
Hrant için...
Matossian, kitabın Türkçe basımına yazdığı önsözde, Hrant Dink’in bu kitabın Türkçe’de yayımlanmasını çok istediğini belirterek, “Bir arkadaşımı bu çevirinin birinci bölümünün ilk cümlelerini okurken duymak gözlerimi yaşarttı; beni Türkçe konuşan Ermeni büyükanneme ve büyükbabama, iyisiyle kötüsüyle paylaştığımız o ortak geçmişe götürdü. Hrant, bu kitap senin için...” diyor.
Matossian, “Arshile Gorky: Kara Melek” adlı kitabında, 1915 soykırımının izlerini yaşamı boyunca taşıyan Gorky’nin, 1948’de henüz 46 yaşındayken intiharına kadar yaşadığı acıları, resimlerinin yanması, ciddi bir kanser ameliyatı geçirmesi, boynunun ve kolunun kırılmasına neden olan kaza, eşi tarafından terk edilişi sonucu yaşadığı ruhsal çalkantıları kapsamlı bir araştırmayla gözler önüne seriyor. Gorky’nin intiharının yarattığı sarsıntı savaş sonrası sanat dünyası üzerinde derin bir gölge bıraktı. Yakın arkadaşları, Gorky’nin saygınlığını korumak için onurlu bir yol seçtiğine inandılar.
Yolculuklar kitabı
Asıl adı Manuk Adoyan olan Arshile Gorky, ABD’ye gittikten sonra, Gorky soyadını yazar Maksim Gorki’nin adından almıştı. Rusça’da “gorki”, “acı” anlamına geliyor. Giderek ülkenin en önemli ressamlarından biri olan Arshile Gorky, pek çok sanat yazarı tarafından “Avrupalı gerçeküstücü ressamlarla Amerikalı soyut dışavurumcular arasındaki bağı kuran ressam” olarak tanımlanmıştı.
Yazar Nouritza Matossian, 20 yılı aşkın süren araştırmalarına dayanan kitabında, doğumundan intiharla sonuçlanan ölümüne dek ressam Arshile Gorky’yi ve sanatını bütün yönleriyle mercek altına alıyor.
Van Gölü kıyısında geçen çocukluğu, savaş ve sürgün yılları, giderek parçalanan bir aile, Erivan, Tiflis, İstanbul ve Amerika’ya göç ile başlayan ressamlık mücadelesi, fırtınalı ilişkileri... Asıl adı Manug Adoyan’ı yüreğine gömüp Arshile Gorky adına sarılarak yaşama tutunma mücadelesi...
Baştan sona bir ‘yolculuklar’ kitabı olan Gorky’nin yaşamöyküsünde okuyucu onun serüveniyle birlikte Kandinsky, Picasso, Mark Rothko, Jackson Pollock, Roberto Matta, Andre Breton vb. gibi kimisi Nazi işgallerinden kaçıp Amerika’ya sığınan birçok entellektüel ve sanatçının dünyasını, aralarındaki tartışmaları ve sanattaki yeni gelişmeleri izleme fırsatı buluyor.
Çok yönlü bir insan
Nouritza Matossian, Ermeni yazar, oyuncu, yayıncı ve insan hakları savunucusu. 1945’te Kıbrıs’ta doğdu. Londra Üniversitesi Felsefe bölümünden mezun oldu. On yıllık bir çalışma sonucu yazdığı Yunan besteci Iannis Xenakis’in yaşamöyküsü, Xenakis (1981), bestecinin hayatı, mimarlığı ve müziği üzerine kaynak kitap niteliğinde. Bu kitaptan yola çıkarak BBC2 için ‘Something Rich and Strange/Zengin ve Tuhaf Bir Şey’ isimli elli dakikalık bir belgesel hazırladı. Yirmi yıl süren araştırmaları sonucu ressam Arshile Gorky’nin hayatını kitaplaştırdığı ‘Black Angel: A Life of Arshile Gorky’ (1998) adlı eseri ise Atom Egoyan’ın ödüllü filmi Ararat için esin kaynağı oldu. Gorky’nin, hayatına girmiş dört kadın üzerinden yaşamını, müzik ve resimler eşliğinde sergilediği tek kişilik bir performans kaleme aldı ve bunu Londra, New York, Kıbrıs, Paris, Lübnan, İran, Romanya ve Gürcistan gibi dünyanın birçok farklı yerinde sergiledi. 2004-2007 arasında Hrant Dink ile yaptığı söyleşilerin video kayıtlarından oluşturduğu filmi ‘Hrant Dink: Heart of Two Nations/Hrant Dink: İki Milletin Kalbi’ ile 2008 Toronto Pomegranate Film Festivali İzleyici Ödülü’ne layık görüldü. The Independent, The Guardian, The Economist ve The Observer gibi çeşitli gazete ve dergilere yazılarıyla katkıda bulunan Matossian, 1991-2000 yılları arasında Londra’daki Ermenistan Büyükelçiliği Fahri Kültür Ataşesi olarak da görev yaptı.
KÜLTÜR SERVİSİ