Toprağını satanları düşkün ilan edeceğiz
Dosya Haberleri —

Varto, JES eylem
- Muş’un Varto ve Bingöl’ün Karlıova ilçelerinde 22 köyü kapsayan JES projesine karşı köylüler günlerdir ayakta. ABD merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından yürütülen proje, bölgenin eşsiz doğal güzelliklerini ve yaşam alanlarını tehdit ediyor. Varto ile Karlıova'ya giderek projeden etkilenen köylere gidiyorum, bölge halkına kulak veriyorum...
- Ameran Köyü'nden Alev Yılmaz Amerikalı IGNIS şirketi için "Amerikanlı şirket, İblis mi, Ignies mi hiç işi gücü yok mu gelip burada Varto'yu kalkındırıyor?" diyor. Yılmaz, "Burada bizim kutsal inanç merkezlerimiz var, mezarlarımız var. Bizim burada varoluşumuz var. Bin yıllardır bu topraklar üzerinde biz yaşıyoruz. Başımızı veririz, biz buna izin vermeyiz" diyor.
- İstisnasız tüm köylülerin en çok şikayet ettiği şeylerin başında sürecin tümünün hukuksuz olması, hiçbir bilgi verilmeden gizli yürütülmesi, yönetmeliklere uyulmaması, itiraz hakkının tanınmaması... Devletin tüm süreci gizlemesi, köylülere tuzak kurması. İçmeler köyü muhtarı Çayan Dursun, JES projesini tamamen tesadüf öğrendiklerini söylüyor.
- Badan Köyü'nden Ali Rıza Vural, "Amaçları bölgeyi insansızlaştırmak. Biz diyoruz ki, vallahi başımızı koyacağız" diyor. DEM Parti'ye de eleştiride bulunuyor köylüler: "Şirket, belediye ile görüşmüş bize erken söyleseler daha erken mücadele başlardı." Köylüler ayrıca şirket ile çalışan yerel mühendisler olduğunu söylüyor ve "Bunlar ağacın kurdu" diyor.
GÜLCAN DERELİ
Mûş’un Varto (Gimgim) ve Bingöl’ün (Çewlîg) Karlıova (Kanîreş) ilçelerinde 22 köyü kapsayan jeotermal enerji santrali (JES) projesine karşı köylüler günlerdir ayakta. ABD merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından yürütülen proje, bölgenin eşsiz doğal güzelliklerini ve yaşam alanlarını tehdit ediyor. Varto ile Karlıova'ya giderek projeden etkilenen bölge halkına kulak veriyorum, bu cennet coğrafyanın güzelliklerine şahit oluyorum. Eğer izin verilirse bu nerdeyse dünya oluştu oluşalı el değmemiş doğal güzellikler, envai çeşit bitki, hayvan ve börtü böceğe evsahipliği yapan topraklar zehirlenecek, insanlar da ana topraklarından sürülecek.
Köylüler tesadüfen öğreniyor
Önce Varto ve köylerine gidiyorum. İlkin JES projesinden nasıl haberdar olduklarını soruyorum. Bir köyün kadın muhtarının kendisine bir belge imzalatılmak istenmesinden şüphelenmesi ve durumu haber vermesiyle ortaya çıkıyor. Mera Komisyonu'nda olan Çalıdere Köyü muhtarı Bahar İncesu, Tarım İl Müdürlüğü'ne çağrılıyor ve burada bir evrak imzalatılmak isteniyor. Ancak Bahar hanım, baskı altına alınıp belge imzalatılmaya çalışıldığını fark edince Mera Komisyonu'nda olan Muhtar Serdar bey ile Muhtar Çayan beyi bilgilendiriyor. İçmeler köyü muhtarı Çayan Dursun ile Çaylar Köyü'nde buluşuyoruz.
