Karabük T Tipi Kapalı Cezaevi’nde açlık grevini sürdüren Hasan Umut Özer, şunları söyledi: “Düşmanın zulmü korkutmasın sizleri. Korku içinde olan düşmandır.
Direnişe kalktığınızda coplarla saldırıp zindanlara atabilirler. Bunlar korkutmasın sizleri. Cop izleri bir gün geçecektir ama unutmayın vicdana vurulan copların acısı ve izi geçmez.
Bizi anlatın. Herkese söyleyin; çocuklarımız ölüm kefeni giymişler. Kemaller ve Hayriler’in yoldaşları; 14 Temmuz’un varisleri; Seyit Rıza’nın torunları direniyor.”
Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Rozerin Kurt, gönderdiği mektubunda, haklı ve kararlı olduklarını belirterek, “Herkes bilsin ki; bizler iyiyiz. Bizleri merak etmeyin, koşullar ne kadar zor olursa olsun sonuna kadar direneceğiz” dedi.
DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’in cezaevinde 79. günden sonra Amed’deki evinde sürdürdüğü ve 176. gününde olan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi, 16 Aralık’tan itibaren Türk cezaevlerinde yayıldı. 16 Aralık’ta 10 cezaevinde başlayan ve 36 tutsağın dahil olduğu ilk grubun eylemi 138, 17 Aralık’ta 3 cezaevinde başlayan 10 tutsağın eylemi 137, 26 Aralık’ta 13 cezaevinde başlayan 35 tutsağın eylemi de 128. gününde. 2 Ocak’ta bir cezaevinde bir tutsağın başladığı eylem 121, 5 Ocak’ta 26 cezaevinde 100’ü aşkın tutsağın eylemi 118. gününde. 15 Ocak’tan bu yana süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel ve HDP eski Milletvekili Selma Irmak’ın eylemi de 107. gününe girdi. 17 Ocak’ta bir cezaevinde 3 tutsak; 27 Ocak’ta bir cezaevinde 5 tutsak; 28 Ocak’ta bir cezaevinde 2 tutsak; 29 Ocak’ta, bir cezaevinde 3 tutsak; 15 Şubat’ta da 8 tutsak daha eyleme katıldı. 1 Mart’tan itibaren ise tüm cezaevleri eyleme dahil oldu. HDP Milletvekilleri Dersim Dağ (3 Mart), Tayip Temel ve Murat Sarısaç (8 Mart) da Amed’de eylemdeler. Ayrıca Güney Kürdistan’ın Hewlêr kentinde HDP’li Nasır Yağız, 163; Mexmûr’da İştar Kadın Meclisi Üyesi Fadile Tok, 113; Germiyan’da Herêm Mehmûd, 68 gündür eylemde.
Tahliye direnişi engellemedi
Erzincan T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 7 Ocak’ta açlık grevine başlayan Sedat Akın, tahliye edilmesinin ardından eylemini Batman’daki evinde 116. gününde sürdürüyor. Gurbet Ektiren, Bakırköy Cezaevi’nde 15 Ocak’ta başladığı açlık grevi eylemini tahliye olduğu 8 Mart’tan bu yana Mardin’in Derik ilçesindeki evinde; İhsan Sinmiş (56), 1 Mart’ta Silivri Cezaevi’nde başladığı açlık grevini 11 Mart’ta tahliye olduktan sonra İstanbul Küçükçekmece’deki evinde; Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki Murat Aksin, 15 Mart’ta başladığı eyleme, 25 Mart’ta tahliye edildikten sonra Derik’teki evinde; Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde 5 Ocak’ta açlık grevine başlayan Mahsun Şen, eylemini tahliye olduğu 17 Nisan’dan sonra Derik’teki evinde; Amed’de HDP binasında açlık grevine başlaması üzerine gözaltına alınıp tutuklanan İsmet Yıldız 29 Mart’ta, Sevican Yaşar 2 Nisan’da, Salih Tekin ve Bilal Özgezer ise 5 Nisan’da tahliye edildikten sonra evlerinde sürdürüyor.
8 direnişçi şehit oldu
Almanya’nın Krefeld kentinde 20 Şubat’ta mahkeme önünde bedenini ateşe veren Uğur Şakar, tedavi gördüğü hastanede 22 Mart’ta şehit düştü. Zülküf Gezen (33), 17 Mart’ta Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde; Ayten Beçet (24), 23 Mart’ta Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nde; Zehra Sağlam (23), 24 Mart’ta Oltu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde; Medya Çınar (24), 25 Mart’ta Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde; Yonca Akici, 9 Mart’ta Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde; Siraç Yüksek, 2 Nisan’da Osmaniye 2 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde; Mahsum Pamay ise 5 Nisan’da Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde şehadete ulaştı.
