• Kadın Emeği Çarşısı’nda üretim sürüyor ancak satışlar yetersiz kalıyor. El emeği ürünlerini satmak için her gün kilometrelerce yol gelen kadınlar, çarşının görünür ve işlek bir noktada olmaması nedeniyle emeklerinin karşılığını alamadıklarını söylüyor.
  • Belediyeden çarşıyı canlandıracak adımlar atmasını isteyen kadınlar, “Üretim var ama satış yok. Belediye burayı canlandırmalı. Etrafında haftada bir pazar kurulabilir, kermesler, fuarlar düzenlenebilir. Burası hareketlenirse kadınlar daha fazla kazanır” diyor.

 

AZİZ ORUÇ/AMED

Amed’in Peyas (Kayapınar) ilçesinde, belediyenin Kadın Politikaları Müdürlüğü’ne bağlı olarak faaliyet yürüten Kadın Emeği Çarşısı, kadın emeğini görünür kılmak ve üretimi yaygınlaştırmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Çarşıda bulunan 42 büfeden 32’sinde kadınlar satış yapıyor. Bazı büfelerde el emeği ürünler satılırken, bazılarında hazır ürünler sunuluyor. Çarşıda ayrıca tekstil ve el sanatları atölyelerinde bir araya gelen kadınlar hem üretim yapıyor hem de yeni beceriler kazanıyor.

Çarşıda satış yapan kadınlar, kursiyerler ve sorumlular yaşadıkları sorunları ve beklentilerini anlattı.

Emeğimin karşılığını alamıyorum

Ayfer, 9 yıldır çarşıda salça, tarhana, pul biber, turşu, zeytin, sumak ve pestil gibi doğal ürünler satıyor. 48 yaşında ve bir çocuk annesi olan Ayfer, her gün bir saatlik yolu giderek büfesine geliyor, ürettiği ürünleri satmaya çalışıyor. “Ben üreticiyim, üretmeyi seviyorum” diyerek çalışma şevkini ifade eden Ayfer, biraz da sitem ederek şöyle konuşuyor: “Büyük emek veriyorum ama karşılığını alamıyorum. Bütün gün çalışıp üretmek ama kazanamamak çok ağır, zoruma gidiyor. Evin ekonomisine katkı sağlamak ve bir kadın olarak kendi ayaklarımın üzerinde durmak için buradayım ama kazanamıyorum. Kimseye muhtaç olmak istemiyorum, kendi ayaklarımın üzerinde durmak istiyorum.”

Çarşının yeri sapa

Çarşının kadınlar için çok önemli olduğunu ama konumunun atıl olduğunu söyleyen Ayfer, satış yapamadıklarını belirtiyor: “Çarşıyı açıp kadınları yerleştirmekle iş bitmiyor. Üretim var ama satış yok. Çarşı hareketli bir yerde değil. Belediye burayı canlandırmalı. Etrafında haftada bir pazar kurulabilir, kadınların emeğini görünür kılmak için kermesler ya da etkinlikler yapılabilir. Tarhana, kurutmalık yapıyorum, karabiber getirip öğütüyorum, yaprak yapıyorum, pestil, pekmez yapıp, getiriyorum ama satamıyorum. Para istemiyoruz, belediye önümüzü açsın yeter. Emek veren çok kadın var ama karşılığını alamıyor. Belediye buna bir çözüm bulmalı.”

Yeterince satış yapılamıyor

50 yaşındaki  5 çocuk annesi Mülkiye Öngül, büfesinde elbise ve iç giyim satıyor. Haftanın iki günü MED-DER’de Kurmancî ve Kurmançkî dersleri veren Öngül, kalan günlerinde bir saatlik mesafeden pazara geliyor. Öngül, satış yapamadıklarını söyleyerek şöyle devam ediyor: “Kadınlar emek veriyor ama satış yok. Bazen gün boyu hiçbir şey satamıyorum. Kazanamadığım için ev temizliğine de gidiyorum. Emeğimizin karşılığını almak istiyoruz. Erkeklere muhtaç olmak istemiyoruz. Bu projelerle kadınlar kendini yeniden var etmek istiyor ama satış olmayınca bu sefer de yeni bir zorlukla yüz yüze kalıyoruz. 20 kadın 100 kişiyi kalkındırır. Belediye buraya hareketlilik kazandırmalı. Burası daha hareketli olursa kadınlar çok şey başarabilir.”

Köyünden çarşıya geliyor

Büfede dikiş makinenin başında, gözündeki gözlük büyük bir dikkat ile dikiş diken Çiğdem Kaya da pazardaki üreten kadınlardan biri. Amed’in Çarıklı köyünde yaşayan ve her gün iki araçla çarşıya gelip, büfesini açan Kaya, 45 yaşında ve 4 çocuk annesi. Daha çocukluk yıllarında annesi dikiş dikerken ona hayranlıkla baktığını söyleyen Kaya, dikiş dikmenin çocuk hayali olduğunu anlatıyor. Halk eğitim kurslarında sertifika almasına rağmen hiçbir kurumda iş bulamadığını söyleyen Kaya, 3 yıldır bu büfede dikiş yapıyor. Kaya, “Dikiş dikmeyi seviyorum. Nevresim, gelinlik, bebek çeyizi gibi ürünler dikiyorum. Dışarıda dükkan açacak gücüm yok. Burası bana imkan sağlıyor. İşimi büyütmek istiyorum ama şu an bütçem olmadığı için burada devam etmek zorundayım. Bu makinanın sesi bana iyi geliyor, terapi gibi hissettiriyor. Kendim kesiyor, biçiyor, ölçüyor bir şeyler yapıyorum; ürettikçe mutlu oluyorum” diyor.

