Üniversitenin Kriminoloji Enstitüsü’nde 850 öğrenciyle yapılan araştırmaya göre, okuldaki oğlanların neredeyse yarısı namus bahaneli cinayetleri haklı görüyor. Kız kardeşi, kızı veya eşinin ‘namussuzluk’ yapması ve aileyi utandırmasının ölümle cezalandırılabileceğine inananlar sadece erkekler değil. Okuldaki her beş kız öğrenciden biri bu görüşü paylaşıyor. Araştırmacılar bu tutumun dini inanışlarla ilgisi olmadığının altını çiziyor.

Ürdün’de her yıl yaşları 15 ile 20 arasında değişen kadınlar sözde namus cinayeti sonucu yaşama veda ediyor. Hükümetin bu suçları önleme çabası ise yetersiz kalıyor. Bu cinayetlerin ardında ataerkil ve geleneksel dünya görüşü ile, toplumun ötekileştirdiği kadınları öldürmenin normal olduğuna dair inanışlar yatıyor. Araştırma bu bahaneleri de deşifre ediyor.
Araştırmayı yürüten Prof. Manuel Eisner, araştırmaya katılanların yüzde 33.4’ünün namus cinayetlerinin normal ve kabul edilebilir olduğuna ‘katıldığını’ veya ‘fazlasıyla katıldığını’ söylüyor. Eisner’e göre genç erkekler namus cinayetlerini iki kat ve hatta bundan da fazla destekliyor; erkeklerin yüzde 46’sı, kadınların yüzde 22’si.
Ürdün’de cinayet suçunun cezası ölüm. Ne var ki, namus bahanesiyle insan öldürme suçuna ceza verilirken –o da öldürülenin ailesinin şikayetine bağlı- indirime gidilebiliyor.

LONDRA