istihdamı sağlanacak. 

* Bilgiye erişim alanları genişletilecek. İlçe merkezlerinde, toplu ulaşım araçlarında “Sansürsüz, ücretsiz ve özgür internet” imkanı sağlanacak. 

* Zorunlu askerliğin kaldırılmasına inanıyoruz. BİZ’LER, vicdani ret hakkını tanıyacağız. 


ÇOCUKLARA:Oyunlarını al da gel!

Beyannamenin “Biz’ler çocuğuz” başlıklı bölümünü açıklayan Demirtaş, “BİZ’LER Berkinlerin, Uğurların, Ceylanların anısına sahip çıkacağız. Mutlu çocuklar ülkesini kurabilmek için “oyunlarını al da gel” diyoruz” diyerek şu maddeleri sıraladı:

* Yerellerde belediyelere bağlı olarak “Çocuk Hakları İzleme ve Değerlendirme Komisyonları” kurulacak. 

* Yasalar çocuk haklarına uyumlu hale getirilecek. 

* Her mahallede çocuklar için gıda bankası kurulacak. 

* Çocuk işçiliğine izin vermeyeceğiz. 

* Çocuk cezaevlerini kapatacağız. Suça itilmiş çocuklar için ‘Çocuk Eğitim ve Destek Merkezleri’ kuracağız.


LGBTİ BİREYLERE: Renklerini al da gel!

HDP’nin Seçim Beyannamesi’nin “Biz’ler gökkuşağıyız” başlıklı bölümün sunumunu yapan HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ “Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılık ve baskıyı ortadan kaldıracak olan Biz’leriz” dedi. “Renklerini al da gel” diyen HDP’nin beyannamesinde şunlar yer aldı: 

* LGBTİ’lerin eşit, onurlu, insanca yaşam sürdürebilmelerini sağlayacağız. Eşit yurttaşlığı anayasal güvence altına alacak adımları atacağız. 

* Sosyal eşitsizlikleri giderecek, bu yönlü sosyal politikaları hayata geçireceğiz.

* Yerel ve merkezi yönetim yapılarıyla LGBTİ’ler doğrudan kendilerini temsil edecek. 

*  Toplumsal eğitim süreciyle homofobik zihniyete karşı mücadele edeceğiz. 

*  Her türlü ayrımcılık ve şiddete karşı ulaşılabilir, sonuç alıcı mekanizmalar oluşturacağız.


İNANÇ ve KİMLİKLERE: Farklılığını al da gel!

HDP’nin seçim bildirgesinin “Biz’ler her kimlikteniz” başlıklı bölümünde “halklara eşitlik, inançlara özgürlük” vurgusu öne çıktı:

*  İnanç ve kimlikler “eşit yurttaşlık” temelinde anayasal güvenceye kavuşacak. 

*  Zorunlu din dersi uygulamasına son verilecek. Din dersleri seçmeli ve isteğe bağlı olacak. 

*  Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılarak, devletin din ve inanç alanından elini çekmesi sağlanacak.
* Başta Cemevleri olmak üzere, Alevilerin bütün ibadet mekânları “ibadethane” olarak tanınacak. 

*  Tarihte halklara yapılan soykırım ve katliamlar karşısında, halklardan devlet adına özür dilenecek. 

*  Bir halkın, dinin ya da mezhebin diğerlerine üstünlüğünü dayatan ırkçı ve milliyetçi politikaları Biz’ler bitireceğiz.


10 madde çözüm ilkemiz

Seçim beyannamesinin “Biz’ler demokrasiye inananlarız” başlıklı bölümün sunumunu yapan Yüksekdağ, “Demokratik özerkliği Türkiye’nin her yerinde hayata geçireceğiz. Biz’lerin anayasasında başkanlık sistemi asla olmayacaktır. Dolmabahçe’de okunan 10 madde çözüm ilkelerimiz olacak” dedi. Bu başlıkta öne çıkan maddeler şöyle:

* Anti-demokratik yasalara karşı demokratik reform sürecini başlatacağız.

* Yeni bir sivil Anayasayı hep birlikte yapacağız.

*  Demokratik özerkliği Türkiye’nin her yerinde hayata geçireceğiz.

*  Vali dahil yerel yöneticiler seçimle işbaşına gelecek.

* Eşbaşbakanlık sistemini hayata geçireceğiz.

* Temel hak ve özgürlüklerin önündeki engeller ve baskıcı yasalar kaldırılacak. Tüm demokratik eylemler meşru kabul edilecek.

* 12 Eylül darbesinin ürünü olan MGK, özel yetkilerle donatılmış mahkemeler, JİTEM, kontrgerilla gibi tüm uygulamalara son verilecek. Her türden işkence ve kötü muamele insanlık suçu sayılacak.

