
Suudi Arabistan önderliğindeki 10 ülke, Yemen’in başkenti Sana’nın kontrolünü ele geçiren ve Cumhurbaşkanı Abdrabbuh Mansur Hadi’nin sığındığı Aden’e doğru ilerleyen Şii Husilere yönelik askeri operasyon başlattı. ABD'nin lojistik ve istihbarat desteği verdiği askeri operasyonda başkent Sana ve Aden çevresindeki Husilere ait hedefler vurulurken, Şii milislere destek verdiği ileri sürülen İran’dan operasyona kınama geldi.
Sana ve Aden’e hava saldırısı
Husi unsurları, Çarşamba günü Aden’e 40 kilometre uzaklıktaki el Anad’ı ele geçirirmiş, Dışişleri Bakanı Riad Yasin de Arap Birliği’ne Yemen’e askeri müdahale yapma çağrısında bulunmuştu. Bu çağrının ardından harekete geçen Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Sudan, Fas, Pakistan, Mısır ve Ürdün, Avrupa saatiyle 24:00 sularında Husilerin kontrolündeki Sana ve Aden’e hava saldırısı başlattı. Al Arabiya televizyonuna göre, Suudi Arabistan’ın 150 bin asker ve 100 savaş uçağıyla katıldığı operasyona; BAE 30, Bahreyn 15, Kuveyt 15 ve Katar da 10 savaş uçağıyla destek veriyor.
Siviller de hayatını yitirdi
Bombardımanda, Husi liderlerinin hayatını kaybettiği ileri sürüldü. Yemenli kaynaklar ise Sana'daki hava saldırısında aralarında çocukların da bulunduğu en az 13 sivilin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Fransız Haber Ajansı AFP de sivillere ait cenazelerin enkaz altından çıkarıldığını gösteren fotoğrafları yayımladı.
‘Amaç Hadi’yi korumak’
Operasyonun başladığını ise Suudi Arabistan’ın ABD Büyükelçisi Adil el Cubeyr duyurdu. Cubeyr, Cumhurbaşkanı Hadi'nin talebi üzerine operasyona başladıklarını vurguladı. Amaçlarının, ‘Yemen Cumhurbaşkanı Abdrabbuh Mansur Hadi ve meşru hükümeti korumak‘ olduğunu söyleyen el Cubeyr, hava saldırılarına Körfez ülkelerinin de destek verdiğini açıkladı. Husilerin her zaman şiddet yolunu seçtiğini belirten Adil el Cubeyr, "Bu sadece bir bölge ile sınırlı kalmayacak bir operasyon" diye konuştu.
Kara operasyonu da gündemde
Reuters’a bilgi veren üst düzey Suudi kaynakları, Yemen’e yönelik bir kara operasyonunun da başlatılabileceğini belirtti. Habere göre bu kaynaklardan biri, "Meşru hükümeti tekrar başa getirme hedefimizi Yemen’in hava sahasını kontrol altına alarak gerçekleştiremeyiz… Düzeni sağlamak için kara harekatına ihtiyaç duyulabilir" dedi. Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tasnim Aslam da kara operasyonuna ilişkin olarak Suudi Arabistan’la görüştüklerini ve bu seçeneği değerlendirdiklerini açıkladı. Olası bir kara operasyonuna Mısır, Ürdün ve Sudan’ın da katılması bekleniyor.
Riyad sınıra asker yığdı
Hava operasyonuyla eş zamanlı olarak Yemen sınırına 150 bin asker sevk eden Suudi Arabistan, ülkenin güneyindeki havaalanlarından yapılan tüm uçuşların da durdurulduğunu açıkladı. Yemen’de ise ülkedeki büyük limanlar çatışmaların şiddetlenmesi nedeniyle kapatıldı.
İran kınadı, Türkiye destekledi
Operasyonun ardından gözlerin çevrildiği İran’dan ise beklendiği gibi tepki geldi. İran Yemen’e yönelik askeri harekatı kınadı ve ülkenin egemenliğinin ihlal edildiğini söyledi. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, "Dış güçlerin müdahalesi sadece daha fazla kan dökülmesine yol açar" dedi.
Suriye de Suudi Arabistan liderliğindeki operasyonu 'açık saldırganlık' olarak niteledi.
Türkiye ise Husilere karşı başlatılan harekatı desteklediğini açıkladı. Ankara, Riyad'ın operasyon öncesi kendilerine bilgi verdiğini de duyurdu.
SANA/RİYAD
Savaş kapıya nasıl dayandı?
Peki savaş Yemen'in kapısına nasıl dayandı? İşte olayların seyri: Yemen'in kuzeyindeki Şii Husi hareketi Eylül 2014'te başlayan ayaklanmasının sonucunda Ocak ayında başkent Sana'yı ele geçirdi. Ev hapsine alınan Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi ise 21 Şubat'ta ülkenin güneyindeki Aden kentine kaçarak daha önce verdiği istifasını geri çekti ve "görevimin başındayım" dedi. Husilerin Aden'e doğru ilerlemeye başlaması üzerine Hadi'nin ülke dışına kaçtığı ileri sürüldü. ABD, Hadi'nin konutundan ayrıldığını doğruluyor ancak nerede olduğunu gizliyor.
Ülkedeki güç dengesi nasıl?
Yemen'i anlamak için; Husiler, DAİŞ, El Kaide dengesi, İran ve Suudi Arabistan'ın pozisyonu, hükümetin tavrının ne olduğunu bilmek gerekiyor. İddialara göre Husileri Tahran, Sünnileri ise Riyad destekliyor. Riyad öncülüğündeki operasyonun arka planında da İran'ın bölgede giderek artan askeri ve siyasi varlığına son verme amacı yatıyor. Ayrıca ülkede rakip Sana ve Aden yönetimlerinin yanı sıra oldukça güçlü bir El Kaide varlığı da var. Ülkenin büyük bir siyasi karmaşanın içine düşmesi ve devlet sisteminin çökme noktasına gelmesiyle El Kaide'nin Yemen'de daha da güçlenebileceği endişeleri var. Yemen'deki iktidar mücadelesine DAİŞ de dahil oldu. Geçtiğimiz günlerde Sana'da Husilerin gittiği iki camiye düzenlenen ve 100'e yakın kişinin ölümüne yol açan saldırıları DAİŞ üstlendi. Bu saldırı DAİŞ'in Yemen'de gerçekleştirdiği ilk büyük çaplı eylem olarak da kayda geçmiş durumda.
Yemen bölünecek endişesi
Tüm bu kaosun ortasında ülkenin yeniden ikiye bölünebileceği endişeleri var. Avrupa Parlamentosu ve Birleşmiş Milletler, tarafların bir an önce görüşmelere başlayarak bir geçiş hükümeti kurmaları çağrısı yapıyor. Cumhurbaşkanı Hadi, Husilerle müzakereye hazır olduğunu söylüyor. Ancak Husilerden gelen sinyaller, müzakerelerin başlayabileceği izlenimini vermiyor.