
Şair, yeni kitabında “Hatıra defteri”, “Serzeniş”, “Yol” ve “Satır arası” bölümlerindeki şiirleriyle öfkesini, umudunu, hüzün ve sevinçlerini dile getiriyor.
Kırılma anlarını işliyor
Toplumsal bir bellek oluşturmanın peşinde olan Bulut, şiirlerindeki temalarıyla vicdan diyor, kana öfke değmesin diyor, barış ve sevda diyor. “Herkes için bir vicdan takın askıya/ filmin sonuna yetiştirin bütün çığlıkları, kederleri düşleri/ sonra yola düşüp, iyi yolculuklar görün” diyen şairin daha çok bir iç ses olarak kurguladığı şiirleri ile toplumsal bir duruşu, toplumsal bir sesi görünür kılmaya çalışıyor.
Bulut’un şiirlerinde hayat içinde kırılmaların izlerini sürmek de mümkün. Kitapta yer alan şiirlerde, erkeğin kadınla, kadının erkekle, çocuğun babayla, babanın çocukla, akın karayla, karanın akla, bireyin devletle devletin bireyle ilişkilerinde yaşanan kırılma anlarını ve bu kırılma anların ilişkileri belirleyen sürecinin serüvenini de takip şiirsel bir tat bırakıyor.
Gökkuşağının renkleri
Özgür E. Bulut’un şiirlerinde bu kırılma anlarının ardından hayat seyrini, Türkiye’de yaşananların gerçekliğini bulabiliyoruz. Kürt sorunundaki ya da Madımak katliamındaki kırılmaları; yine Hrant Dink’in katledilişindeki kırılma anına ait izleri Bulut’un şiirlerinde bulabiliyoruz. Roboskî katliamı ise tüm bu kırılmaların aynasıdır. Bu kadar çok kırılmaların yaşandığı bir ülkede şiirleriyle yağmurdan, fırtınadan, kopukluklardan umut yaratmaya çalışıyor. Vicdan ile dizeler oluşturup, sevda bahçesinden kapılar açıyor. Kırgınlıklardan bahara uzanan gökkuşağının renklerini şiirlerini işliyor. Daha da önemlisi “ben buradayım inadına” diyor.
Toplumsal bellek yaratıyor
Kitabın ilk bölümü olan “Hatıra Defteri”ndeki şiirler toplumsal bir bellek yaratma düşüncesi taşıyor ve ısrarla barışın kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu vurguluyor. Kitabın ikinci bölümü olan “Serzeniş” de ise şair, daha çok içsel bir yolculuğa çağırıyor okuru ve kişisel okumalarla aşk ve hüznün yan yanalığı, içiçeliğini, kaçış ve sitemkar bir dille ifade ediyor. Kitabın üçüncü bölümü olan “Yol”da ise şair, yollara düşürdüğü ruhunu takip ederken, bu bölümdeki şiirlerinde yolu da ruhuna taşıyor. Kitabın son bölümü olan “Satır Arası” ise tamamen özgür ve serbest bir dil ile kaleme alınmış şiirlerden oluşuyor. Bu bölümdeki şiirlerde felsefi bir bakış açısı, biraz da nihilist bir arayış var. Beşinci şiir kitabı ile Özgün E. Bulut kendine ait olan dil oluşturmak konusunda ısrar ediyor. Okuru tanıklığa çağırmak, soru sormak, kendi pür halini dikkat çekmek, ihmal ve nobranlığı göstermek gibi, heybetli bir sessizliğin karşısında olduğumuzu görünür kılarak, “vicdan” da ısrar ediyor.
BAYRAM BALCI