HDP'nin ilk Eşbaşkanı Yavuz Önen, "Kürt Özgürlük Hareketi'nin katkıları ile yeni bir rönesansa yürüyoruz. Kürt rönesansı HDP'nin de esin ve beslenme kaynağı olacaktır" dedi.

"Umuda yolculuk" şiarı ile Kocatepe Kültür Merkezi'nde yapılan HDK 3. Genel Kurulu'nda konuşma ve sunumların ardından karar tasarıları tartışıldı. 13 ana başlık altında kararlar alındı:
* Yerinden ve yerel yönetim, Demokratik Özerklik.
* Kürt halkının haklarını anayasal güvenceye alan adli ve kalıcı bir barış kuruluncaya kadar barış mücadelesi.
* Anadilde eğitim hakkı.
* Emeğin kurtuluşu için her düzeyde yeniden yapılanma ve örgütlenme.
* İşçi ve emekçilere yönelik saldırı girişimlerine karşı mücadele.
* Bütün din, mezhep, bireyler ile dine inanmayan bireylerin eşit yurttaşlık hakkı.
* Yeni bir toplum ve yeni bir kent yaşamı için Gezi direnişi.
* LGBTT’lilerin eşit yurttaşlık hakkı.
* Örgütlenme ve ekoloji.
* HDK’nin yeniden yapılanması.
Suriye halkları kendi kaderlerini tayin etmelidir. Suriye’nin tüm ezilenleri ve Rojava Kürdistan’ı halk devrimiyle dayanışma.
* Kadınlar ve yerel seçimler.
* Etik kurul.
Karar tasarılarının görüşülmesinin ardından 71 erkek, 72 kadın, 8 LGBTT birey olmak üzere 151 kişilik HDK Genel Meclisi seçildi. Genel Meclis 121’i asil, 30’u yedek üyelerden oluşuyor. Liste oy çokluğuyla kabul edildi.

Bu daha başlangıç!

HDP'nin "Bu daha başlangıç" sloganıyla Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu'nda düzenlediği 1. Olağanüstü Kongresi de dün yapıldı. Kongrenin açılış konuşmasını yapan İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, HDP'nin olağanüstü kongresinin olağanüstü bir ilgi gördüğünü belirterek, "HDP'ye dönük düşmanca konuşmalar oldu. İşte bugün hep birlikte nasıl bir ülke istediğimizi ele güne göstereceğiz ve yüzümüzün akı ile çıkacağız" diye konuştu.

'HDP şimdiden alternatif'

HDP'nin halklar için bir umut ve çözüm gücü olduğunu söyleyen Tüzel, "HDP şimdiden gerçek bir halk alternatifi olmuştur. Sorunlar karşısında HDP olarak net çözüm önerilerini paylaşacağız. Halklarımızla birlikte örgütlü güçlerin neleri başarabileceğini göstereceğiz" dedi. Tüzel, Türkiye halklarının demokrasi, barış ve kardeşlik istediğini, HDP'nin de bunun için kurulduğunu ve "Umuda yolculuğun" bu olduğunu söyledi. Tüzel, Gezi direnişinin arkasında olacaklarını da kaydetti. Tüzel, Nusaybin'de yapılan "utanç duvarı"nı eleştirerek, "Bizim öncelikli ve ilk görevimizi bu utanç duvarlarını yıkmaktır. Bu ülke binlerce insanın cezaevinde acımasızca tutulduğu bir hapishaneye dönüştü. O duvarları yıkacağız ve halkın evlatlarını özgürlüklerine kavuşturacağız" diye konuştu. Tüzel, "Mücadelemizin amacı yeryüzünü aşkın, emeğin, kardeşliğin yeryüzü yapmaktır. HDP bir iktidar gücü olacak" diye konuştu.