Sürecin devamını Muhtar Çayan Dursun'dan dinliyoruz: "Mera Komisyonu'nun Çalıdere'deki sondajlama çalışmasıyla ilgili çalışma ruhsatı yani arazi tahsisi için çıkarılan ruhsat var. O ruhsattaki dilekçeden öğrendik biz bu işi. O dilekçe orada ruhsatlandırmanın yapılabilmesi için Mera Komisyonu'ndan imza almaları gerekiyor. Köydeki muhtar da aynı zamanda Mera Komisyonu'nda üye. Ne zaman ki o Çalıdere'deki muhtarı imza için çağırdılar, o zaman haberimiz oldu. Muhtara evrakı zorla imzalatmak istemişler. O imzalamadı, sonra bizi aradı. Biz birlikte gittik. İmzadan imtina ediyoruz, tutanak tutun dedik. Tutanak tuttular, imzalamadık. Sonra Mera Komisyonu olarak evrakı inceledik. Oradan bilgi sahibi olduk. Sonra kararının iptali yönünde dilekçeler verdik." Avukatlar ise geçtiğimiz günlerde idari mahkemeye yürütmeyi durdurması için başvuruda bulundu.
Her şey usulsüz
Bürokrasiden bilgi edinemediklerini ifade eden Dursun, şöyle devam ediyor: "IGNIS firmasının 2025'teki çalışma raporlarını okuduk, oradan öğrendik. Tüm bilgiye de oradan ulaştık. O raporda ÇED sürecini nasıl izlediklerini, her şeyi ayrıntısıyla yazmışlar ve kurumlardan bu konuda görüş almışlar, her şey o raporda var. Sonradan tabi girişimlerimiz oldu, bürokrasi ayağında ama bürokrasinin kapıları sonuna kadar bize kapalı çünkü bilgi vermiyorlar. Gittik, örneğin özel idareyle de konuştuk. Özel idarede bu ruhsatlandırma işinin nasıl yapıldığını sorduk. Müdürlerle kavga ettik, bilgi vermiyorlar. Yukarıdan evrak gelmiş önlerine, imzalamış da sorgulamamışlar. Onun için bu firma, bu işi mevzuata uygun yapmamış. ÇED gerekmez raporu var. Bunun da normalde askı süreleri var, o da yapılmamış. Çalışmanın olduğu alan neresiyse orada askıya çıkması gerekiyor, askıya çıkarmamışlar. Hiçbir şeyi askıya çıkarmıyor, hepsi alttan kaçırmışlar."
Köylüler doğa için ayakta
İstisnasız tüm köylülerin en çok şikayet ettiği şeylerin başında sürecin tümünün hukuksuz olması, hiçbir bilgi verilmeden gizli yürütülmesi, yönetmeliklere uyulmaması, itiraz hakkının tanınmaması... Devletin tüm süreci kendilerinden gizlemesi...
JES'in duyulmaya başlamasıyla köylerde önce tedirginlik başlar. Sonra bu konuda bilgilenmeye başlayan köylüler hemen örgütlenir, tüm Varto ve Karlıova'da bilgilendirme toplantıları yapılır, hemen ekoloji inisiyatifleri kurulur, avukatlarla görüşülür, eylem takvimi çıkarılır, itirazlar yapılır, herkes harıl harıl çalışmaya başlar... Varto ve Kanirêş Ekoloji İnisiyatifleri kurulur. Sadece bölgede yaşayanlar değil Avrupa, İstanbul, İzmir, Adana başta olmak üzere her yerdeki Vartolu ve Karlıovalılar harekete geçer, destek eylemlerine başlar, kadınlar ayrıca örgütlenir.
Köyüne geri döndü ama...
Varto Ekoloji Platformu’ndan Alev Yılmaz ile JES projesi kapsamına giren Ameran (Onpınar) Köyü'nde buluştuk. Ameran Köyü'nde dünyaya gelen, İstanbul'a göç eden ve 22 yıl sonra tekrar doğduğu topraklara dönen Alev Yılmaz, "Annem 72 yaşında, yaşlı ve yalnızdı onun da eksiyle köye döndüm. 5 yıldır köyde yaşıyorum. Burada hayvancılık yapıyorum" diyerek kendini tanıtıyor. Alev Yılmaz, parti ayrımı yapmadan herkesi yaşam alanları ve doğa için mücadeleye dahil ettiklerini söylüyor. CHP de DEM Parti de destek veriyor. Alev Yılmaz, çok kararlı, toprağın ve doğanın sesini hissederek konuşuyor.