* Biz’lerin anayasasında başkanlık sistemi asla olmayacaktır. 

* Siyasi Partiler Yasası’nı demokratikleştirecek, seçim barajını kaldıracağız. 

*  Kürt sorununun bütün boyutlarıyla çözümünü, demokratik bir Türkiye’nin inşasını sağlayacağız.

* Dolmabahçe Mutabakatı’ndaki “10 Madde”yi, çözümün ilkesel çerçevesi olarak kabul ediyoruz. 

* Koşullar ne olursa olsun, silahsız çözüm ve demokratik siyaseti savunacağız.

* Bütün halkların bir arada yaşama koşullarını, gönüllü birlikteliğini, eşitliğe ve adalete dayalı yaşamını ortak vatanımızda sağlayacağız.


İNSAN HAKLARI: Gerçek adalet

* Adalet sistemini yeniden düzenleyeceğiz. Adalet Bakanlığı’nın HSYK üzerindeki baskısına son vereceğiz.

* İddia ve savunma makanları yargı sistemi içinde eşitlenecek. Savcılığa bağlı adli kolluk teşkilatı oluşturulacaktır.

* Cezaevlerinin tamamı sivil denetime açılacak. Tecrite son verilecek. Ceza İnfaz Yasası kökten değişecek.  Cezaevi idarelerine verilen “infaz yakma” yetkisi kaldırılacak. 

* Hasta tutsaklar serbest bırakılacak.

* Soykırımlar, katliamların gün yüzüne çıkarılması için ‘Hakikat Komisyonları‘ kurulacak.

* Basında sansürü kaldırılacak. 

* Sanat meclisi kurulacak. Devlet sanatçılığı kavramı kaldırılacak.

* Sosyal medyada sansür ve keyfi yasaklamalara karşı çıkacağız.

* Koruculuk sistemi kaldırılacak. Köye dönüşler sağlanacak. 

* HDP, insanların nefret söylemiyle damgalanmasına, suç algısı ve düşmanlık yaratılmasına karşı duracak, nefret suçları cezalandırılacak.

* Güvenlik nedeniyle yapılan sınır barajları ve HES projeleri ile zorla göç ettirme politikalarından vazgeçilecek.


Ekonomik krizden çıkışın yolu

Seçim Beyannamesi’nin “Biz’ler güvenceli yaşam ekonomisini kuracak olanlarız” başlıklı bölümünde HDP, yoksulluğa karşı etkin mücadele yürüteceğini, insanca yaşam hakkının asgari gereklerini güvence altına alma taahhüdünde bulundu. “Ekonomiyi değer üretenlerin ekonomisi yapacağız” diyen HDP’nin atacağı adımlar şöyle:

* Temel Güvence Paketi’yle her eve ayda 10 metreküp su, ayda 180 kw/h elektrik ücretsiz verilecek, ısınma desteği sağlayacağız.

* Mülkü olmayan kiracılara 250 TL kira desteği vereceğiz. 

* 18 yaşına kadar olan çocuk ve gençlere, engellilere ve emeklilere toplu taşıma ücretsiz olacak. 

* Hiçbir yurttaş evsiz, aç, bakıma muhtaç bırakılmayacak. İşsizlik Fonu amacına uygun olarak kullanılacaktır.

* Asgari ücret ilk etapta net 1800 TL’ye çıkarılacak. 

* Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınacak. 

* Kredi kartı faiz oranlarını düşüreceğiz.

* Savunma ve güvenlik harcamalarını azaltacak, halkın denetimine açacağız. 

* Örtülü ödeneği tamamen kaldıracağız.

* Tarımı yeniden canlandıracağız. Su ve elektrik küçük çiftçilere ücretsiz verilecek. 

* 2B orman arazilerinin ranta açılma sürecine son verilecek. 

* Kent meydanlarını, parkları koruyacağız. Hiçbir çılgın projeye izin vermeyeceğiz. 

*  Şehir merkezlerine yeni AVM ruhsatı verilmeyecek.

KOBİ’leri haksız rekabete karşı koruyacak önlemler alınacaktır.


Doğayı koruyoruz

Beyannamenin “Biz’ler doğanın koruyucusuyuz” başlığını açıklayan Yüksekdağ, doğayla dost bir insanlık anlayışını savunduklarını belirterek, “Kapitalizme karşı doğayı, tüm canlıların yaşam hakkını koruyacağız. Kırda, kentte, doğa ve yaşam haklarını koruma mücadelesi veren herkesin taleplerini hayata geçireceğiz. Gelecek kuşaklar için doğayı Biz’ler koruyacağız” diyerek, bu alanda atacakları adımları şöyle sıraldı: 

*Nükleer enerji yatırımlarını durduracağız. 

