
Almanya'da 1988 yılından bu yana her yıl barış ve halklar arasında anlayışı geliştirmek için katkıda bulunan kişi ve kurumlara verilen Aachen Barış Ödülü'nün sahibi bu sene Türkiye'den Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi ile Almanya'dan Offene Heide girişimi oldu.
'Bu Suça Ortak Olmayacağız'
Barış İçin Akademisyenler inisiyatifinin "Bu Suça Ortak Olmayacağız" adlı bildirisine imza atan akademisyenler AKP hükümetini Kürt illerindeki askeri operasyonlara son vermeye çağırmıştı. Bildiriye imza atan akademisyenlerin bir kısmı hakkında soruşturma başlatılmış, bazıları işten çıkarılmıştı. Bildiriye imza attıkları için tutuklanan dört akademisyen Doç. Dr. Kıvanç Ersoy, Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan, Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya ve Yrd. Doç. Dr. Meral Çamcı ise Nisan ayında tahliye edilmişlerdi. Akademisyenler "terör örgütü propagandası" yaptıkları iddiasıyla yargılanıyor.
Aachen Barış Ödül Komitesi tarafından yapılan açıklamada, ödülle akademisyenlerin yanı sıra savaş ve Türk toplumunu bölme politikasına karşı mücadeleyi desteklemek istendiği belirtilmişti.
Ödül Dünya Barış Günü'nde verildi
Almanya'nın en prestijli ödüllerinden Aachen Barış Ödülü 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde sahiplerine takdim edildi. Aachen kentininin tarihi Aula Carolina binasında yapılan ödül törenine Barış İçin Akademisyenler adına Esra Mungan ve Çetin Gürer katıldı. Töreni izleyenler arasında Aachen Belediye Eşbaşkanı Hilde Scheidet, Aachener Friedenspreise Başkanı Ralf Woelk ile Türkiye’den çok sayıda da akademisyen ve yaklaşık 500 kişinin olduğu bir konuk topluluğu vardı.
Barış isteyenler susturulmak isteniyor
Esra Mungan ve Çetin Gürer ödül töreninde yaptıkları konuşmalarda, Türkiye'de barış isteyenlerin susturulmak istendiğine dikkat çekti.
Gürer: Vahşete sessiz kalamazdık
Konuklara seslenen Çetin Gürer, "Türk devletinin Kürtlere karşı uyguladığı vahşete karşı sessiz kalamazdık. Cizre’de bodrumlarda katledilen insanlara, oradaki halkın çığlıklarına sessiz kalamazdık. Bizler doğru bildiğimiz şeyi yaptık ve arkasında durduk. Bundan sonra da barış arayışımız devam edecek" dedi.
Mehmet Tunç’un sözleri unutulmadı
Gürer konuşmasını Cizre'de vahşet bodrumlarında katledilenlerden Kürt siyasetçi Mehmet Tunç’un sözleriyle bitirdi: "Belki bizleri katledebilirler, öldürebilirler, işkence edebilirler ama hiçbir zaman boyun eğmeyeceğiz. Başımız her zaman dik olacak."
Mungan: Acımasız bir cadı avına tutulduk
Esra Mungan da konuşmasında Kürt illerinde yapılan zulme sessiz kalmadıkları için hedef gösterildiklerini ve yargılandıklarını söyledi. "Bu Suça Ortak Olmayacağız" dedikleri için Türkiye'de korkunç ve acımasız bir cadı avına tutulduklarını söyleyen Mungan bu nedenle Barış İçin Akademisyenler inisiyatifinin Aachen Barış Ödülü'ne layık görülmesinin çok önemli olduğunu vurguladı.
Doğru olanı yaptık
Akademisyen sözlerinin devamında "Ama biliyorduk ki yaptığımız etik olarak doğru olandı. Hatta bu yaptığımız; okuyan, yazan, düşünen, sorgulayan ve tüm bunları öğrencilerimize de öğretme iddasında olan insanlar olarak sorumluluğumuz ve görevimizdi. Bize göre suçları görüp sessiz kalmak suça ortak olmaktır, bu kadar basit" dedi.
Nazilere direnen aydınlara şükran
Mungan konuşmasının devamında Nazi Almanyası'na direnen Alman aydınlarının onurlu tavrını hatırlatarak, "Psikoloji alanının önemli bilimcilerinden ve Gestalt psikolojisinin kurucularından Wolfgang Köhler’in üniversitede derslerini Nazi selamı ile başlatmayı reddetmesi ve Nazi rejimi hakkında hiç sakınmadan sert eleştiriler yazması çok önemliydi. Keşke dönemin Almanyası'nda yüzlerce, binlerce Köhler olsaydı. Belki o korkunç acılar yaşanmazdı" ifadelerini kullandı.
Barış mücadelesi her yere taşınmalı
Aachen Belediye Eşbaşkanı Hilde Scheidet de dünyada halen devam eden savaşların neden olduğu yıkıma ve kayıplara dikkat çekti. Yeşiller Partili siyasetçi, "Savaşlarda çok acılar yaşanıyor. İnsanlar yerlerinden yurtlarından olduğu gibi yaşamları da alt üst oluyor. Buna engel olmak için bizler yaşadığımız her alanı barış yerine çevirmeliyiz. Sadece böylesi organizasyonlarda ya da etkinliklerde değil; okulda, iş yerinde, yolda, evde her saniyemizi barış mücadelesiyle doldurmalıyız. Bugün genç nesillerin yapmak istedikleri bize örnektir" dedi.
Türkiye Kürt kazanımlarını hedefliyor
WDR programcısı Restle Georg da Türkiye’nin Cerablus'a müdahalesinin Kürt kazanımlarına karşı olduğunu söyledi. Georg, "Bugün DAİŞ’e karşı mücadele veren sadece Kürtlerdir. Türkiye, DAİŞ gibi örgütlere destek verdiği gibi Kürt kazanımlarına da karşı çıkıyor. Türkiye, Kürtlere karşı NATO desteğini de arkasına alıyor" ifadelerini kullandı.
Aachen Barış Ödülleri’ne daha önce Türkiye’den 1995 yılında Kürt siyasetçi Leyla Zana ve 2005 yılında insan hakları savunucusu Eren Keskin layık görülmüştü.
ERDAL ALIÇPINAR/AACHEN