'Vicdani ret olmadan demokratik olunmaz'
Demokratik bir cumhuriyette vicdani ret hakkını tanımamanın o devlet için utanç verici olduğunu belirten Işık, "Kendine demokratik diyen bir cumhuriyetin vicdani ret hakkını tanımaması kabul edilemez. Zaten bir cumhuriyet, bu hakkı tanımadan temeline demokrasiyi yerleştiremez" dedi. Vicdani ret hakkının toplam 47 ülkede temel insan hakkı olarak kabul edildiğini söyleyen Işık, "Bu ülkede askerlik zorunlu ve fikirler özgür değildir, kimse kimseyi kandırmasın. Zaten bu yüzdendir ki Türkiye AB'ye alınmıyor. Anayasa değişmelidir. Kim istiyorsa askerlik yapmalı, istemeyen yapmamalıdır. Zorunlu askerlik kabul edilebilir bir şey değildir" değerlendirmesini yaptı.
Vicdani reddin tanınmaması ile birlikte Türkiye'de mağdur edilen insan sayısının milyonlara vardığını kaydeden Işık, yaklaşan 15 Mayıs Dünya Vicdani Retçiler Günü'nde tüm demokrasi çevrelerinin, vicdan sahibi olanların ve kendine "devrimciyim" diyenlerin sokağa çıkarak seslerini yükseltmesi gerektiğini belirtti.
'Her an alınma riski ile karşı karşıyayız'
Bir diğer vicdani retçi Ercan Jan Aktaş da, en temel taleplerinden birisinin vicdani reddin toplumsallaşması olduğuna dikkat çekerek, "Çatışmaların yaşandığı bir coğrafyadayız. Vicdani reddin çoğalması barışın toplumsallaşması açısından da önemlidir" dedi. Vicdani reddini açıklayanların Türkiye'de yaşadıkları sıkıntılara değinen Aktaş, "Herhangi bir şekilde kamusal yaşam içerisinde yer alamıyoruz. Her an alınma riski ile karşı karşıyayız” dedi.
Türkiye'de 800 bin asker kaçağının olduğunu vurgulayan Aktaş, asker kaçaklarının da ciddi sorunlar yaşadığını belirtti. Asker kaçaklarını "Gizli vicdani retçiler" olarak kabul ettiklerini kaydeden Aktaş, "Onlara çağrımdır vicdani reddin bir insan hakkı olduğunu bilmelerini, bu bağlamda vicdani retlerini açıklamalarını istiyorum" çağrısını yaptı.
KADRİ ÖZKAN / ROJDA KORKMAZ / DİHA/İSTANBUL
Vicdani retçiler seslerini yükseltecek