
ViaDem’in anlamı
Ama size ilk önce orada bulunmamın nedenini anlatayım. Okuduğum üniversitede Yasen isimli bir arkadaş var. Kendisinin müzik yaptığını önceden biliyordum. Yasen, üniversiteli arkadaşları ve beni müzik grubuyla sahne alacakları etkinliğe davet etmişti. Ben de meraklandım, ona bu etkinlik üzerine bir haber yapmak istediğimi söyledim. Ardından kısa bir sohbetle grubun üzerine konuştuk. Yasen bana grubunu şöyle tanıtı: “Söze ViaDem’in anlamıyla başlamak istiyorum. ‘Via’ Latince de ‘giden yol’ demek, ‘dem’ ise demlenmekten geliyor ve hoş bir kıvama varmak manasını içeriyor. ViaDem ile anlatılmak istenen o hoş noktaya giden yoldur. Bunu biz yaptığımız müzikle hissediyoruz ve hissettirmeye çalışıyoruz.”
Etnik ve inançlar birarada
Grubun şarkıcısı Yasen, ViaDem yedi kişiden oluştuğunu belirtti ve şunları söyledi: “Bu grupta Kürt’ü, Türk’ü, Alman’ı, Alevi’si, Sünni’si, Hıristiyan’ı ile bir araya geldik ve yaklaşık iki senedir de -hiçbir dil, din, ırk ayrımı yapmaksızın- birlikte müzik yapmaktayız. Biz yeri gelir Hiroşima’yı söylerken bir Japon, Kürtçe söylerken katledilen bir Kürt, Ermenice söylerken mezarı olmayan bir Ermeni oluyoruz. Sözün özü haksızlığa uğrayan her kimse o oluyoruz biz.”
‘Özgürlükçüyüz’
Genç müzisyen, Gezi Parkı direnişi üzerine yapmak istedikleri eylemi anlattı ve şöyle konuştu: “Daha önce planladığımız ve yakın zamanda sokakta gerçekleştireceğimiz Gezi Parkı eyleminin hazırlıklarını yapıyoruz ve bu vesileyle bütün dünyanın şahit olduğu haksızlıklara karşı buradayız. Ve bu haksızlıkları biz de müzikle bir kez daha dile getireceğiz. Buradan da anlaşıldığı gibi siyasi duruşumuz özgürlükçü oluşumuzdur. Özgür düşünüp özgür yaşamanın herkesin hakkı olduğuna ve buna kimsenin müdahale hakkı olmadığına inanıyoruz” diye konuştu.
Bir kaç gün sonra
Fridericianum müzesinin yanınında ViaDem sahne aldı. Keman, saz, cümbüş, gitar, def ve perküsyon sesleri sokağı canlandırıyordu. Yoldan tesadüfen geçen insanları büyülüyor ve onları durmaya zorluyordu, insancıl ritimler. Dinleyiciler zaman geçtikçe çoğalıyordu. ViaDem’in çeşitli dillerden söyledikleri eserlerden keyif alıyor, alkış tutuyorlardı. Ansızın Erdoğan naraları atan iki kişilik bir grup müzisyenleri susturmaya kalkmıştı, ancak Nazım Hikmet’in “Kardeşlerim bakmayın mavi gözlü olduğuma ben Afrikalıyım” dizelerini susturmaya güçleri yetmemişti ve sessizce uzaklaşmakla yetinmişlerdi.
ViaDem şarkılarına devam ediyordu. Bazen hareketli şarkılar Gezi Parkı üzerine, bazen Keçe Kurdan diyorlardı, bazen İngilizce, bazen de salt kemanın sesi yetiyorlardı. Yasen’in dediği gerçek çıktı. ViaDem’in hissettikleri biz dinleyiciler de hissediyorduk.
ViaDem safını belirlemişti. Ortadoğu’nun, Taksim’in, Rojava’nın kazan gibi kaynadığı günlerde, farklı insanların etnik kimlikleri ve inançları ne olursa olsun, birlikte haksızlığa karşı mücadele etmenin mümkün olduğunu sergiledi.
ÇETİN DEMİRBİLEK/KASSEL