PKK Yürütme Komitesi Üyesi Duran Kalkan, haftalardır Batı Kürdistan'ın Kobanê bölgesine yönelik düzenlenen saldırılara dikkat çekerek, "Kuzey Kürdistan’ın tüm kız ve erkekleri Kobanê ve Rojava savunmasında görev üslenmelidir" çağrısını yaptı.
PKK Yürütme Komitesi Üyesi Duran Kalkan, Kürdistan ve Türkiye gündemindeki gelişmelere ilişkin ANF'ye konuştu.
Demokratik güçlerin seçim çalışmalarına biraz geç başladığını, seçim hazırlıklarının da epeyce zorlu geçtiğini hatırlatan Duran Kalkan, "Fakat geçen kampanya sürecinde önemli bir çaba gösterdiler ve söz konusu eksiklikleri büyük ölçüde aştılar. Tam yeterli olmasa da, kitlelere epeyce gidildi. Bunun 30 Mart’ta ciddi bir sonuç vermesi beklenir. Tabi son ana kadar da bu kampanya yoğunluğunu sürdürmek gerekir. Yine başta sandık güvenliği olmak üzere seçimin diğer işleri üzerinde de tam olarak durmak gerekir" dedi.

Seçim zaferi sürpriz olmaz

Seçim kampanyasının AKP, CHP ve MHP gerçeğini, bu partilerin ne kadar kirli olduklarını bir kez daha tüm çıplaklığıyla ortaya çıkardığını vurgulayan Kalkan, bunların duruşunun “tencere dibin kara, seninki benden kara” duruşu olduğu, birbirlerinden hiçbir farklarının olmadığı, al birisini çal ötekine konumunda bulunduklarının iyice görüldüğünü söyledi. Bunlar karşısında halkların demokratik birliğini ve kardeşliğini temsil eden HDP ve BDP’nin mevcut sorunları çözebilecek ve ülkeyi barışa kavuşturacak tek güç olduğunun da iyice netleştiğini kaydeden Kalkan, "HDP ve BDP şahsında Türkiye demokrasisi 30 Mart’ta büyük bir seçim zaferi kazanabilir. Türkiye’nin buna ihtiyacı vardır. Bu durum tüm demokratik güçlerin tarihi görevidir" diye konuştu.

'Yetmez ama evet' hatırlatması

Kendilerine “demokrat” demelerine rağmen bu tarihi göreve sırt çevirenlerin “Gönlüm HDP’de olmakla birlikte sandığa gidip CHP’ye oy vereceğim” dediğine işaret eden Kalkan, böylelerinin 12 Eylül 2010’da da “Yetmez ama evet” diyerek AKP’nin değirmenine su taşıdıklarını anımsattı. Normal zamanlarda demokratik güçlerle birlikte, kritik zamanlarda ise gerekçeler yaratarak demokrasi hareketine sırt dönenlerin dost olmadıklarını vurgulayan Kalkan, şunları söyledi: "Bu tür sahte demokrat tutumlara hiç kimse asla itibar etmemelidir. 30 Mart seçimlerinde HDP’ye oy vermeyi engelleyecek, CHP’ye oy vermeyi gerektirecek hiçbir neden yoktur. Bozkurt işareti yapan Kılıçdaroğlu başkanlığındaki CHP’nin MHP ve AKP’den hiçbir farkı yoktur. 30 Mart’ta HDP’ye oy vermemenin Türkiye demokrasi hareketine çok şey kaybettireceği tartışma götürmez bir gerçektir. 12 Eylül 2010’da AKP’ye oy verenlerin aslında Fetullahçı Harekete oy vermiş olması gibi, 30 Mart’ta CHP’ye oy verenlerin de aslında Fethullahçı Harekete oy vereceği açıktır.
Bu nedenle söz konusu aldatıcı görüş ve çağrılara hiçbir demokrat aldanmamalıdır. Bir tane demokrat oy bile heder edilmemeli ve CHP’ye veya başka bir partiye verilmemelidir. Tüm demokratik oylar HDP ve BDP’de eksiksiz olarak birleşmelidir. Bu temelde bir kez daha tüm demokratik güçleri, Kürt yurtseverlerini, kadınları ve gençleri, tüm emekçileri, başta Aleviler olmak üzere tüm etnik ve dini grupları, kısaca ezilen ve sömürülen herkesi 30 Mart’ta HDP ve BDP’nin demokrat adaylarına oy vermeye çağırıyorum."

Kuzey gençliği de savunmalı

Rojava’ya ve son olarak da Kobanê’ye yönelik saldırıların alçakça ve zalimce olduğunu belirten Duran Kalkan, saldıranlar IŞİD çeteleri olsa da, onların arkasında yerel, bölgesel ve küresel gericiliğin olduğunun tartışmasızlığını vurguladı. Dolayısıyla Kobanê ve tüm Rojava’yı savunmanın da bir insanlık savunması ve herkesin görevi olduğunun altını çizen Duran Kalkan, şunları kaydetti: "Tüm özgür ve onurlu insanlığı, bölgenin ve dünyanın tüm demokratik güçlerini Rojava direnişine destek olmaya çağırıyorum. Yine tüm Kürt halkını ve gençliğini Rojava direnişiyle daha çok birlik ve dayanışma içinde olmaya çağırıyorum. Yönetimimiz Kuzey Kürdistan gençliğini Kobanê’nin ve Rojava’nın savunmasına katılmaya çağırdı. YPG’nin seferberlik çağrısına cevap vermesini istedi. Elbette Kuzey Kürdistan’ın tüm kız ve erkekleri Kobanê ve Rojava savunmasında görev üslenmelidir. Hatta bunu Urfa ve Antep gibi alanlar üzerinden de yapabilirler. Zira çetelerin bu alanlardan geçerek Rojava’ya geçtikleri bilinmektedir. Tüm Kürdistan gençliğini, özellikle de Kuzey Kürdistan gençliğini Rojava’yı savunmak üzere görev üslenmeye ve gerillaya katılmaya çağırıyorum."



ERDAL ÇİYA/ANF/BEHDİNAN