Bakırhan Divan Başkanı seçildi

Açılış konuşmasının ardından Divan Başkanlığı seçimi yapıldı. Tuncer Bakırhan'ın Divan Başkanı olarak seçildiği seçimlerin ardından ise, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşu yapıldı. Saygı duruşu sırasında, "Çerxa Şoreşê" marşı okundu. Divan Başkanı Bakırhan, "Mahir'lerden, Kemal Pir'lerden günümüze gelen HDP, büyük bir çalışmadır. Denizler 'Yaşasın halkların kardeşliği' diyerek idam sehpasına gitti. Mahirler, 'Yaşasın demokratik özgür Türkiye' dedi. 'Ser verip sır vermeyen' Kaypakkaya ve yoldaşları, Kürt sorununa en devrimci bakış açısı ile büyük bedeller ödedi. Kemal Pir'ler, Haki Karer'ler gibi binlerce onurlu devrimci, bugün bu salonda toplanmamıza vesile oldular. Sayın Öcalan'ın görüşleri bugün HDP kongresinde meyvelerini veriyor. Geçmişin devrimcileri ile bugünün demokratik ulus birliğini ortaya koyan Sayın Öcalan'ın söylediklerine uygun en önemli araç HDP'dir. Hedefi net olmayanlar başarıya yakın olsa da kaybetmeye mahkumdurlar" diye konuştu.

Gök: İktidara talibiz

Kongre gündemi delegelerin oyları ile kabul edildi. Ardından konuşan HDP Eşbaşkanı Fatma Gök, konuşmasına Paris'te katledilen 3 Kürt siyasetçi ile Gezi direnişinde öldürülenleri anarak başladı. Gök, farklı hakların kimliklerinin tanınması için HDP'nin ortak mücadele zemini olacağına işaret ederek, "2013 yılında halen anadilde eğitim hakkını konuşuyoruz. Bu hak için açlık grevine yatan başka bir halk, dünya tarihinde yoktur. 'Artık yeter, êdî bes e' diyoruz. Bunu tartışmayacağız. Bu temel hak pazarlık ve tartışma konusu olamaz" dedi.
Kürt halkının mücadelesinin yeni bir evreye evrildiğini söyleyen Gök, yerel seçimlerde Demokratik Özerkliğin savunucusu ve hayata geçiricisi olacaklarını; HDP'nin iktidara talip olduğunu da söyledi.

Önen: Başarıya ulaştıracağız

Gök'ün ardından konuşan HDP Eşbaşkanı Yavuz Önen ise, kongreye katılanları Kürtçe selamlayarak, konuşmasına başladı. Önen, emeğin, özgürlüğün, barışın, kardeşliğin ve eşitliğin kürsüsünde olduklarını belirterek, cezaevinde bulunan tutuklu milletvekilleri ve Hatip Dicle'yi selamladı. HDP kongresinin yeni bir başlangıç ve umuda yürüyüş olduğunu kaydeden Önen, "Sıkıntıları kısa zamanda aşacak ve halkların yürüyüşünü başarıya ulaştıracağız. Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya ve Deniz Gezmiş'i anıyoruz. Kürt Özgürlük Hareketi'nin katkıları ile yeni bir rönesansa yürüyoruz. Kürt rönesansı HDP'nin de esin ve beslenme kaynağı olacaktır" diye konuştu.
"Gezi isyanı ile serhildan kardeştir, özdeştir" diyen Önen, artık asimilasyoncu politikaların sona ermesi gerektiğine işaret etti. Önen, cezaevlerinin hasta tutsaklarla doldurulduğunu bunların serbest bırakılmasını ve genel af ilan edilmesini istedi. Önen, çarpık bir seçim sistemi ile karşı karşıya olunduğunun altını çizdi.

Önder: Barikatın çimentosu

İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, HDP'ye yönelik iktidar çevresinden yayılan manipülasyonlara işaret ederek, "Özellikle Kürt halk uyanışı ve direnişini sağcı bir perspektife mahkum etmeye gönüllü insanlar, medyadan, televizyonlardan her gün sol, sosyalist emek değerleriyle Kürt halkı bağını kessin diyorlar. a'dan z'ye bunu söylüyorlar. Kürt halkını aşağılıyorlar. Bu isyanın başladığı her gün özellikle son 40 yılında Kürtlerle sosyalistler yan yana değillerdi. Kürt eşittir sosyalist, sosyalist eşittir Kürt'tü. Bu gerçeği unutuyorlar. Saçma sapan paketlerle bu sundukları demokrasi kırıntılarıyla bizim bahtiyar olmamızı, mecmun-u şükran olmamızı, sultanımız efendimizi eteklemek istiyorlar. Çok beklersiniz" dedi. Önder, konuşmasının devamında şunları kaydetti: "Kimseden şefaat beklemiyoruz. Kurtuluşumuz kendi ellerimizde. İtibarsızlaştırıcı söylemlerin lügatımızda yeri yoktur. Devir artık barikatlar devridir. 78'le, Kürt özgürlük hareketiyle, grevlerle, Newroz kutlamalarıyla, Gezi'yle, Hatay'la, Armutlu'yla başlayan süreç, ODTÜ ile taçlanmıştır. Bu barikatın çimentosu HDP'dir. Herkesin kendisi olarak iş göreceği, ifade edebileceği yegane platformdur HDP. Bu o kadar kıymetlidir ki, egemenleri bu kadar telaşlandırmıştır. AKP realiteye toslamıştır."

