- Kayyumlar döneminde kapatılan veya işlevsiz bırakılan kadın kurumları DEM Partili belediyelerle yeniden faaliyete geçti. 78 kadın merkezi aktifleştirildi. 4 binin üzerinde kadına destek verildi. 10 binin üzerinde kadına ulaşıldı. Amed’de mühürlenen sığınma evi yeniden açıldı, DİKASUM 8 yıl aradan sonra kapılarını araladı.
Yerel yönetimler, Kürdistan kentlerinde kadına yönelik şiddete karşı mücadelenin en güçlü ayaklarından. 2016 yılı sonrası atanan kayyumların ilk hedef aldığı çalışmaların başında kadın kurumları geldi. 50'yi aşkın kadın kurumu kayyum kararlarıyla ya kapatıldı ya da işlevsiz hale getirildi. Amed'de "sığınma evi"nin kapısına mühür vuruldu.
78 kadın merkezi aktifleştirildi
Ancak yerel yönetimlerin el değiştirmesiyle kadın kurumları yeniden işlevsel hale getirildi. DEM Parti yönetimindeki belediyeler, 9 Haziran 2026’ya kadar toplam 78 kadın merkezini aktifleştirdi. 36 Kadın Dayanışma ve Yaşam Merkezi, 25 Kadın Dinlenme Merkezi ve 17 Kadın Yaşam Merkezi faaliyete geçirildi. Ayrıca şu çalışmalar öne çıktı:
* 48 belediyede kadınların yönetim süreçlerine katılımını ve eşit temsiliyeti hayata geçirmek adına kadın meclisleri kuruldu.
* 30 belediyede kadınların hukuki destek mekanizmalarına erişimini artırmak için barolar ile protokoller imzalandı.
* 50 belediyede kadına yönelik şiddetle mücadeleyi kurumsallaştırmak adına şiddet tutum belgeleri hazırlanıp, meclis kararlarına dönüştürüldü.
* Toplam 4 binin üzerinde kadına psikolojik ve hukuki destek sağlandı. Tüm çalışmalar kapsamında 10 binin üzerinde kadına ulaşıldı.
En hızlı kadınlar toparlandı
Mezopotamya Ajansı’ndan Berivan Altan’ın haberine göre Güneydoğu Anadolu Belediyeler Birliği (GABB) Müdürlüğü’nde görev yapan Dilek Akkuş, 2024 yerel yönetimler seçimlerinden sonra en hızlı toparlanan alanın kadın politikaları müdürlükleri olduğunu söyledi. Bu kapsamda geçmiş deneyimlerin etkili olduğuna dikkati çeken Dilek Akkuş, DEM Partili belediyeler bünyesinde birçok kadın merkezinin açıldığını vurguladı. Bu kapsamda saha çalışmaları yapıldığını kaydeden Dilek Akkuş, kadınlara merkezlerin tanıtıldığını ve şiddetle mücadeleye dair neler yapılması gerektiğinin anlatıldığını belirtti.
Yerel yönetimlerin sorumlulukları
Dilek Akkuş, saha araştırmasında çıkan sonuçlara işaret ederek, "Derinleşen kadın yoksulluğu ile birlikte kadınların şiddetsiz bir yaşam kurmaları da gittikçe zorlaşmakta. Şiddetle mücadele aynı zamanda yoksullukla mücadeledir. Yoksullukla mücadele aynı zamanda şiddetle mücadeledir” dedi.
Akkuş, yerel yönetimlerin halka en yakın kurumlar olduğunu vurguladı ve ekledi: “Kadınların güvenli kent hakkını güvence altına almak, eşit hizmet sunmak, toplumsal cinsiyet eşitliğini tüm belediye politikalarına entegre etmek, yerel yönetimlerin temel sorumlulukları arasındadır. Bu çerçevede yerel yönetimler aslında kadına yönelik şiddetle mücadelede yalnızca hizmet sağlayıcı kurumlar değildir. Yerel yönetimlerin politik iradesi belirleyici bir öneme sahip.”
Neler yapılabilir?
Diğer kamu kurum ve kuruluşlarının da bu mücadelenin bir parçası olması gerektiğini vurgulayan Akkuş, "Barolar, sağlık kuruluşları, kadın örgütleri, kamu kurumlarıyla çok güçlü mekanizmalar kurabilir. Bu meselede herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Bunun için belediye personeli, kolluk kuvveti, sağlık çalışanları, kamu görevlileri, toplumsal cinsiyet eşitliği ve şiddetle mücadele konusunda sürekli eğitim almaları gerekiyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifi ile bu meseleye bakmak gerekiyor. Yine kadın örgütlerinin karar alma süreçlerindeki mekanizmalara etkin katılımı önemlidir" önerilerini sıraladı.
Şiddeti önleyici politikalar
DİKASUM çalışmalarında yer alan psikolog Zelal Kocakaya ise şiddeti önleyici koruyucu politikalar üretmeye çalıştıklarını söyledi. Kocakaya, "Bu politikaları kadınlardan uzak bir noktada değil, kadınlarla temas kurarak geliştiriyoruz. Sahada gördüğümüz ne yazık ki şiddet ortadan kalkmıyor. Biçimleri değişiyor, türleri değişiyor. Geçmiş yıllarda sadece fiziksel şiddet dile getirilirken, artık kadınlar yaşadıkları ekonomik, dijital, cinsel şiddetin farkındalar. Bununla da mücadele etmeye çalışıyorlar” diye konuştu.
***
Beş ayda 778 kadına ulaşıldı
Amed Büyükşehir Belediyesi, seçimlerden bu yana kentte 37 “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitimi” atölyesiyle bin 778 kadına ulaştı. Son dönemlerde artan dijital şiddete karşı da atölyeler düzenliyor. Amed’de 8 yıl aradan sonra yeniden faaliyete giren DİKASUM, 2026’nın ilk 5 ayında 138 başvuru aldı. DİKASUM’a 2025 yılı boyunca 393 kadın başvurdu. Yapılan başvurular arasında en yüksek veri ise ekonomik şiddet oldu. Başvuruların 142’si ekonomik, 94’ü psikolojik, 32’si fiziksel ve 6’sı cinsel şiddet nedeniyle yapıldı.
Rezan ve Amed Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bulunan iki kadın sığınma evine 2025 yılı boyunca 258 kadın ve 173 çocuk alındı. Sığınma evine alınan kadınların 207’si aile içi şiddet gördü.167’si psikolojik, 41’i ekonomik, 132’si fiziksel, 17’si ekonomik şiddet gördü. HABER MERKEZİ