Erdoğan ABD gezisi sırasında gazetecilere yaptığı açıklamada “statlardan ve üniversiteden özel güvenliği çıkartacağız. Çünkü danışıklı dövüş oluyor” dedi. Erdoğan son dönemde üniversiteden çıkmayan polisin “üniversitelere bakacağını” söylemiş… Gerçekten dev hizmet! Zimbardo deneyinden fırlamış özel güvenlikçilerin kraldan çok kralcı tavrını polise teslim etsen ne olur etmesen ne olur! Zaten eskiden de sadece onlar değil miydi? Bana kalırsa üniversitelerde yapılacak en iyi iş karakollar inşa etmek. Evet, kampusun tam ortasına karakollar yapılsın. Yan tarafına da hapishaneler eklensin. Öğrenciye bundan daha iyi hizmeti bu ülkede nasıl verebilirsin? Hem bilimsel, hem qullopatik hem şiddetsel hem ahlaksal hem şukela! Sen Tayyipsin! Büyük düşün…

**
Dicle Üniversitesi’nde 2000-2010 yılları arasında okumuş öğrencilerin nasıl fişlendiğini RojHack’ın Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü TEM depertmanını hacklemesi ile gördük. Yaklaşık 43 bin isimin yer aldığı listede 20 bine yakın isim de özel olarak fişlenmiş. Bilgileri yanına kişinin üniv içindeki tüm mobilize durumu eklenmiş. Bir vekilimiz bu durumu meclise taşıyaydı iyi olurdu.
**
Emine Erdoğan, Reyhanlı sonrası kıblesini ABD’ye çeviren Erdoğan ile beraber gezide. Hazır gitmişken Georgetown Üniversitesi ve Türkiye İş Kadınları Derneği’nin düzenlediği toplantıda bir konuşma yaptı. Bu konuşma sonrası İranlı profesörü Fathali M. Moghaddam Emine Erdoğan’a “The Psychology of Dictatorship” (Diktatörlüğün Psikolojisi) isimli kitabını hediye etti. Fotoları çokça yayıldı. Gerçekten bir kitap ancak bu kadar denk düşebilir. Takip ettiğime göre RTE kitapların sayfasını tek tek yırtıyormuş sinirden. Hazır konu açılmışken. RTE ve şürekasının ABD gezisi ne muhteşem bir siyasal perspektif sundu değil mi. İçinde akp aklının siyasal tarihi yatıyor resmen…
**
Çok dilli ve içinde w, q, x olduğu gerekçesi ile Kürdistan’da binlerce tabela kaldırıldı, yok edildi. Davalar açıldı… Şimdi ne olsa iyidir? Kamuoyunda ‘Ombudsman’ olarak bilinen Kamu Denetçiliği Kurumu, ‘anayasal kurum’ olarak bir ilke imza attı. Kurum çalışmalara başlar başlamaz BDP’li belediyelerin park isimleri koyarken karşılaştığı ‘alfabede yer almayan harf’ yasağını fiili olarak aştı. Vatandaşlara, şikayetlerini iletmesi için çağrı yapan kurum, Kürtçeye de yer verdi. Kurum, resmi internet sitesinde Türkçe anlamı “Devletimiz kendisine güveniyor ve kendisini milletin denetimine sunuyor” olan slogana yer verirken, bu sloganda Türkçe alfabede yer almayan ‘w, x’ gibi harfler kullanılmış. Yani mesele şu: Yasaklı harfler devlete yasak değil. Bize yine yasak… Sevinecek bişi yok!
**
Erdoğan Kılıçdaroğlu’nu mahkemeye veriyor. Sebep ise kendisine “katil” denmesi. Bir facia yığın insanı olarak Kemal’e destek… Yiyin birbirinizi.
**
Dicle Üniversitesi Rektörlüğü, Eğitim-Sen Diyarbakır Şubesi’nin üniversitenin kongre salonunda düzenlemek istediği ve BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın konuşmacı olduğu panele izin vermemesinin gerekçesini açıkladı. Üniversitede çıkan olaylardan sonra yönetiminin çözüm sürecinin başarısızlığa uğramaması için üniversite salonlarını dışarıdan gelecek olan panel, konferans gibi etkinliklerine kapatıldığını savunan Rektörlük, “Söz konusu karar, herhangi bir kişi, kurum veya siyasi partiye yönelik olmayıp, benzer tüm talepleri kapsamaktadır” dedi. “Çözüm süreci” sen nelere kadirsin! Meğerse ne çok seni düşünen varmış! Meğerse ne çok seni yaşatıp hassas davranan varmış. Dicle rektörlüğü bile seni düşünmüş. Zaten geçenlerde yağdırdığı o gaz bombalar ve hizbul-kontralara açtığı kucak ile de tam desteğini ilan etmemiş miydi?