O gün halaylar çektiler, şarkılar söylediler. Diyarbakır Cezaevi’ndeki PKK’li tutsaklar heyecandan yerinde duramıyordu. Eruh’ta ilk kurşun patlamıştı… Cezaevindeki tutsaklar en çokta Mazlum’un, Hayri’nin, Kemal’in, Ali’nin, Ferhat’ın bu anı görmelerini istiyorlardı. Hem hüzün hem sevinç vardı. 

Tutsaklar halaylar çekerken, Ali Temel başka bir şeyle uğraşıyordu. Bir elinde bir tahta, bir elinde çorap… Tutsaklar şaşkındır. ‘Tahta ve çorapla ne yapacaksın Ali’ diye sorarlar. Ali, ‘birazdan göreceksiniz’ cevabını ver. 

Ali, tahta ve çorap ipliğinden yaptığı müzik aletiyle Kürtlerin tarihine damgasını vuran Vayê PKK Rabû şarkısının alt yapısını hazırlıyordu. İşte o şarkının hikayesi…


Şarkılar söylüyorduk

15 Ağustos 1984 tarihinde Eruh’ta ilk kurşun patladığında Diyarbakır Cezaevi’ndeydik. Agit’in kurtuluş için sıktığı ilk kurşunla seslerini dünyaya duyurması, bize coşku ve ilham vermişti. Cezaevindeki yoldaşlarımızla bir araya gelerek, sözler hazırlayıp şarkılar söylüyorduk.

Ali Temel ile aynı koğuşta kalıyorduk. Ali bana şiir yazacağım. Sen de bana eşlik et, bu şiirin ahengini yakalayalım’ dedi. Kalkıp ayaklarımızdaki çorapların naylon iplerini çözdük. Daha sonra bu naylon ipleri kendi imkanlarımızla tahtadan yaptığımız teşî yardımıyla döndürerek, bu ipleri tambur teli haline getirdik. 

Daha sonra Ali Temel, cezaevinde bulduğu bir tahtayı, şeker kutusuna monte ederek, çoraplarımızdaki naylon iplerden hazırladığımız telleri buna bağladı. Ardından yaptığı tamburun notasını ve perdelerini de yaptı. 

Ali arkadaş hazırladığı bu aleti çaldığında aynen sazın sesini çıkarıyordu. Ali, hazırladığı tamburu çalarak Vayê PKK Rabû şarkısının sözlerine yazıp söylüyordu. Ben de bu sözleri tekrar ediyordum. Ali arkadaş, bu şekilde Vayê PKK Rabû şarkısının sözlerini tamamladı. Bu şarkıyı hazırladığımızda sanki bütün dünya bizim olmuşçasına mutlu olduk.

Şarkı koğuştaki bütün arkadaşlara moral oldu, onlarda coşku ve heyecan yarattı. Ali şarkıyı koğuşta söyledikten sonra, bizlere ‘bu şarkıyı dışarıya göndereceğim. Bu şarkı cezaevinden dışarı çıktığında büyük ses getirecek göreceksiniz’ dedi. 

Aynen onun dediği gibi oldu, onun şarkısı dışarıda dilden dile dolaştı. Bu parça PKK ve Kürtlerin marşı oldu. Ben bu şarkının dışarıya çıkıp halk, sanatçılar ve gerilla arasında söyleneceğine inanmıyordum. Vayê PKK Rabû beklediğimizden daha büyük yankı yaptı. 

Ali Temel’in arkadaşlarına karşı dürüst ve onlara sürekli moral veren, kendi davası ve halkına olan inancı çok güçlü olan çalışkan ve emektar bir insandı. Kürt halkı Ali’yi unutmamalı.


Bombanın pimini çeker

1981 tarihinde tutuklanarak Diyarbakır Cezaevi’ne konulan Mazlum Doğan, Ali Çiçek, Kemal Pir, Hayri Durmuş gibi cezaevinde yaşanan vahşete karşı gösterdikleri direnişte yaşamını yitirenlere yoldaşlık eden Ali Temel, bu tanıklığı şiirleriyle ve besteleriyle anlattı. Temel, 1990 yılında tahliye olduktan sonra kurucusu olduğu Koma Çiya ile çoğu kendi bestesi olan “Rozerin” adlı ilk kasetini çıkardı. O dönemlerde düzenlenen birçok etkinlik ve konserde sahne aldı. Bir süre özgür basın geleneğinden gelen “Özgür Ülke” gazetesinin kültür-sanat servisinde çalıştı. Sanatla çocuk yaşta tanışan ve sanat tutkusunu halkının mücadelesiyle birleştiren Ali Temel, PKK’ye katılır ve 13 Temmuz 1994 tarihinde Mazıdağı kırsalında bir ihbar sonucu kaldığı bir mağarada yaralanır. Temel, ele geçmemek için bombanın pimini çekerek yaşamına son verir. 


Mehmet İsa Kızıl