MEPhI ve Rusya Bilimler Akademisi uzmanları, uzayda yaşanacak arıza ve kazalara karşı dayanıklı asenkron mikrodevrelerine yönelik elementler geliştirdi.

Rusya Ulusal Nükleer Araştırmalar Üniversitesi Moskova Mühendislik ve Fizik Enstitüsü (MEPhI) ile Rusya Bilimler Akademisi Sistem Araştırmaları Enstitüsü’nden uzmanların, arızalara karşı dayanıklı ve uzay araçlarındaki çalışmalarda çok etkili asenkron mikrodevrelerin tasarımına yönelik elementler geliştirdiği belirtildi.

MEPhI’den yapılan açıklamaya göre, otomobillerdeki ve bilgisayarlardaki geleneksel teknik ekipmanlarda kullanılan mikrodevreler, uzay radyasyonu koşullarında düşük güvenirlik nedeniyle uzay araçları için çok uygun değil. MEPhI öğretim üyesi Maksim Gorbunov, senkron devrelerin aksine saat vurum sıklığında senkronize edilmesi gerekmeyen asenkron devrelerin gelecek vaat ettiğinin düşünüldüğünü söyledi.

Rus bilim insanları, bu nedenden dolayı güvenilir ve hızlı asenkron mikrodevreler için yeni elementler önerme kararı aldı. Rus bilimcilerin ‘Acta Astronautica’ bilim dergisindeki makalesi, asenkron devrelerin tasarımında kullanılan temel mantık geçitleri olan Maller’in C-elementlerini konu alıyor.

C-elementi nedir?

C-elementi, dahili hafıza kartlı bir mantık mekanizmasına sahip. İki girişli bu yapı bloğu, girişlerin birbiriyle uyumlu olması halinde sinyalleri daha uzağa taşıyabilir. Uzmanlara göre geliştirilen bu devreleri yeni uzay tekniklerinin kullanımı için belirlenen asenkron mikrodevrelerin tasarımında kullanmak mümkün.

 

MOSKOVA

 
 

Bilim insanları hafızayı resme döktü

   

Kanada’nın Toronto Scarborough Üniversitesi’ndeki nörologlar, elektroensefalografi (EEG) verilerine otomatik öğrenme (machine learning) tekniği uygulayarak “hafızadaki yüzleri resme dökmeyi” başardı.

Araştırmayı yöneten Prof. Dr. Adrian Nestor, “Bu çalışmadaki yenilik, EEG verileri ve otomatik öğrenme tekniğini kullanarak katılımcının görsel deneyiminin tahmini bir temsilini yeniden yaratmak” dedi. Nestor, gönüllü katılımcının kafasına yerleştirilen EEG’nin verilerine ışık tutulduğunu belirtirken, “İnsan yüzü gibi zihinsel temsilleri algıladığımız biçimiyle yeniden oluşturmaya çalıştık” diye konuştu.

Scarborough Üniversitesi’nde EEG verileri üzerine araştırmalar yapan Dr. Dan Nemrodov ise ilk başta bu teknikle “hafızadaki yüzlerin resme döküleceğine” ihtimal vermediğini anlattı, “Nestor bana geldiğinde ona bunun zor olacağını ama deneyebileceğimizi söyledim. Sonuçta o kazandı, ben kaybettim. Teknik gayet iyi çalışıyor” dedi.

 

BBC/TORONTO

 
 

Her gün aspirin bir yaşa kadar iyi

 

‘Günde bir aspirin’ gerçekten her yaşta faydalı mı? Yoksa ‘bir yerden sonra’ zararlı mı?

ABD ve Avustralya’da yapılan bir araştırma, 70 yaşın üstünde olan ve kalp rahatsızlığı geçmişi bulunmayan kişilerin her gün aspirin almaması gerektiğini ortaya koydu. Monash Üniversitesi tarafından ABD ve Avustralya’da yaklaşık 20 bin kişinin katılımıyla yapılan araştırmaya göre, günlük aspirin kullanımının sanılanın aksine 70 yaşın üstündeki kişiler için herhangi bir fayda sağlamadığı, aksine iç kanama riskini artırdığı öne sürüldü.

Araştırma kapsamında, katılanların yarısına beş yıl boyunca her gün düşük dozda aspirin verildi. Aspirin alan ve almayan kişilere düzenli olarak çeşitli testler yapılarak sağlık durumlarının seyri inceledi. Araştırmanın sonuçları da kısa bir süre önce New England Journal of Medicine’da yayımlandı. Geçmişte kalp ve damar hastalığı geçirmemiş kişilerin, düzenli olarak aspirin almaları halinde iç kanama risklerinin arttığı görüldü.

Araştırmayı yapan bilim insanları arasında bulunan Monash Üniversitesi’nden Prof. Dr. John McNeil, “Sonuçlara göre, dünya genelinde yaşı geçkin milyonlarca kişi herhangi bir tıbbi neden olmaksızın gereksiz yere aspirin kullanıyor olabilir. Çünkü araştırmanın sonuçları, aspirinin kanama riskini azaltıcı yönde bir fayda sağladığı savını desteklemiyor” dedi.

Kalp ve damar hastalığı geçirmiş kişilerde ise tersi bir durum söz konusu. Aspirin kullanımı bu kişilerde kanı incelterek, tekrar bir kriz geçirme riskini aşağı çekiyor.

 

BBC/MELBOURNE