İngiltere’de iki yıldır başta olan koalisyon hükümetinde fırtınalar esiyor. Koalisyonu çatırdatan ise Başbakan David Cameron. İngiliz Başbakan geçtiğimiz Cuma günü yapılan AB zirvesinde, Birliğin kurucu anlaşmalarında Euro Bölgesi ülkeleri arasında daha sıkı finansal entegrasyonu sağlayacak reformların yapılması kararını tek başına veto etmişti. Cameron’ın veto kararı, iktidarın küçük ortağı Liberal Demokrat Partisi’nde rahatsızlık yarattı. Parti’nin başkanı ve Başbakan Yardımcısı Nick Clegg, Cameron’ın veto kararının İngiltere’yi yalnızlaştıracağını belirterek, “AB’deyiz ve orada olmak istiyoruz. Avrupa’da 26’ya karşı bir konumunda yalnız kalmamızın, istihdam, büyüme ve bu ülkede milyonlarca insanın geçimi açısından kötü bir şey olduğunu açıkça söyledim” dedi.

‘Güvence vermediler’

Başbakan Cameron ise, Euro Bölgesi’nin 17 üyesi ile Euro kullanmayan dokuz AB üyesiyle ters düşmesini savunurak, bu yolda yalnız yürümeyi tercih ettiğini söyledi. Önceki gün Avam Kamarası’nda yaptığı konuşmada İngiltere’nin Avrupa Birliği’nde ayrılma gibi bir niyeti bulunmadığını söyleyen Cameron, “İngiltere AB’nin tam üyesidir ve geçen hafta meydana gelen olaylar bunu hiçbir biçimde değiştiremez. AB üyeliğimiz ulusal çıkarlarımız için hayati önemdedir” dedi. AB’nin İngiltere için ne kadar önemli olduğunu anlattıksan sonra Cameron, veto kararını, “İngiltere, gerekli güvenceler olmadan anlaşmalarda değişikliğe gidilmesini kabul etmiş olsaydı, tartışma olmayacaktı. İngiltere’nin elinde güvenceler olmayacaktı. Fransa ve Almanya geçtiğimiz hafta Euro Bölgesi’nin, mali düzenlemeler ve rekabet gibi ortak pazar konularında çalışması gerektiğini beyan etti. Bizim güvenceler talep etmemizin nedeni buydu ve bundan dolayı özür dilemeyeceğim” şeklinde gerekçelendirdi.
İktidarın küçük ortağını da ikna etmeye çalışan Cameron, “Bu güvencelerin kabul edilmesini isterdim ama Avam Kamarası huzurunda dürüstçe şunu söylemem gerek: Gerekli güvencelerden yoksun bir anlaşma ya da hiçbir anlaşma olmaması arasında bir seçimdi. Ve doğru yanıt, hiçbir anlaşma olmaması. Bu kolay bir şey değil. Ama doğru olanı bu” dedi.

Çözümsüzlük baskıyı getirdi
Cameron’ın bu kararı muhalefetin de tepkisini çekti. Anamuhalefet İşçi Partisi Başkanı Ed Miliband, Cameron’ın veto kararını ülkeyi felakete süreklediğini iddia ederek Başbakan’ı ağır bir dille eleştirdi. “Başbakan Cameron ülke çıkarlarını değil, çıkarlarını gözeterek AB’ye rest çekmiştir” iddiasında bulunan Miliband, iktidar partisinin İngiltere’yi Avrupa liginin zirvesinden en aşağıya indirdiğini ve ülkenin ‘kaybetmesine’ sebep olduğunu savundu.
Bu arada kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Avrupa Birliği liderlerinin geçen hafta yaptıkları zirve toplantısında, Euro Bölgesi’nin borç krizine “kapsamlı” çözüm bulmayı başaramamalarının, Euro Bölgesi ülkelerinin kredi notları üzerinde kısa vadeli baskıyı artırdığını açıkladı. Fitch tarafından yapılan açıklamada, “Görünen o ki, krize karşı ‘kapsamlı bir çözüm’ ortaya konulmadı” denildi.

Açıklamada ayrıca, “Kademeli çözümü öngören yaklaşım, tek adımda kapsamlı çözüm öngören yaklaşım ile karşılaştırıldığında fazladan ekonomik ve mali yükler getiriyor. Bu da krizin 2012 boyunca ve muhtemelen bölge geniş çaplı ekonomik toparlanmayı sağlayana kadar değişik düzeylerde baskı yaratacağı anlamına geliyor” denildi.

LONDRA