
Gültekin, Wanlı çocuklarla izlenimlerini ise şöyle anlattı: “Bir evden çıkıp diğerine geçerken, dağ yamacındaki sıralı evlerin arasından koşarak gelen bir çocuğu fark ediyoruz. Yaklaştıkça yüzümüze vuran esmerliği ve tebessümü ile güzelliğini fark ettiğimiz küçük bir çocuk. Adı Ozan. Ona baktığımda, parçalanmış ayakkabısından görünen çıplak ayaklarını ve ceplerine saklayarak ısıtmaya çalıştığı ellerini görüyorum. Evlerini göstererek; ‘bize de gelecek misiniz?’ diye soruyor. Annesi, nenesi ve kardeşi ile küçük çadırda kalıyor. Baba, böyle bir doğa felaketinde bile ayrım yapılmasının üzüntüsünü anlatıyor. ‘Her şey Kürt olduğumuz için’ diyor. Diğer evler gibi, buraya da ne bir yardım, ne de hasar tespiti için birileri gelmiş. Ozan’a dönüp ‘ne isterdin’ diye sorduğumda, komşularının küçük oğlunu göstererek, ‘Ona bir kaç kıyafet’ diyor. Belki de en çok ihtiyacı olan şeyi üşüyen arkadaşı için istiyor.”
Gömlek, kravat verip gönderdiler
İl Genel Meclisi aylık toplantısına katılan Bêgir (Muradiye) İlçesi’ne bağlı köy muhtarları ise AKP’nin ilçe üzerinde büyük bir ambargo uyguladığını belirterek, ayrımcılığa tepki gösterdi.
Bêgir’e bağlı Yumaklı Köyü Muhtarı Yunus Beyazar, hiçbir sorunlarının çözülmediğini belirterek, “AKP’li vekiller bazı muhtar arkadaşlarımızı Ankara’ya davet etti. Onları da bir gömlek ve bir kravatla kandırıp geri gönderdi. Bu bir vicdansızlıktır. AKP ciddi bir ayrımcılık yapıyor. Wan’a yetecek para geldi. Peki bu paralar nereye gitti” diye sordu.
DİHA/WAN