
Uras, AKP’nin merkeze karşı tepki oylarını alarak iktidara geldiğini ancak kendisinin de merkez partisi haline geldiğini söyledikten sonra, HDK oluşumu konusunda katılımcıları bilgilendirdi. Halkların Demokratik Kongresi’nin Kürtlerin, Alevilerin, Sosyalistlerin ve solun tüm renklerini bir araya getiren bir oluşum olduğunu ve son yapılan konferansta partileşme kararı aldıklarını söyledi. 2013 yılında yapılan yerel, muhtemelen 2014’te yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ortak adaylarla katılacaklarını söyleyen Uras, İstanbul ve İzmir gibi illerde bazı ilçe belediyelerini kazanmayı amaçladıklarını ifade etti.
Uras, Anayasa çalışmalarına da değindi. Yeni yapılacak anayasada kişisel hak ve özgürlüklerin yanı sıra Kürtlerin kolektif haklarının yer almasının önemli olduğunu ancak bu konuda BDP dışındaki hiç bir partinin buna yanaşmadığını söyledi. Kürt sorununun çözülmesindeki kritik noktanın kolektif hakların tanınması sorunu olduğunu vurguladı. Uras, şunları söyledi: “Siyaseten gerçek bir açılım yapabilmek için bu konuya zihnen açık olmak lazım. Bu konu gündeme geldiğinde grup olarak somut adımlar atmalarını istedik. Anayasa görüşmelerinde sorun BDP’nin net olarak altını çizdiği kolektif haklar söz konusu olduğunda ortaya çıkıyor ve konu kilitleniyor. HDK’nın biraz da varoluş amacı bu. 2013’te yapılacak yerel seçimlerde ve genel seçimlerde AKP ve CHP arasındaki oyuna karşı üçüncü bir seçenek oluşturmak. Bu süreçte HDK’yı güçlendirmekten başka bir seçenek gözükmüyor. BDP’li arkadaşlar Anayasa çalışmalarını sürdürüyorlar ama ben bütün partilerin mutabakatıyla bir Anayasa yapılacağı kanaatinde değililm. MHP’nin de bulunduğu bir zeminde Kürtlerin haklarını güvence altına alan bir Anayasa’nın çıkması eşyanın tabiatına aykırı. Gelişmelere baktığımızda iyimser olmak için bir neden gözükmüyor.”
Uras, yerel seçimlerde HDK’nın batıdaki belediyelerin bir kısmını almasının oldukça önemli olduğunu ve bunun gerçekleşeceğine inandığını söyledi.
MURAT KUSEYRİ - STOCKHOLM