Festivalin açılış filmi olan La La Land, Amerikan müzikal filmlerinin klasik dönemine saygı anlamında çekilmiş. Hareketli ve müzik dolu bir yapım. Filmin başrol oyuncuları Emma Stone ile Ryan Gosling var.

Festivale Almanya’dan Wim Wenders, “Les Beaux Jours d’Aranjuez” adlı filmiyle yarışmaya katılıyor. Film, bir yaz döneminde yolculuk ve kimlik arayışları içinde geçen, aşkı arayan ve cinsiyetler arasındaki farklılığın anlamını sorgulayan bir kadın ile erkeğin ilişkisini anlatıyor.

Yine dikkat çekici filmlerin yönetmeni François Ozon’un yeni filmi “Frantz”, Birinci Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında kocasını yitirmiş bir Alman dul kadın ile savaşa katılmış Fransız bir asker arasındaki duyarlı aşkı anlatıyor.

Bu yılki festivale sadece iki kadın yönetmen katılıyor. İran kökenli İngiliz yazar-yönetmen Ana Lily Amirpour‘un “The Bad Batch” adlı korku filmi merakla bekleniyor. Martina Paranti ise “Spira Mirablis” adlı filmi ile festivale katılıyor.

Bosnalı-Sırp yönetmen Emir Kusturica, yaklaşık 10 yıllık bir aradan sonra çektiği “On The Milky Road” adlı filminde Bosna Savaşı sırasındaki bir aşk öyküsünü anlatıyor. Savaşlarda insanların birbirlerine neler yapabildiği, savaş sırasında hangi mekanizmaların devreye girebildiği, insanların sadece fiziki olarak değil, ruhen nasıl yıkıma uğradığı bu yılki Venedik Film Festivali’ne damgasını vurması beklenen ana tema.

Ödül için jürinin başkanlığını ise “American Beauty” ve “Skyfall” gibi filmlerin ödüllü İngiliz yönetmeni Sam Mendes yapacak. Festivalde Altın Aslan ve diğer ödüller, 10 Eylül Cumartesi akşamı sahiplerini bulacak. 


 KÜLTÜR SERVİSİ