
Süleymaniye’de “Öcalan felsefesiyle kadın özgürlüğü ve özgür eş yaşam” şiarıyla “Öcalan ve Kadın Konferansı” düzenlendi. Güney Kürdistan’daki kadının siyasi, ekonomik ve toplumsal sorunlarına çözümün arandığı konferansın sonuç bildirgesinde de “kadınların varlık mücadelesini yükselteceği” vurgusu öne çıktı.
Kürdistan Özgürlükçü Kadın Hareketi (Rêxirawa Jinên Azadîxwaz ên Kurdistan-RJAK) Güney Kürdistan’ın Süleymaniye kentinde önceki gün “Öcalan ve Kadın Konferansı” organize etti. Konferansta, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın paradigması temelinde Güney Kürdistan’da kadının yaşadığı siyasi, ekonomik ve toplumsal sorunlar ve çözüm yolları tartışıldı.
150 delegenin katıldığı konferansın açılış konuşmasını hazırlık komitesinden Şehen Mihemed yaptı. Güney Kürdistan’da kadınların ciddi olarak mağduriyetine sebep olan siyasi, ekonomik ve sosyal alanda yaşanan krize dikkat çekmek amacıyla konferansı düzenlediklerini belirtti.
Siyaset erkeğin tekelinde
Konferans ‘Kadın ve Siyaset’ başlıklı panelle devam etti. Panelin konuşmacıları, Güney Kürdistan ve Irak’ta siyasetin tümüyle erkeğin tekelinde yürütüldüğüne dikkat çekti. Goran Hareketi Irak Parlamentosu üyesi Sirwa Abdullatif, “Kadınların siyasette ve diğer alanlarda etkin olması özellikle kadın örgütlerinin temel sorumluluğudur” dedi.
Mücadele ortaklaştırılmalı
Tevgera Azadi Eşbaşkanı Şilan Şakir, bölgede yaşanan krizli ortamdan kadının siyasetin ve toplumsallığın dışına itilerek, iradesizleştirilmesine çalışıldığına dikkat çekti. Şakir, ‘bu gidişatı değiştirmek istiyorsak, mücadelemizi ortaklaştırarak büyütmeliyiz’ dedi.
Konferansın öğlenden sonraki son bülümünde ise Tevgera Azadi Sözcüsü Tara Hüseyin yaptığı konuşmada “Kadınlar için ideoloji gereklidir, kadınlar öncü olmalıdır. Kadının yurtseverliği ve toprağa bağlılığı, kadın ve toprağın her ikisi de anadır. Kadının ve toprağın savunulması birbirinden ayrı olmamalı” diye belirtti.
‘Mücadele özgürlüktür’
Özgür düşünce, eğer zihnen sistemden kopuş yaşanamazsa özgür olunamayacağını kaydeden Tara, “Tabi zihnimiz özgür olmazsa fiziki olarak da özgür olamayız. Bu nedenle de fikren özgür olmalıyız. Mücadele… Eğer kadınlar mücadele etmezlerse özgürleşemezler. Kavrayış için de mücadele gereklidir. Kadınların elindeki en büyük silah örgütlülüktür. Kadınlar kendilerinin örgütlemelidirler” şeklinde konuştu.
RJAK Bilim Ve Aydınlanma Komitesi Üyesi Evin Mihemed ise, yaşamın her zaman bir arayış ve yeni buluşlarla dolu olduğunu söyleyerek, “Ekonominin temini ya da diğer yaşamsal maddi konular, tüm canlıların başat sorunudur. Ekonomi bir gelişim ve yaşam aracıdır. Kendi varlığını sürdürme sistemidir. Bu evrensel bir yasadır. Yaşamın farklı yerlerinde her zaman genişliyor” diye konuştu.
Konuşmaların ardından konferansın sonuç bildirgesi RJAK Üyesi Sema Mihemed tarafından okundu. Kadınların ekonomi, politika, kültür ve bilim başta olmak üzere yaşamın birçok alanından dışlandıklarına dikkat çeken bildirgede, jineoloji perspektifiyle kadınların en çok da bu alanlarda varlık mücadelesini yükselterek özgürlükte ısrar edecekleri vurgusu yapıldı.
GAZETE ŞUJIN - ANF/SİLÊMANÎ