
Almanya’nın Linz Kenti’nde 2006’dan bu yana çalışma yürüten Utamara Kadın Buluşma Merkezi, bugüne kadar birçok konuda önemli çalışmalar yürüttü. Üç yıldan bu yana kadınlar için danışmanlık ve telefon hattı çalışması yürüten Utamara Merkezi’nin yürüttüğü bu çalışmanın projesi önümüzdeki eylül ayında sona eriyor. Avrupa’da özellikle de Almanya’da birçok kadının sorunu ile ilgilenen merkezin gönüllü çalışanlarından Ekîn Rumet’ten ‘danışmanlık hattı’ projesi hakkında bilgi aldık. Rumet, bu çalışmanın ihtiyaçtan kaynaklandığını belirtiyor. Özellikle Kürdistanlı kadınlar kendi dillerinde sorunlarını, zorluklarını dile getirerek destek istiyor. Rumet, Avrupa’ya gelen Kürt kadının iki kültür arasında bir sıkışmışlığı yaşadığını, ekonomik, sosyal ve psikolojik anlamda baskıya maruz kaldığına dikkat çekiyor.
Bir yılda 260 başvuru
Rumet, sadece geçen bir yıl içinde 260 kadının merkeze başvurduğunu belirterek, “Başvuran kadınlar farklı uluslardan, farklı mezheplerden ve farklı yaşlardan. Gün geçtikçe de danışmanlık ve yardım için telefon hattına başvuranların sayısı artıyor” diye konuştu. Ağırlıkta Kürt kadınlarının başvurduğunu sözlerine ekleyen Rumet, “Kürt kadınlarından sonra en çok başvuranlar Afgan, Alman kadınlar” dedi. Sözkonusu telefon hattı, hukuki, psikolojik danışmanlık işlevini görüyor. Birçok kadın anlatamadığı, çözüm bulamadığı sorunlarını burada çalışan kadınlardan destek alarak çözmeye çalışıyor.
Merkez’den destek isteyen kadınların yüzde 50’sinin zorla evlendirilmeye çalışılan genç kadınlardan oluştuğunu belirten Rumet, “ İki kültür arasında sıkışan, anne olmuş kadınlar yoğun olmakla birlikte tek yaşayan, öğrenci olan genç kadınlar da zaman zaman başvuruyor” diye konuştu.
Psikolojik şiddet fazla
Farklı uluslardan, farklı mezhep, yaştan olmasına rağmen kadınların başvuru gerekçeleri bir noktada ortaklaşıyor. Ağırlıkta aile içi psikolojik şiddetten dolayı başvuruların olduğunu belirten Rumet, şöyle konuştu: “Fiziki şiddet, ‘töre’ baskısı ile zorla evlendirme, aile içi baskı, ensest gibi birçok konuda başvurular oluyor. Ağırlıkta eş, baba, ağabey şiddetine maruz kalan kadınlar geldi. Bunun yanısıra son dönemlerde ekonomik ve toplumsal baskıdan kaynaklı başvurular da oluyor. Ayrıca 4 ensest başvurusu yapıldı. Bu şiddete daha çok genç kadınlar maruz kaldı. Ne yazık ki, toplumsal değer yargıları yüzünden bu tür vakaların üstü kapatılıyor.”
Utamara Merkezi’nde değişik meslek gruplarından kadınlar, kadınlara yardımcı oluyor. “5 gönüllü sosyolog ve psikolog altı dilde (Kürtçe, Türkçe, Almanca, Arapça, İngilizce ve İspanyolca) destek sunuyor. Empati kurma, güven verme en önemli hususlar. Çünkü kadın güvendiği noktada sorununu paylaşıp destek isteyebiliyor” diyen Rumet, güven ortamının sağlanmasıyla kadınların yaşadığı tereddütü aştığını kaydediyor.
Bir babanın çözümü!
Merkeze başuvuran kadınların çok farklı hikayelerinin olduğunu belirten Rumet, tanık olduğu bir olayı şöyle anlatıyor: “Dayı oğlu ile zorla evlendirilmeye çalışılan 20 yaşında genç bir kadın vardı. Çok istemesine rağmen okul okumasına izin verilmiyor, her yönden baskı yapılıyor. İntihara kalkışıyor. Fakat ‘İmam nikahı kıyıldığı için evlenmen zorunlu’ deniyor. Babasının bir sözü yaşadığı gerçekliği sorgulamasına yetiyor. ‘Dayı oğlun sana tecavüz etmeliydi. O zaman akıllı olur, O’nun eşi olurdun.’ Merkezimize geldiğinde çok şeye anlam veremiyordu. Çok gençti ve erkek egemen anlayışı yeni yeni sorguluyordu. Üç ay boyunca kendisiyle ve ailesi ile diyalogda olduk. Birçok konuyu tartıştık. Genç kadın büyük mücadeleler sonucu şimdi okuluna kaldığı yerden devam ediyor. Aileden kaçmanın çözüm olmadığını, onun baskıcı, iradeyi hiçleştiren yanlarıyla mücadele etmenin kadına kazandırdığının farkında.”
Rumet son olarak, “Her kadın çok güçlü bir iradeye sahip. Yeter ki bu gücünü ortaya çıkarmada çaba sahibi olsun” diye konuştu.
ŞERZAN AYDIN / HABER MERKEZİ