Bence hiç üzgün değilsiniz! Dolmabahçe mutabakatını ayağınızla tekmeleyip kendi yaptığınız masayı devirdiniz.
Seçimlerde tek başına iktidar olamayacağınızı anlayınca da PKK’yi kriminalize edip, HDP’yi marjinelleştirmek için neyiniz varsa ortaya koydunuz.
Seçimler sonrası tek başınıza iktidar olmadığınız ortaya çıkınca taşeronunuz IŞİD ile mücadele adı altında müteffik güçlere dahil olmak için partneriniz ABD ile anlaşma yaptınız.
Daha sonra IŞİD’e karşı mücadele ettiğinizi göstermek için de yine taşeronunuz vasıtasıyla Suruç Katliamı'nı gerçekleştirdiniz. Astsubayınızı da kündüne getirip IŞİD eliyle şehit ettirdiniz.
Ortamı hazırladıktan sonra IŞİD’e yönelik hava saldırılarında bulunduğunuzu göstermek için hareket düzenlediniz. IŞİD’e, PKK’ye, DHKP-C yönelik siyasi operasyonlara giriştiniz.
Daha sonra Kürdistan'ın güneyi ve kuzeyine yönelik ağır bombardımanlara başladınız. Başbakan Tv kanallarında gerine, gerine dört yüz sorti yapıldığını, iki yüz HPG gerllasının yaşamını yitirdiğini açıkladı. HPG’nin kayıpları vardı ama bu kadar abartılı değildi. Psikolojik savaştır. Uydur, uydur söyle. Bütün bunların hepsini "çözüm sürecini" sona erdirmek için yaptınız.
"Etki, tepkiyi doğurur" diye bir diyalektik kaide vardır. Hava saldırılarına, karadan yapılan top atışlarına karşın HPG gerillaları da tepkilerini göstermeye başladılar. İyi mi oldu? Hayır. Fakir halkların çocukları her gün toprağa düşüyor. Onlarcası yaralanıyor. Son Ağrı eyleminde yaşamını yitirenler yine fakir Kürt emekçilerinin çocukları.
Televizyonlarda yine alışılagelen haber başlıkları. "Siirt’te PKK’ye lanet edildi", "Adıyaman’daki askerin cenazesi Kürtçe ağıtlarla kaldırıldı" gibi...
AKP-CHP koalisyon görüşmeleri sona erdi. Her iki partinin heyetleri genel başkanlarına ve parti organlarına raporlarını sunacaklar. AKP-CHP koalisyonunun olabilirliği daha sonra karar altına alınacak. Diğer taraftan AKP-MHP yeni bir savaş hükümeti kurmak için birbirlerine gülücükler atmaya başladılar. O da olmazsa gelsin erken seçim. Hedef bu çatışma ortamında HDP’nin oylarını aşağıya çekmek, beyefendinin başkanlığı için HDP’yi meclis dışında bırakmak.
R.Tayyip Erdoğan yurda dönüşü sırasında uçakta yandaş basına yaptığı açıklamada "1990’lara geri dönüldü" belirlemesine tepki gösteriyor. Aynı gün Tv'lerin haber bültenlerinde ise Dêrsim, Şırnak ve Ağrı’da belirli bölgelerin askeri çatışma bölgesi olarak ilan edildiği haber veriliyor.
Türkiye’yi ve Kürdistan’ı yeniden bir çatışma ortamına soktular. Kürtleri de birbirlerine kırdırmak için büyük gayret içerisindeler. Maşallah Kürtler de bu uğursuz oyuna koltuk değeneği olmak için demeçleri, yazıları, söylemleri ile yardımcı oluyorlar! Hani "Kürdün, Kürde kanı haram idi".
Başa dönelim. Üzgün müsünüz? Hayır, bence hiç üzgün değilsiniz! Ateş düştüğü yeri yakıyor. Biraz vicdan sahibi olanlar bu çatışma ortamının Türkiye’de yaşayan tüm emekçi halkların aleyhine olduğunu biliyor. Ama vicdan sahibi olmayanlar için üzülmek ne kelime zil takıp oynuyorlar. Türkiye’nin emekçi halkları ayağa kalkarlarsa vay zil takıp oynayanların haline.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 3 Ağustos 2014'te Şengal IŞİD çetesinin saldırısına uğradı. Binlerce Kürt Êzîdî şehit olurken, IŞİD çeteleri binlerce Kürt kadınını esir aldı. HPG ve YPG gerilları açtıkları güvenlik koridoruyla katliamın boyutlanmasını engelledi.
* HÎK yöneticisi ve kurucularından Melle Muhyettin Taştekin 3 Ağustos 1993’te Muş Anzar Köyü'nde kontralar tarafından şehit edildi.
* Sömürgeci Suriye rejimi 5 Ağustos 1960 ta PDK-S yönetici ve üyelerinin de aralarında bulunduğu 5 bin Kürt'ü tutukladı. Bunların arasında Dr.Nurettin Zaza ve Osman Sebri de vardı.
* PKK 6. Konferansı 5 Ağustos 2001’de başladı, 22 Ağustos’ta sona erdi.
* 6 Ağustos 1992'de Kürt gazeteci Burhan Karadeniz gazeteye giderken uğradığı silahlı saldırıda ağır yaralandı. Burhan ömrünün sonuna kadar tekerlekli sandalyede yaşadı.
* 8 Ağustos 1994'te daha önce kontrgerilaca kaçırılan Kürt gazeteci Ferhat Tepe’nin işkence edilmiş cenazesi Elazığ Sivrice’de Hazar Gölü kenarında bulundu.
* 9 Ağustos’ta Ceylanpınar’da kontrgerillaca vurulan Kürt gazeteci-yazar, siyasetçi Hüseyin Deniz, 10 Ağustos günü Diyarbekir’de şehit oldu.
* 10 Ağustos 1920'de Fransa'nın Sevres şehrinde yapılan anlaşma ile Kürdistan bir daha ikiye bölündü. Aynı anlaşma ile Kürtlere özerklik hakkı tanındı.