30 Nisan’dan itibaren ölüm orucu
PKK ve PAJK’lı tutsaklardan Nesrin Akgül, Şükran Aydın, Zozan Çiçek (Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi), Ardıl Çeşme, Aslı Doğan (Gebze Kadın Kapalı Cezaevi), Ahmet Anığı, Özhan Ceyhan, Vedat Özağar, İhsan Bulut, Erol Çelik (Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi), Ergin Akhan, Enver Durmaz, Ahmet Topkaya, A. Haluk Kaplan ve Ferhat Turgay (Diyarbakır D Tipi Cezaevi) tecridin kırılması amacıyla sürdürdükleri açlık grevini bir üst aşamaya çıkararak, 30 Nisan’dan itibaren ‘ölüm orucu’na da başladı. Tutsaklar adına açıklama yapan Deniz Kaya, ‘Tecridi Kıralım, Faşizmi Yıkalım ve Kürdistan’ı Özgürleştirelim’ direniş hamlesi kapsamındaki açlık grevi eyleminin 14 Temmuz çizgisinde kararlıkla süreceğine vurgu yaptı.
Direnişçilerin tek talebi var; Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılması.
Sözümüzü tutuyoruz
Karabük T Tipi Kapalı Cezaevi’nde açlık grevini sürdüren 8 yıllık tutsak Hasan Umut Özer, haftalık telefon görüşmesinde, şehit olan 8 direnişçinin ‘sessizliğin ölüm, direnmenin yaşam olduğu’ mesajını verdiklerini belirterek, “15 özgürlük çiçeği de ölüm orucuna başladı. Bizler sözümüzü tutuk. Elbet bu direniş bedel isteyecektir. Bu devrimin izinde gidenler bu bedeli ödemek için hazırlar” dedi.
Korkmadıklarını ve direnmeye devam edeceklerini vurgulayan Özer, halka şöyle seslendi: “Düşmanın zulmü korkutmasın sizleri. Korku içinde olan düşmandır. Cenazelerimizden bile korkuyor. Annelere karşı saldırılar direnişe yol açmalıydı. Maalesef insanların vicdanı kuru, sağır, dilsiz olmuştur. Direnişe kalktığınızda dövülebilirsiniz. Coplarla saldırıp sizi zindanlara atabilirler. Bunlar korkutmasın sizleri. Bu acı ve cop izleri bir gün geçecektir ama unutmayın vicdana vurulan copların acısı ve izi geçmez. Her yeri ve her sokağı diyarı gezerek bizi anlatın. Herkese söyleyin; çocuklarımız ölüm kefeni giymişler.
Bizler Kemaller ve Hayriler’in yoldaşları; 14 Temmuz’un varisleri; Seyit Rıza’nın torunlarıyız. Onların ruhlarını şad edeceğiz.”
Direnmeyi analardan öğrendik
Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Rozerin Kurt ise eyleminin 63. gününde. Kurt gönderdiği mektubunda, direnişte olduğu için hayatının hiçbir döneminde kendini bu kadar kararlı ve güçlü hissetmediğini belirterek, direniş iradesi ve umudunun diriliğinin gün geçtikçe daha da büyüdüğünü söyledi. “Tecrit zulümdür, insanlık suçudur. Buna sessiz kalmak da bu suça ortak olup insanlık değerlerine ihanet etmektir. Tecride karşı durmak özgür geleceğe adım atmaktır, yok edilmeye çalışılan insanlık değerlerini geri almaktır, yaşam demektir” diyen Kurt, bunu esas alan binlerin sürdürdüğü direnişin faşizmin sonu olacağını kaydetti.
Faşizme karşı bir çığlık olduklarını; kesmek isteyenlere ve kulaklarını sıkıca kapatanlara inat daha da büyüyeceğini belirten Kurt, şöyle devam etti: “Eylemimizde haklıyız ve kararlıyız. Tecridin kırılması için tamamen anayasal ve evrensel hukuk kurallarına dayalı olan taleplerimiz karşılanmayana kadar eylemimiz devam edecektir. Başta tüm analar olmak üzere herkes bilsin ki; bizler iyiyiz. Bizleri merak etmeyin, koşullar ne kadar zor olursa olsun sonuna kadar direneceğiz. Çünkü biz direnmeyi analardan öğrendik. Dışarıda vereceğiniz destekle faşizmi bitirip, özgür geleceği inşa edeceğiz.”