'Biz doğaya inanırız'
Alev Yılmaz, anlatıyor: "Biz direnişimizde haklıyız ve kazanmadan da asla bırakmayacağız. Başım da gitse, gövdem de gitse asla coğrafyamdan vazgeçmiyorum, köyümden vazgeçmiyorum. Mengel Deresi'nden vazgeçemem, Bozat'tan, Hızır'dan vazgeçemem, Goşkar Baba'dan vazgeçemem. Burada bizim kutsal inanç merkezlerimiz var. Bizim burada ziyaretlerimiz var, mezarlarımız var. Bizim burada varoluşumuz var. Bin yıllardır bu topraklar üzerinde biz yaşıyoruz. Ve bir Alevi olarak söylüyorum. Biz Aleviler toprağı, havayı, doğayı çok seviyoruz. Zaten bizim için en büyük kutsal emanet doğadır, tabiattır. Biz ağaçlara inanırız, ağaçları kesmeyiz. Biz hayvan katletmeyiz, ava gitmeyiz. Bin yıllardır bu mücadeleyi sürdürüp buraya gelmişiz."
İblis şirketi
Alev Yılmaz, Amerikalı IGNIS şirketi için "Amerikanlı şirket, İblis mi, Ignis mi hiç işi gücü yok mu gelip burada Varto'yu kalkındırıyor? Siz buna inanıyor musunuz?" diyor. Yılmaz, bölgenin cennet doğasına dair de, şunları belirtiyor: "Binbir çeşit çiçek var burada. Bitki var. Ve artık nesli tükenmek üzere olan mesela hayvanlarımız var. Kınalı kekliğimiz var, vaşak var burada. Kırmızı benekli alabalık var dünyanın çok nadir yerlerinde artık var, burada var. Bizim mesela bu jeotermalle ilgili çalışmalar hepsi ormanlık alanlarımız içerisinde, meralarımız hep ormandır, mesela karşıda gördüğünüz bütün orman alanları hepsi jeotermal içine girmiş. Köy diye bir şey kalmıyor. Badan'a bakıyoruz Badan diye bir şey kalmayacak. Tatan diye bir şey kalmayacak. Yani kalkındırma projesi adı altında Varto'yu talan edecekler, yok edecekler, insansızlaştıracaklar. Biz buna izin vermeyeceğiz."
Abdurrahman Paşa Köprüsü ve Şeyh Said
Varto'da ayrıca yapılan barajların bölgenin tarihi yerlerini nasıl sular altında bıraktığını da öğreniyorum. Urartu döneminden kalan kaleler HES suları altında kalmış. Bölgenin yakın tarihi için büyük anlamı olan tarihi Abdurrahman Paşa Köprüsü de sular altında kalmış. Bu köprü Şeyh Said'in Amed'de dönüşte yakalandığı nehir üzerine kurulmuş bir köprü. Bir zamanlar her üzerinden geçenin Şeyh Said'i andığı bir köprüymüş. Artık yok...
Amaçları insansızlaştırmak
Varto'nun Badan Köyü'nden Ali Rıza Vural ile Varto merkezde buluşuyoruz. Emekli öğretmen olan ve yaklaşık 5 yıl önce köyüne dönen Ali Rıza Vural, "Memleketimin doğasına, suyuna, havasına, toprağına aşık olan bir insanım. Köyüme gelince ilk olarak salep ektim, sonra safran ektim. Lavanta ektim. Şu anda lavanta tarlam var. Çok güzel. Şimdi de bir dut bahçesi yaptım. Oradan ipek böcekçiliği... Burada amaç bu yaştan sonra para kazanmak değil, gençlere örnek olabilmek, artı değeri olacak bir şey yaratmak. Çünkü insanlar hayvancılığın dışında başka hiçbir iş yapmıyorlar. Tarlalarımız hep bomboş, kimse çalışmıyor. Bir şeyler olsun diye yaptık. Şimdi kendimiz böyle emekli bir şekilde, köyümüzde huzurlu bir şekilde yaşıyorken birdenbire jeotermal hikayesi çıktı karşımıza" diyor. Jeotermal ile bölgedeki yaşamın tümden yok olacağını kaydeden Ali Rıza Varol, toprağını şirkete satanları düşkün ilan edileceğini ve toplum için çıkamayacaklarını vurguluyor ve ekliyor: "O toprakları biz alırız."
