Önceki gün yapılan kongreye, Utamara yöneticileri ve üyeleri katıldı. Kongrede, demokrasi mücadelesinde yaşamını yitiren Uta Schneiderbanger, Ekin Ceren Doğruak, Paris'te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez ile Silopî'de katledilen Sêvê Demir, Fatma Uyar ve Pakize Nayır şahsında saygı duruşu yapıldı.
Kadın her alanda kendisini gerçekleştiriyor
Saygı duruşunun ardından UTAMARA adına açılış konuşması yapıldı. Konuşmayı yapan Sevim Polat, özgürlüğün bir bedeli olduğunu belirterek, "Kadınlar çalışarak, en ağır bedelleri ödeyerek yaşamda alanlar açıyor. Bu süreklilik arz eden bir durumdur. Kürt kadını da bu biçimiyle mücadelesini süreklileştiriyor. Kürdistan için çok büyük anlamı vardır, çünkü 'her şey bitti' denilen bir gerçeklikten kazanılan bir süreklilik durumudur. Erkek egemenliğinin olanca boyutuyla kendini yaşattığı Kürdistan'da, kadın renginin yaşamın her alanında kendisini gerçekleştirmesidir. Kadın kendi adına kararlar oluştururken, erkeği de dönüştürmüş oluyor. Buradaki çalışmalarımız da bunun bir öğesidir" ifadelerinde bulundu.
Daha fazla örgütlülük, daha fazla dayanışma
Polat’ın konuşması ardından merkezin çalışmaları değerlendirildi.
Kongrenin kapanış konuşmasını ise katılımcılardan Şükran Sincar yaptı. Kadın ve çocuklara yönelik çalışma hedefine odaklanan kurumun yeni bir yaşam perspektifi oluşturmak için iddialı olduğunu belirten Sincar, "Kapitalizm kadının doğasına yabancılaşmasını dayatıyor. Bizler kadını beş bin yıldır doğasından koparılışını ters-yüz ederek, doğamızla buluşuyoruz. Mücadele salt iktidarlara karşı değildir, sosyal alanda da değişim-dönüşüm mücadelesi, bireyin aynı zamanda kadının kendi kendini geliştirip gerçekleştirme mücadelesi de önemlidir. Kürt toplumunun temel dönüşüm ve gelişiminin motoru da Kürt kadınıdır. Yaşamın kaynağı biz kadınlarız. O halde daha fazla örgütlülük, daha fazla dayanışma ve daha fazla başarı" dedi.
Y. ÖZGÜR POLİTİKA/BONN