
Doğan Barış ABBASOĞLU
abbasogludogan@hotmail.com
Bilim-Teknik GÜNDEMİNeolitik dönemde insanların ortalama yaşam süresi 28-33 civarındaydı. 18’inci yüzyılda Japonya’da bir erkeğin ortalama 41 sene yaşaması bekleniyordu.
1900 yılında insan yaşam süresi konusundaki dünya ortalaması sadece 31’di. 1950’de ise 48 oldu. Birleşmiş Milletler Nüfus Örgütünün rakamlarına göre günümüzde insanlar ortalama 71 yıldan fazla yaşıyor. Japonya’da bu rakam 83’ü geçmiş durumda ve birçok gelişmiş ülkedeki ortalamalar da 80’in üzerinde.
Peki bu artışın daha da sürmesini bekleyebilir miyiz? Bilim insanlarına göre bunun cevabı büyük ihtimalle evet. İnsanların yaşlanmalarını sağlayan mekanizmanın anlaşılması durumunda yaşlanmanın tamamen durdurulabileceği ya da çok geciktirilebileceği düşünülüyor.
Bilim insanları uzun süreden beri insan yaşam süresinin doğal bir sınırı olup olmadığını tartışıyor. 2017 yılında Nature dergisinde yayınlanan bir bilimsel araştırma insan vücudunun en fazla 115 yıllık bir yaşama izin verdiğini öne sürmüştü. Birçok bilim insanı bu sınırın doğru olmadığını savunuyor.
Tarihte en azından bir kişinin bu sınırı geçtiğini biliyoruz. Fransız Jeanne Calment 1997 yılında 122 yaşında hayata veda etmişti. Günümüzde yaşayan en yaşlı kişi olan Chiyo Miyako 117 yaşında. Listede onu takip eden 8 kişi de 115 yaşını geçmiş durumda.
Gelişen tıp teknolojisiyle birlikte her bin kişiden biri 105 yaşını geçiyor. 100 yaşına kadar yaşayanların önemli bir bölümü de artık yaşamlarını idame ettirebilecek kadar dinç kalabiliyor. Doktorlar bu sürenin gün geçtikçe daha yukarı çekildiğini ifade ediyor.
Günümüzde yaşlanmayı geciktirmek için birçok yöntem denenmekte. İşte onlardan bazıları:
1- Gençlerden alınan plazma
Vampir öyküleri gibi gelse de Amerika’da geçtiğimiz yıl içinde 50 kişi bir klinik deney kapsamında 16-25 yaşları arasında kişilerden alınmış kan plazmalarını kendi vücutlarına naklettirmek için 8 bin Euro para ödedi. Ambrosia adlı şirketin yürüttüğü çalışmalar kapsamında genç insanların plazmalarının nakledildiği kişilerin vücutlarında yaşanan değişimler inceleniyor. Şirketin kurucusu Jesse Karmazen’e göre yaşlanmayı etkileyen en önemli faktörlerden biri insanın kanında yaşanan değişimler. Bu nedenle gençlerden alınan plazmalar insanların yaşlanmalarını geciktirebiliyor. Bir kısım bilim insanına göre bunun hiçbir yararı yok. Kaliforniya Üniversitesinden profesör Irina Conboy plazma naklinin zararlı dahi olabileceğini söylüyor. Hatta plazma bağışında bulunan kişiler için de riskler söz konusu.
2- DNA verisiyle alınacak önlemler
DNA verisiyle alınacak önlemlerEğer tüm DNA verilerinizi inceletirseniz sizin için risk faktörü oluşturabilecek hastalıkları önceden tespit etmeniz mümkün. ABD’de faaliyet gösteren Health Nucleus adlı şirkete 8 saat süren ve yaklaşık 25 bin dolara mal olan bir prosedürle gelecek sağlık risklerinizi belirleyip ona uygun bir terapi uyguluyor. Şirket erken ve ani ölümlerin önüne geçebilme konusunda oldukça iddialı. Ve özellikle DNA incelemesi çok sayıda kanser türüne olan yatkınlığı belirleyip buna göre tarama takvimi belirlenmesini sağlıyor. Bugüne kadar 30-95 yaşları arasında 400 kadar kişiyi muayene eden şirket yüzde 40’ı için potansiyel ve ya aktif ciddi hastalıkları tespit etti.
3- Anti-ageing haplar
Silikon vadisindeki şirketler uzun bir süreden beri yaşlanma etkilerini durdurabilecek ilaçların peşinde. Birçok şirket doğru kombinasyonda alınacak ilaçların insanlara ciddi fayda sağlayacağını düşünüyor. Bu alanda öne çıkan uygulama yaşlı insanlara nicotinamide riboside ve pterostilbene maddelerinin verilmesi. Bu iki madde vücutta hücreleri koruyan NAD+ maddesinin salgılanmasını sağlıyor. Bu yöntemin avantajı oldukça ucuz olması: ayda yaklaşık 50 dolar. Yapılan klinik deneyler de bu karışımın 60-80 yaşları arasındaki 120 sağlıklı insanda NAD+ seviyelerinin yüzde 40 arttırdığını gösteriyor. Tabii ki bu yöntemin insanların ömrünü ne kadar uzattığı konusunda bir veri sunmak için henüz çok erken.
4- Beyin hapları
Beyin faaliyetlerini korumak sağlıklı bir vücut için en önemli etkenlerden biri. “Zeki haplar” olarak adlandırılan yeni nesil bir dizi ilaç insanların mental yeteneklerinin korunmasına yardımcı oluyor. ABD’de faaliyet gösteren Nootrobox adlı bir şirket B vitamini, kafein, melatonin gibi maddelerle birleştirerek ürettiği ilaçların beyini koruduğunu iddia ediyor. Bilim insanlarına göre ise olumlu etkilerin önemli bir bölümü placebo etkisi. Yani olumlu etkilerin çoğu psikolojik.
5- Düşük kalorili diyetler
Ömrü uzattığı kesin olan tek yöntem düşük kalorili diyetler. Çok uzun zamandır uzun yaşamak isteyen kişiler haftanın bir günü sadece su tüketmek ve ya her gün az yemek yemek gibi yöntemleri uyguluyor. Bundan esinlenen ABD’nin Los Angeles şehrinde faaliyet gösteren L-Nutra şirketi 5 günlük 770-1100 kalori arasında değişen bir diyet uyguluyor. Bu yöntemin tetiklediği mekanizma aslında oldukça basit. Stres altına giren vücut yeni hücrelerin üretilmesi için kendi metabolizmasını harekete geçiriyor. Bilim insanları bu yöntemin etkinliğini kabul etmekle birlikte büyük çoğunluğu anlamsız buluyor. Wisconsin Üniversitesi’nden Rozalyn Anderson’a göre hayat düşük kalorili beslenmeyle geçirilemeyecek kadar kısa. Yeni bu şekilde yaşam süresini uzatmak mümkün ama sürekli vücudun stres altında olmasına değmiyor. Bütün bu yöntemler belli düzeyde uzun ömür sağlasa da bilim insanları dengeli bir beslenme ve aktif yaşam tarzının insanlar için yeterli etkin sonuçları doğuracağını savunuyor.