Evet IŞİD vahşetini doğrudan savunan hiç kimse ile karşılaşmadım henüz. Ama Müslümanlara düşman bir dünya algısında, bir İslam devleti kuruluyor olduğu düşüncesinin vahşet karşısında insanları sus pus ettiğini de gördüm.
Bunu sadece resmi ağızlar, sadece bu vahşeti destekleyen iktidar medyası yaptığında anlıyorum. Zira resmi ağızlara göre zaten ortaya çıkışı bir mağduriyete bağlanıyor ve önüne çıkana uyguladığı kanlı vahşeti de kızgınlığının bir sonucu olarak tanımlayarak meşru gördüklerini açık açık söylüyorlar.
İktidarın meşrulaştırıcı dilini anlıyorum, evet ama kabul etmiyorum. Hiçbir iktidarın eli kanlı katilleri, vahşi cinayetleri meşru göstermeye hakkı olmadığını düşünüyorum çünkü. Bu yolla IŞİD'in suçlarına ortak olduklarına da inanıyorum.
Zira, IŞİD’in evveliyatı on yıl evveline dayansa da, dünya kamuoyunda birinci sıraya oturması saldırganlığını vahşet boyutuna vardırması ile aynı tarihlere rastlar. İdeolojisi, hedefi şudur budur diye yapılan açıklamalarınsa zerrece önemi yok. Çünkü esas olarak IŞİD; kafalarını keserek insanları öldüren, kesik başlarla objektiflere pozlar veren, kazıklara takarak sergileyen, kadınlara tecavüz eden, işkenceyi gözünü kırpmadan uygulayan, katliamcı, işgalci, eli kanlı katiller sürüsü.
Bütün bu vahşet dünyanın gözleri önünde yaşanıyor üstelik. Vahşi cinayetlerini kameraya kaydedip dünyaya göstermekten ayrıca zevk alıyorlar.
Ellerini kollarını sallaya sallaya ilerliyorlar. Kürtler olmasa karşılarında kimse yok bile denilebilir. Kürtler tüm Ortadoğu'nun onurunu koruyorlar canları pahasına.
Uluslararası güçler “artık” IŞİD’in icraatlarından rahatsız olmaya başlamışlar; yani öyle diyorlar açıklamalarında. Durdurabilirler mi? İsterlerse evet. Durdururlar mı? Bilemem.
Amerika hava saldırılarıyla müdahale ediyor diyenler olacaktır belki. Ancak vahşice öldürülen Amerikalı gazeteciler olmasa bu müdahale olur muydu bunu da bilemiyorum.
Ancak böylesine bir vahşetin karşısında tüm dünyanın suspus olması, Türkiye’nin baştan bu yana bu vahşeti meşrulaştırma çabası ve desteği bu vahşetin ortakları olduğunun açık göstergeleri. Ancak bu ortaklıktan hicap duyanına rastlamadık henüz. İktidar güçlerinin ruh halini anlamak için Selahattin Demirtaş’ın IŞİD’e karşı savaşan Kürtlerin desteklenmesi yönündeki önerisine verilen cevaplara bakmak yetmez mi?
Ben yine başa döneceğim. IŞİD yeni adıyla İD şahsında vahşet meşrulaştırılıyor. Hem de bilerek bilmeyerek herkes yapıyor. Üstelik de katliamları destekleyerek değil, sırf IŞİD’i Irak Şam İslam Devleti olarak ya da yeni adıyla İslam Devleti olarak okumakla bile yapılıyor bu.