Kışanak: Gerçek adres HDP'dir
Önder'in ardından konuşan BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, "HDP'nin umudun büyütüleceği, halkları kucaklayacağı, demokratik halkların öz yönetimini kuracağı gerçek adres" olduğunu söyledi. Tüm imkan ve enerjilerini HDP'nin büyümesi için sarf edeceklerini kaydeden Kışanak, "Her zaman elimizi Türkiye'nin batısına uzattık. Halkların eşit, gönüllü birlikteliğine her zaman inandık. Bunları HDP çatısında gerçekleştirme zamanı geldi. Açıkça ilan ediyoruz. Duvar örenler kaybedecek. Halklar arasında köprü kuranlar kazanacak. Bizi ayırmak isteyenler, öteki ilan edenler, haklarımızı gasp edenler kaybedecek" diye konuştu. Kışanak, gerçek anlamda inanç özgürlüğünün HDP'de hayat bulacağının altını çizerek, "Alevi, Alevi olacak. İnançlı demokrat istediği gibi yaşayacak. Bu çatı tüm inançların özgürlüğünü yaşadığı birbirine saygı duyduğu, ortak özgürlükçü laikliğin teminatı olacaktır. Gelecek HDP'dedir. Birlikte direneceğiz ve kazanacağız" dedi.
Kışanak'ın ardından ise, ODTÜ öğrencileri, platforma çıkarak açıklama yaptı.

Kürkçü ve Tuncel önerildi

Konuşmalarla devam eden HDP 1. Olağanüstü Kongresi'nde, PM ve Eşbaşkanlık önerileri alındı. Eşbaşkanlık için sadece İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ile Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü önerildi. Önerilerin alınmasının ardından İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel konuşmasını yaptı. Tuncel, kendilerine sürekli yakıştırmalar yapıldığını ve mücadelelerinin boğulmak istendiğini belirterek, "HDP başarmıştır. Artık halkların yeni umududur" dedi. Tuncel, şöyle devam etti: "Bize dayatılan bu politikaları neden kabul edelim. Biz buradan yeni bir süreç başlatabilir ve 3'üncü bir seçenek olabiliriz. Çaresiz değiliz. HDP olarak yeni döneme güçlü bir şekilde giriyoruz. Demokratik Özerk Kürdistan ve demokratik Türkiye için yol alıyoruz. Bu daha başlangıç, yolumuz uzun."

Kürkçü: Bu parti taşıyacak

Herkesin 'Böyle bir parti kurulamaz' dediği günlerde, bu partiyi sabırla ilmek ilmek ören bütün bileşenlere teşekkür ederek konuşmasına başlayan Ertuğrul Kürkçü, şunları söyledi: "Yoldaş Öcalan'a selam olsun. Bilerek yoldaş diyorum; çünkü burada bize gönderdiği mesaj ile Sayın Öcalan, sevgili yoldaşımız bir gerçekliği hepimize yeniden hatırlattı. Türkiye ve Kürdistan'ın demokratik mücadelesi ortaktır. 40 yıl önce batıda başlayan mücadele doğuda hız kazandı. Şimdi orada olgunlaşan mücadele yeniden batıya taşınıyor. Öcalan, 'emaneti size teslim ediyorum' derken sadece bir edebiyat yapmıyor. İki halkın ortak mücadele çağının yeniden geldiğine işaret ediyor. İşte bu parti o mücadeleyi taşıyacak." ifadesini kullandı.

