
Kongre'de ilk olarak Paris'te katledilen Kürt kadın devrimciler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez şahsında kadın özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Açılış konuşmasını, yapan UTAMARA çalışanlarından Fadile Yıldırım şunları belirtti: "Çok zor bir süreç ve zor bir ay geçirdik. Özgürlük uğruna bedeller ödemeye devam ediyoruz. Şunu herkes bilsin ki, hiç kimse birliğimizi bozamayacak, hiç kimse bizi özgürlük mücadelesinden vazgeçiremeyecektir. Kongremizi, ister 'namus', 'töre' adına katledilmiş, ister devlet katliamına maruz kalmış olsun, şu an aramızda olmayan ve mücadele eden tüm kadınlara adıyoruz."
Ardından Uluslararası Özgür Kadın Vakfı, Baran Kültür Evi Kadın Birimi, Şehit Aileleri Kurumu, Bonn, Manheim, Liege, Giessen, Köln, Aachen kadın meclisleri ve komisyonları kongreyi selamlayan mesajlarını iletti.
Şubeler açılmalı
Merkezin yıllık çalışma raporunun Kürtçe ve Almanca okunmasıyla birlikte tartışmalara geçildi. Tartışmalarda kurum çalışmalarının genişletilmesi gerektiği, bu nedenle bazı alanlarda UTAMARA'ya bağlı şubeler açılması, erkeklerin dönüşümü açısından kendilerine dönük seminerlerin ve kampların daha fazla düzenlenmesi, 'Her Kadının Bir Hikayesi Var' projesi kapsamında kuruma ulaşan hikayelerin kitap yapılmasının dışında, gazete ve dergilerde yayınlanması gibi öneriler geliştirildi. Yürütülen yoğun tartışmalar ardından 8 kişiden oluşan yeni yönetim seçildi ve 2013 yılının çalışmaları planlandı. Buna göre:
- UTAMARA modelli bir kadın merkezini Celle'de kurma çalışmalarının başlatılması,
- Başlık parasının kaldırılmasına dönük bir kampanyanın başlatılması,
- Toplumsal cinsiyetçiliğe karşı yaygın bir şekilde eğitim ve bilinç yükseltme çalışmalarının yürütülmesi,
- Her yıl Uta ve Amara anısına düzenlenen etkinliklerin bu yıl da çocuk festivali biçiminde yapılması,
- Daha önce başlatılan din ve kadın konulu çalışmanın devam ettirilmesi,
- Kadın, gençlik ve erkek kamplarının yapılması,
- Özsavunma kurslarının (Wendo) devam ettirilmesi,
- Kadın sinema günlerinin düzenlenmesi,
- İngiltere ve İsveç kadın çalışanlarla birlikte şiddete karşı mücadele projelerinin ortaklaşa geliştirilmesi
- UTAMARA kadın erbane grubunun çalışmalarına devam edilmesi.
Kongre, üç katılımcının Paris'te katledilen üç kadın siyasetçi için yazdığı şiirleri okuması ardından sona erdi.
Katılımcıların görüşleri
Kongreye katılanlar UTAMARA'nın kendileri için ne ifade ettiğini, hangi hizmetlerden yararlandıklarını, yürütülen çalışmaların kendilerine yetip yetmediğini ve kongreye ilişkin izlenimlerini şöyle anlattı:
Günay Sırlan: Yaklaşık iki yıl önce bir arkadaşım vasıtasıyla tanıdım UTAMARA'yı. Kilometre hesabıyla UTAMARA bana çok uzak, ama beni kendisine kadar çekmeyi başardı. UTAMARA psikolojik olarak kadınlara destek veriyor, özgüven kazandırıyor. Bu kongrede kadınların samimi bir dayanışma içinde bulunduklarını gördüm.UTAMARA'nın tek sıkıntısı; dayanışma ihtiyacı olan her kadına ulaşamamasıdır. Burası bazı kadınlara çok uzak. Bazı alanlarda şubeler açarak daha yeterli, etkili bir seviyeye ulaşabileceğini düşünüyorum.
Daha çok eğitim ihtiyacı
Nusreta Colakovic: UTAMARA, bana zor zamanlarımda çok yardımcı oldu. Bir aile gibiler. Buraya geldiğimde kafam çok karışıktı, düşünemiyordum, çok problemliydim, depresyon yaşıyordum. Burası bana güç ve doğrultu kazandırdı. Benim gibi bir sürü problemi olan kadınlar vardı. Güç aldık. Kongreye, bu kadınları özlediğim için, değişik insanları tanımak için geldim.
Emel Aslan: Kuruluşundan bu yana UTAMARA üyesiyim. Buraya gelip eğitim görüyoruz. Böyle bir merkezin buralarda olmasından dolayı çok mutluyuz. Yürütülen çalışmalar yeterlidir diyemeyiz. Yerelde seminer ve panellerin verilmesini, kadınların eğitilmesini öneriyorum. Bizim kadınlarımız çoğunlukla okuma yazma bilmiyor. Dolayısıyla gerek kadınlarla ilgili gelişmelerden, kendi haklarından, süreçten haberdar olamıyorlar, bilinçlenmeleri eksik kalıyor.
Genç kadınlara çağrı
Susanne Plückthun: Ben UTAMARA'nın komşusuyum. Başta buranın ne tür bir yer olduğunu bilmiyordum. Sonradan bir kadın kurumu olduğunu fark ettim. Dikkatimi çekti. Yine meslek eğitimi yapmam gerekiyordu ve fiili olarak burada çalışmaya başladım. Kadına yönelik yapılan çalışmalar çok hoşuma gitti. Daha sonra gelen giden iyi insanları gördüm. Bayağı ısındım. Herşeyi konuşabileceğin, tartışabileceğin bir yer. Çok enteresan bulduğum nokta, burada bir ulus ayrımının kesinlikle olmamasıdır. Buraya bir Türk de gelebilir, bir Yunan da, bir Alman da gelebilir. Bunu çok anlamlı buluyorum ve önemsiyorum. Hepimiz yeryüzünde bir misafiriz. Bu misafirlik ortamında çok anlamlar katan bir yer olarak görüyorum burasını.
Sevim Polat: 2006'dan beri yönetimde yer alıyorum. UTAMARA'yı ilk kurduğumuzda sayımız çok azdı, derken yüzleri geçti. Sorunları olan kadınlar buraya geldikten sonra diğer kadınların sorunlarına el atabilecek düzeye geliyorlar. Merkez biraz şehir dışında olmasından dolayı ulaşım sorunları yaşanıyor. Tüm üyelerimize ulaşamamak ise, diğer bir sıkıntımız. Önümüzdeki dönem için her bölgede yerel komisyonlar kurduk. Bu komisyonlar sayesinde daha çok kadına ulaşma şansımızın olacağını düşünüyorum. Özellikle genç kadınlara sesleniyorum. Şimdiki jenerasyon okul, staj, iş bahanesiyle ilgisiz yaklaşabiliyor. Kadınların yaşamlarını planlarken UTAMARA'yı da bir yere koymalarını istiyorum. Onların desteğine gerçekten ihtiyacımız var. Onların da UTAMARA'ya ihtiyaçları var. Kadın kadının elinden tutarsa, ancak güç oluşur diyorum.
SOZDAR UMUT/LİNZ