HDP Sözcüsü Günay Kubilay, sokağa çıkma yasağı ilan edilip abluka altına alınan kentlere saldırıla sonucunda bu coğrafyadaki en büyük insanlık trajedisi yaşandığı ve bir vahşet tablosu olarak tarihe geçtiğini söyledi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Günay Kubilay, Parti Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısıyla gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. 11 il ve 49 ilçede uygulanan sokağa çıkma yasaklarına işaret ederek, kent ablukalarının yıl dönümü olduğunu hatırlatan Kubilay, şunları söyledi: “Bundan 4 yıl önce AKP iktidarı tarafından ‘Sokağa çıkma yasağı’ adı altında Şırnak, Cizre, Silopi, Sur, Nusaybin, Yüksekova, Silvan, İdil ve Dargeçit ilçelerindeki ablukalar sonucunda bu coğrafyadaki en büyük insanlık trajedisi yaşanmış ve bir vahşet tablosu olarak tarihe geçmiştir. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve birçok uluslararası kurum ve kuruluşun raporları, yaşanmış olan insanlık trajedisini, hukuksuzluğu, insan hakları ihlallerini tek tek tescil etmiştir. Adı anılan il ve ilçelerde TOKİ vasıtasıyla yıkılan bölgeler büyük inşaat şantiyelerine ve rant alanlarına dönüştürülmüştür. Etnik ve sosyal mühendislik stratejileriyle sadece Sur ilçesinde 300’den fazla tarihsel yapı yerle bir edilmiş ve kentin tarihsel hafızası silinmiştir.”
Soruşturmalar savsaklandı
Aylarca süren ablukaların üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen işlenen ağır insanlık suçlarıyla ilgili açılan davaların hiçbirinde bir ilerleme olmadığı gibi, çoğu davanın takipsizlikle sonuçlandığını; birçok ailenin cenazelerine dahi ulaşamadığın anımsatan Kubilay, şöyle konuştu: "Bu kentlerde aralarında çocuk ve kadınların bulunduğu 292 sivil insan yaşamını yitirmiştir. Cizre’de 4 yıl önce sokağa çıkma yasakları döneminde hayatını kaybeden 14 kişinin cenazelerine hala ulaşılamamıştır. Ailelerin tek isteği var: çocuklarına ait mezar taşlarının olması. Yüzlerce delil, ses, fotoğraf ve görüntüye rağmen Cizre bodrumlarına dair soruşturmalarda bir arpa boyu yol alınmamıştır. Yargı, adeta yıkım emrini verenler ve bu emri gerçekleştiren kolluk kuvvetleri hakkında tek bir dava dahi açmazken, mağduru daha da mağdur eden hukuk dışı kararların altına imza atmakta bir beis görmemiştir.
Hesap verecekler
İnsanlık onuru ve vicdanı olan hiç kimse cansız bedeni çocuklarının gözleri önünde çürütülen Taybet Ana’yı, kokmasın diye cenazesi annesi tarafından buzdolabına konulan Cemile Çağırga’yı asla unutmayacaktır. Açıkça belirtiyoruz ki, bu böyle gitmez, bu zulüm ömür boyu devam etmez. Bu yıkımın ve zulmün emrini verenler, insanlık trajedisine yol açanlar bağımsız bir gerçek yargı önüne çıkacak ve halklarımıza hesabını vereceklerdir."
Sicili kabarık Türkiye
Türkiye’nin insan hakları ihlalleri bakımından siyasi sicili kabarık ülkelerin başında geldiğini; 2019’un bazı hak ihlalleri tablosuna bakıldığı zaman bu dramatik durumun rahatlıkla görüleceğini kaydeden Kubilay, şunları paylaştı: " HDP’nin kazanmış olduğu; 3 büyükşehir başta olmak üzere, 1 il, 20 ilçe ve 2 belde belediyesi olmak üzere 28 belediyeye siyasi darbe yoluyla el koyulmuş ve kayyum atanmıştır. 20 Belediye Eşbaşkanı cezaevlerinde siyasi rehine olarak tutuluyor. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürünün verilerine göre Türkiye’de toplam 286 bin 500 tutuklu ve hükümlü bulunuyor. Cezaevlerinde 3 bin 100 çocuk hükümlü ve tutuklu var, 780 çocuk ise anneleri ile birlikte cezaevlerinde kalıyor. Cezaevlerinde hastalık, intihar, şiddet ve benzer gerekçelerle en az 38 kişi yaşamını yitirmiştir. 962 toplantı ve gösteriye müdahale edilmiştir. 2 bin 886 kişi bu müdahalelerde kaba dayak ve kötü muameleye maruz kaldıklarını ifade etmiştir. 2019 yılının ilk 11 ayında 65 gazeteci gözaltına alınmış, 19’u tutuklanmıştır.
Kuzey-Doğu Suriye’de işgal saldırıları sonucunda 300 binden fazla insan göç etmek zorunda kalmış, 478 sivil hayatını kaybetmiş, bin 70 sivil yaralanmıştır. 9 Ekim ile 11 Ekim 2019 tarihleri arasında geçen 2 günlük sürede, bu gerçekleri sosyal medyada dile getiren 500’e yakın kişi hakkında İçişleri Bakanlığı’nca işlem başlatılmış, 121’i gözaltına alınmıştır."