*HES, termik, nükleer gibi enerji projelerine, ekolojik yıkıma yol açan maden işletmeciliğine son vereceğiz.

*Yenilenebilir enerjiye öncelik vereceğiz. 

*Kenti yağmalayan kentsel dönüşüm projelerine karşı yerinde dönüşümü destekleyeceğiz. 

*Ortak yaşam alanlarının gaspını, çevresel hizmetlerin özelleştirilmesi ve piyasalaştırılmasını önleyeceğiz. 

*Ormanların, meraların, kıyıların yağmalanmasına izin vermeyeceğiz.

* Ekolojik dengenin yıkımına yol açabilecek bütün projeleri iptal edeceğiz.

*Tüm canlıların yaşam hakkını savunuyoruz. Hayvanların ticari amaçlı kullanılması yasaklanacak. 


Barışçıl dış politika

Beyannamenin “Biz’ler özgür dünyayı savunanlarız” başlıklı bölümünde HDP, dış politikaya dönük görüşlerini paylaştı. Demirtaş’ın “Biz’ler mazlumdan yana “barışçıl dış politika” mümkündür diyoruz” sözüyle özetlediği bölümde

Suriye’deki iç savaşın sona ererek halkların kardeşliğine dayalı çözümün ortaya çıkarılması; Filistin işgaline son verilmesi; Kıbrıs’ın bölünmüşlüğüne son veren çözüm önerilerinin desteklenmesi; Ermenistan’a dönük ambargonun kaldırılması; AB ile müzakereler ve tam üyelik çalışmaları gibi başlıklar yer aldı. 


Sosyal haklar

“Hiçbir insanın sosyal haklarından mahrum kalmadığı bir düzeni Biz’ler kuracağız. Tüm yurttaşların eşit, parasız sağlık ve eğitim sistemini savunuyoruz. Büyük insanlığa evet de” diyen HDP’nin bu alanda atacağı adımlar ise şöyle: 

* Sosyal yardım değil sosyal hak sağlayacağız.

* Sosyal yardımlar bütçe içerisinden belirlenecek. GSYH’nin yüzde 1.4’e tekabül eden sosyal yardımların oranı AB standardı üzerine, yüzde 3’e yükseltilecek. 

* Barınma hakkını güvence altına alacağız. 

* En düşük emekli maaşını 1.800 TL’ye çıkaracağız.

* Emeklilerden hastane katkı payı alınmayacak. Çalışan emekliden prim kesilmeyecek.

* Tüm yaşlı ve engellileri sağlık ihtiyaçlarını bedelsiz karşılayacağız. Bakım aylığı bağlanması için gelir şartı aramayacağız.

* Engelleri Kaldırma Bakanlığı kuracağız. 

* Eğitim ücretsiz olacak.

* Eğitim müfredatını, ders kitaplarını tekçi, cinsiyetçi, militarist ve şoven içerikten arındıracağız. 

* Eğitim sistemini, anadil temelinde çok dilli hale getireceğiz.

* 4+4+4 uygulaması ile öğlenci, sabahçı uygulamasına son verilecek, öğlen yemeği ücretsiz sağlanacak. 

* Ataması yapılmayan tüm öğretmenlerin ataması gerçekleştirilecek. 

* Tüm ücretli öğretmenler kadroya alınacak, ücretleri arttırılacak. 

* Sağlık hizmetleri için tüm halkın katılacağı sağlık sistemini oluşturacağız. 


EMEKÇİLERE:Alınterini al da gel!

Beyannamenin “Biz’ler işçiyiz, emekçiyiz” başlıklı 11. maddesinde Biz’ler emeğin hakkını veren bir yaşama yürüyoruz” denilerek emek dünyasının sorunlarına çözüm önerileri getirildi:

* Taşeronluk sistemi kademeli olarak kaldırılacak. 

* Madenlerdeki cinayetleri durdurmak için, güvenli üretim koşulları sağlanana kadar üretim durdurulacak. 

* Rödovans sistemi ortadan kaldırılacak.
* Güvenceli iş ve güvenli çalışma ile iş cinayetlerine son verilecek. 

* İşçi sağlığı ve iş güvenliği hakkı anayasal bir hak olacak.
* İş cinayetlerine sebebiyet verenler cinayetten yargılanacak.
* Kamu emekçilerine grevli toplu sözleşme hakkı verilecek, siyasal örgütlenme yolunda önleri açılacak.
* Grev yasal hak altına alınacak

* İşçilerin can güvenliği sendikalar tarafından sağlanacak.
* Göçmen işçilere karşı ayrımcı politika sonlanacak.

* Kamu emekçilerine grevli toplu sözleşme hakkı verilecek. 


 ANKARA