Gözaltına alınırken ellerinin arkadan bağlandığını ve yüzünün bir bezle kapatılarak evden çıkarıldığını anlatan T.M., Urfa Emniyet Müdürlüğü'ne götürülene kadar kendisine ırkçı marşlar dinletildiğini söyledi. T.M., "Gözaltına aldıkları herkesi bir salonda akşama kadar gözlerimiz bağlı, ellerimiz kelepçeli, ayakta tuttular. Oturmamız yasaktı. Oturmak isteyenlere hakaret ediliyordu. Yaşlılar vardı, onlar dayanamıyor, düşüyordu. Su vermiyorlardı. 'Bayılana kadar oturmak yok' diyorlardı" dedi. 


Cinsel istismara maruz kaldı

Sorguya yalnız götürüldüğünü dile getiren T.M., "Sorguya alınacağımı sandım, ama beni 10 dakika boyunca taciz ettiler. Polis göğüslerime dokunuyordu, elleri ile beni sarıyordu. 20 dakika sonra tekrar sorgu odasına aldılar. Bana hakaret ediyorlardı ve özellikle cinsellikten bahsediliyordu. Birçok ayrıntıyı anlatmaya utanıyorum" diye konuştu. 


DAİŞ videosu eşliğinde tekbir

Her sorguda polislerin "Seni soyup sosyal medyada yayınlarız, askıya alırız" tehdidinde bulunduğunu anlatan T.M., yaşadıklarından dolayı psikolojisinin bozulduğunu ve yemek yiyemediğini dile getirdi. T.M., sorgu esnasında DAİŞ'in çektiği görüntülerin kendisine dinletildiğini ve polisin videodakilerle birlikte tekbir getirdiğini aktardı. 


'Diz çök ve itaat et' 

Polislerin "Diz çök ve itaat et" diyerek zorla diz çöktürdüğünü söyleyen T.M., "Polisler 'Neden sevgilin yok, lezbiyen misin, lezbiyensen seni tek hücreye koyalım, cinsellikten bahsederken neden cevap vermiyorsun?' tarzında sapıkça sorular yönelttiler" dedi. Gözaltındayken regl olduğunu ve ihtiyaçlarının da karşılanmadığını anlatan T.M. "Sorgu esnasında Varto'da katledilip çıplak soyulan Ekin Wan'ı düşünüyordum. Kendimi onun gibi hissettim. 90'lı yıllarda Kürt kadınlara yapılanları kitaplardan okuyorduk. Biz de yaşadık" diye konuştu. 


 JINHA/RIHA