'AKP 10 yılda devletleşti'

Kürkçü, AKP'nin 10 yılda devletleştiğini ve yoksulların sırtında olduğunu, onlardan beslendiğini söyleyerek, "Geçmişte Cumhuriyet destekçilerinin marşlar eşliğinde yaptığını şimdi onlar dualar eşliğinde yapıyorlar. Aradaki tek fark budur. AKP eski devleti devraldı ve onun üzerinde hükümet icra ediyor. Türkiye halkları 1930'ların tek partisine ve Osmanlı sultanlarına yüzlerini dönecektir. İkisin de istemiyoruz. Biz kendi yolumuzdan yürüyeceğiz. Ezilenler için mücadele etmeyen emeğin hakkı için mücadele edemez. Kürdün hakkı için, Arabın, kadının hakkı için mücadele etmeyene sosyalist denilmez. Eğer işçi sınıfının başına geçmek istiyorsa sosyalistler, ezilenlerin sorununu kendi sorunu gibi bilecektir. Öcalan'ın dediği gibi sosyalizmde ısrar, insan olmakta ısrardır" şeklinde konuştu. Kürkçü, AKP'nin 12 Eylül rejiminin Türk-İslam sentezini devraldığını söyledi.

Hüda Kaya konuştu

Kongrede, çalışma raporu delegelere sunuldu. Yapılan oylamada çalışma raporu kabul edildi. Kongrede konuşan Yazar Hüda Kaya, "Buraya başörtülü bir kadın olarak, başörtüsünü hayatın her alanında özgür olacağını bilerek geldim. Ötekileştirilmiş bütün kişilerin özgürlüklerini ve adalet haklarını savunduğum için buradayım. Biliyor ve inanıyorum ki inandığım kitapta ifade edildiği gibi bütün insanlar eşittirler. Bizler inşallah bunun pratiklerini göstereceğiz" dedi.

Bülbül: Alevilerin borcu yok

Kaya'nın ardından konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Kemal Bülbül ise, Türkiye'de Alevilerin kimseye borcu olmadığını belirterek, "Türkiye'deki tüm kurum ve kuruluşların, siyasi örgütlerin ve devletin Alevilere borcu vardır. Biz Türkiye'ye Pir Sultan'ları, Mazlum Doğan'ları verdik. Bunlar bizim eşitlik ve özgürlük olgumuzdan katıldılar. Can ve kan verdik, ama can ve kan istemiyoruz. Eşitlik ve özgürlük istiyoruz. Cemevleri terör yuvası değildir. Terör yuvası bizim üzerimize gaz atan, bizi katledenlerin olduğu yerdir. Biz keramet sahibiyiz. İnayet sahibiyiz, hakkın ve hakikatin yolundayız" diye konuştu.
Konuşmaların ardından bazı tüzük değişiklikleri yapıldı. Eşbaşkanlık ve PM için seçime geçildi. Sadece Ertuğrul Kürkçü ve Sebahat Tuncel'in Eşbaşkanlık için önerildiği Kongre delegelerin oy kullanmaları ile devam etti.

DİHA/ANKARA




Kalp krizi geçirdi

Ertuğrul Kürkçü, kongre konuşmasının ardından kalp krizi geçirdi. Kürkçü, kaldırıldığı hastanede tedavi altına alındı, anjiyo yapıldı.
Eşbaşkanlık için Milletvekili Sebahat Tuncel ile birlikte ismi önerilen Ertuğrul Kürkçü, yaptığı konuşma sonrası rahatsızlanarak Özel Ankara Güven Hastanesi'ne kaldırıldı. Kalbinde hissettiği ağrı nedeniyle salondan dışarı çıkarılan Kürkçü, daha sonra çağrılan ambulans beklenmeden partilerce özel araçla kaldırıldığı hastanede hemen tedavi altına alındı. Hastanedeki tedavi devam ederken, İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Kürkçü'yü ziyaret etti. Çıkışta gazetecilere açıklamalarda bulunan Önder, hekimlerin ilk teşhisinin kalp krizi olduğunu söyledi. Kürkçü'ye daha önce stent takıldığını belirten Önder, yeniden anjiyo yapılacağı bilgisini paylaştı. Önder, Kürkçü'nün kontrol altında olduğunu belirterek, selamını iletti.