Belediyeden daha fazla destek

Başlarda eşi ve ailesinin köyden gelip burada çalışmasını istemediğini, buna rağmen yoluna devam ettiğini söyleyen Kaya, mücadelesini şöyle anlatıyor: “Üretip, satıyorum ve ayaklarımın üzerinde duruyorum. Şimdi geriye dönüp bakınca diyorum ki; mücadele edip buraya gelmişsem, bu makineyle üretim yapabiliyorsam demek ki çok şey başarmışım. Bunu başardıysam daha fazlasını da yapabilirim. Belediyeden daha fazla destek bekliyoruz. Açık alanlar var, fuar alanları kurulabilir, pazar yerleri açılabilir, farklı konseptler geliştirilebilir. Burası hareketlenirse kadınlar daha fazla kazanır. Fiyatlarımız da uygun. Bebek seti dışarıda 12-15 bin lirayken ben 6-7 bine yapıyorum. Nevresim dışarıda 3-4 bin, ben 2 bine dikiyorum. Gelin çeyizi dışarıda 15 bin, ben 7-8 bine yapıyorum.”

Çarşı ilk iş kapısı oldu

55 yaşında, iki çocuk annesi Nurten Avcı ise çarşıda verilen dikiş kursuna katılan kadınlardan biri. Kursu tamamladıktan sonra üretim aşamasına geçen Avcı, şimdi 10 kadınla birlikte “üretim grubu”nda yer alıyor. Belediyenin sağladığı kumaşlarla poşetlik, sofra bezi, pijama ve iç giyim ürünleri üretiyorlar. Daha önce hiç çalışmadığını belirten Avcı, şunları söylüyor:“Yıllarca evdeydim, sabah yatakları topla, çocukları okula götür, yemek yap, bulaşık, çamaşır... Bundan öte bir yaşamım yoktu. Dikiş kursuna gelerek öğrendim, sosyalleştim. Çevrem, arkadaşlarım oldu. Kendimi şimdi çok daha iyi hissediyorum. Ürettiklerimi çocuklarımın ve eşimin üzerinde görmek beni mutlu ediyor. Evin ekonomisine katkım oluyor. Her gün birimiz gelip büfeyi açıyor. 10 kadın birlikte üretip kazandığımızı bölüşüyoruz. Amacımız bir kooperatif kurmak. Kadınların kendini bulacağı bir alan istiyoruz. Belediyenin de bu konuda çalışma yürütmesi gerekiyor.”

***

Dikiş ve el sanatları kursları

Kadın Politikaları Müdürlüğü’nde çalışan ve Kadın Emeği Çarşısı sorumlusu Ceylan Yıldız Karaman, çarşıda terzi, yiyecek, giyim ve çocuk giyimi gibi alanlarda kadınlara tahsis edilen büfelerde satış yapıldığını söyleyerek kadınlara ücretsiz kurslar da verildiğini dile getiriyor. Karaman, pazara ilişkin şu bilgileri veriyor: “Dikiş ve el sanatları kurslarımız aktif. Dikiş kursuna yoğun talep var. Sabah ve öğle gruplarımız devam ediyor. Dikiş kursunda 26, el sanatlarında 28 kursiyer var. Kurslar üç ayda bir yenileniyor. Kursları tamamlayan kadınlar için yeni kurslar açıyoruz. Mezun olan kadınları evlerine göndermemek için ayrıca bir büfe oluşturduk. Kursiyerlerden en az yedi kadın seçiyoruz. Ürünleri birlikte üretip birlikte satıyor, kazancı da paylaşıyorlar. Bu şekilde rekabetçi bir ortam oluşmuyor.”

Çocuklar için atölye

Kadınlar için çocuk atölyesi de kurduklarını belirten Karaman, “Kadınlar kurs alırken çocuklar da atölyede vakit geçiriyor. Bu kadınlar için önemli bir kolaylık. Yakın zamanda Barista kursu açacağız. Aşçılık kursu için de çok talep var. Amacımız sadece kadınlara kurslar vermek değil aynı zamanda toplumsal cinsiyet ve özsavunma eğitimleriyle kadınları bilinçlendirmek” diyor

Daha görünür kılacağız

Kadınların çarşıya yönelik eleştirileri konusunda projeler üreteceklerini söyleyen Karaman, “Çarşı iyi bir konumda değil ve varlığından haberdar olmayanlar var. Büyük bir tabela yaptık, reklamlar hazırladık. Kadınların onayıyla bir Meclis kurmayı planlıyoruz. Bu meclis aracılığıyla ortak kararlar alarak kadınların emeğini daha görünür kılmayı hedefliyoruz” diye ekliyor.