Wan ve Sêrt'te ev baskınları

.
- Türk devlet güçleri, Wan ve Sêrt'te evleri basarak, en az 8 kişiyi gözaltına aldı.
Wan'da evlere baskın düzenleyen polis, Abdullah Görkan, Ozan Dayan ve Hamdullah Kaya adlı gençleri gözaltına alındı. Gözaltına alınan gençlerin Van İl Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğü belirtildi. DEM Parti Gençlik Meclisi Üyesi Lorin Aryen Turğut'un ise Artemêt (Edremit) ilçesine bağlı Köyiçi Mahallesi'nde bulunan evine sabah saatlerinde baskın yapıldı. Edinilen bilgiye göre; sabah 06.00'da evin kapısı kırılarak polis baskını gerçekleştirildi ve aile üyeleri yere yatırıldı. Lorin Aryen Turğut'un evde olmaması üzerine bu sefer ablası gözaltına alınmakla ve aile üyeleri elleri kelepçelenmekle tehdit edildi. Evde bulunan kardeşinin başına ise silahla vurularak darp edildi. Darp sonucu kardeşinin başında kırık oluştu. Ameliyatlı olduğu belirtilmesine rağmen kardeşinin başına ısrarla silah vurulduğu öğrenildi.
Sêrt'te ise Rojava'ya dönük saldırılarına karşı düzenlenen protestolara katıldıkları gerekçesiyle yapılan ev baskınlarında biri çocuk 5 kişi gözaltına alındı. Sêrt Merkez Congbayır Mahallesi'nde sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 5 kişi, Siirt Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. SÊRT/WAN
* * *
Kayyumlar neden çekilmiyor?
CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, tahliye oldukları halde görevlerine iade edilmeyen ve makamlarında kayyum oturtulmay adevam edilen belediye başkanlarının durumunu Meclis gündemine taşıdı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından yanıtlanması istemiyle soru önergesi veren Tanrıkulu, görevden alınan, tutuklanan ve ardından tahliye edilen belediye başkanlarının görevlerine iade edilmemesinin hukuki ve demokratik ilkelerle bağdaşmadığını vurguladı. Önergesinde Ahmet Türk, Ahmet Özer ve Zeydan Karalar gibi isimleri örnek gösteren Tanrıkulu, yargılama süreçleri devam etmesine veya tahliye kararları verilmesine rağmen koltuklarına dönemeyen başkanların durumuna dikkat çekti. Tanrıkulu, "Halkın sandık iradesiyle seçilmiş yerel yöneticilerin görevlerinden fiilen uzaklaştırılması; masumiyet karinesi, seçilme hakkı ve yerel yönetimlerin özerkliği ilkelerinin ihlalidir" ifadelerini kullandı.
Anayasa’nın 2, 36, 67 ve 127. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) hükümlerine atıfta bulunan Tanrıkulu, görevden uzaklaştırma işlemlerinin ancak "istisnai, geçici ve ölçülü" olması gerektiğini hatırlattı. Hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunmayan isimlerin görevine başlatılmamasını "idari tasarruf yoluyla irade gaspı" olarak tanımlayan CHP’li vekil, Bakan Tunç’a şu soruları yöneltti:
* Tahliye edilmesine rağmen belediye başkanlarının görevlerine başlatılmamasının yasal dayanağı nedir?
* Kayyum atama işlemleri tesis edilirken orantılılık ve geçicilik ilkeleri nasıl gözetilmektedir?
Tanrıkulu önergesinde ayrıca, görevden alma ve iade süreçlerinde standart bir idari prosedürün olup olmadığını ve bu süreçlerin tüm belediye başkanları için "eşitlik ilkesi" çerçevesinde uygulanıp uygulanmadığını sordu. ANKARA