Çatışmalı dönemde boşaltılamayan köylerin şimdi ekolojik kırımla boşaltılmak istendiğini söylüyor: "Doğal örtü bitki örtüsüne zarar verdikten sonra o hayvanlar nereden beslenecek? O kimyasalın bulaştığı bitki örtüsünden beslenecek. O hastalık hayvana geçecek, hayvandan insana geçecek. Dolayısıyla bir bütün insan sağlığını tehdit ediyor. Yani bırak doğa zaten gidiyor, insan sağlığına tehdit ediyor. Temel amaçları da tam da bu, bölgeyi tamamen insansızlaştırmak. Biz diyoruz ki, vallahi başımızı koyacağız."
Nöbet eylemleri başlıyor
İlk sondajın yapılacağı yer Çalıdere'yle Badan köyü arasındaki bir nokta. Şirket 20 Mayıs'ta sondaj vurmayı düşünüyor. Belki önceden de gelebilirler diye köylüler hazırlıklara başlamış. Sondajın yapılacağı köyde diğer tüm köylerdeki yurttaşların da katılımıyla nöbet eylemi planlanıyor. Yine sondajın yapılacağı alanda işgal eylemleri yapacaklarını söyleyen Ali Rıza Vural, "Oraya kamp kuracağız. Şirketi oraya sokmayacağız. 24'ünde miting kararı aldık. Varto'da yapılacak. Açık çağrı yapıyoruz. Ekoloji mücadelesi yürüten herkesi mitinge katılmaya çağırıyoruz. Metropollerdeki, yurt dışındaki Vartoluları da çağırıyoruz" diyor.
DEM Parti'ye bir eleştiri
Köylüler, DEM Partili belediyeye de bir eleştiride bulunuyor. Şirket yetkililerinin belediye ile görüştüklerini ve, "Biz burada sıcak suyu tespit ettik. Seracılıkta, ısıtmada kullanacağız. Kaplıcalar olacak, oteller olacak, turizm gelişecek. Varto halkı kalkınacak" diyerek belediyeyi yanılttığını söylüyorlar. Köylüler, DEM Parti'nin halka daha erken haber vermesi durumunda mücadelenin çok önceden başlatılabileceği ve şirketin engellenebileceği eleştirisinde bulunuyor. Köylüler, DEM Parti belediyesinin mücadeleye dahil olduğunu ve dayanışma içinde olduklarını da söylüyor.
* * *
Şirketin göz diktiği köyler
Varto köyleri: Badan (Teknedüzü), Ameran (Onpınar), Zengena (Güzeldere), Mengel (Alabalık), Kuzik (Gölyayla), Civarkan (Kartaldere), Caneseran (Dağcılar), Çorsan (Yeşildal), Tanzik (Armutkaşı), Tatan (Güzelkent), Hemug (Küçüktepe), Qasiman, Xaşxaş (Eryurdu), Uskira (Çaylar), Şorik (Tuzlu), Şeman (Taşlıyayla), Gadizan (Ozankent), Xwarik (Çalıdere) ve Dewreşêli mezrası,
Karlıova köyleri: Kargapazar (Qerxabazar), Kızılağaç (Aynik), Kaynarpınar (Licik), Kantarkaya (Şorik), Ilıpınar (Çêrmûk), Sakaören (Siqavêlan).
* * *
Şirketin yerel uşakları ve ağacın kurdu
Köylüler, devletin ve şirketin adeta kendilerine tuzak kurarak bür süreci yürüttüğünü belirtiyorlar. Buna göre 2023 yılından bu yana köylere gelerek sondaj yapan uzmanlara köylüler ne yaptıklarını soruyor. Varto ve Karlıova'daki 22 köye de deprem riski için ölçüm yaptıklarını, fay hatlarını incelediklerini söylüyor. Yine devlet görevlilerinin bu ölçümlerde elde ettiği bilgileri şirkete ilettiği belirtiliyor. Bu yeraltı sularına ilişkin büyük firmalara bilgilerin bir şekilde sızıldığı ifade ediliyor. Köylülere göre Varto'da bilgiyi veren Kovk köyünden bir mühendis. Adının Alper Baba olduğunu belirten köylüler bu mühendisin aynı zamanda JES'i yapan şirketin danışmanı olduğunu öğrendiklerini söylüyor. Köylüler, ağacın kurdu içindedir diyerek tepki gösteriyor.
YARIN: Karlıova ve ilçenin en büyük köyü Kargapazar JES'e karşı







