Wan’da meydana gelen 7.2 şiddetindeki depremin ardından bilim dünyasında gözler yeniden Kürdistan'a çevrildi. Zira biliminsanları uzun bir süredir hem Wan gölü, hem de “küçük Nemrut” olarak bilinen, Nemrut dağındaki krater göllerde araştırma yapıyordu.
Şiddetli depremin ardından ANF’ye konuşan  Bonn Üniversitesi’nde görevli Prof. Dr. Thomas Litt'e  göre; “Deprem geliyorum” demişti. Bölgenin deprem ve diğer doğal afetler için yüksek oranda risk taşıdığını söyleyen Alman bilim insanı, son olarak geçtiğimiz yıl Wan’da araştırma yaptıkları sırada depremin olabileceği konusunda uyarılarda bulunduklarını hatırlattı. Bölgenin hem Asya hem de İstanbul’a kadar uzanan Avrupa deprem fay hattında olduğuna dikkat çeken Prof. Litt; “Yüksek deprem riskine rağmen yerleşim birimleri hattın üzerinde kurulmuş. Üstelik kaçak yapılaşma var” dedi.
Sadece bölgenin değil Ortadoğu’daki iklim değişikliklerine ilişkin arşiv oluşturma çalışmaları için Wan gölünden çıkartılan fosillerin laboratuarda incelenmeye devam edildiğini söyleyen Prof. Dr. Thomas Litt, şimdiye kadar ulaştıkları sonuçlara ilişkin ise şu bilgileri verdi: “Bulduğumuz fosillerde şimdiye kadar 5 bin yıllık tarihin ayrıntılarını tespit ettik. Fosillerde volkanik hareketlerin ve depremlerin izleriyle dolu. Çıkartılan çakıl taşlarda görebildiğimiz mevsimsel değişikler ve kırılmalar bize daha önce şiddetli depremlerin yaşandığını gösteriyor.  20 bin yıl içinde 16 kez bölgede volkan patlamasının yaşandığını tespit ettik. Özellikle Nemrut krater dağı çok tehlikeli. Son olarak bu volkanik dağ 1441 yılında patlamış. Kurulacak istasyonlarda bölge monitörlerle sürekli izlenmeli. Erken uyarı sistemleri sayesinde bölgede yaşayan halk patlama ve depremler öncesi anında bilgilendirilmeli.  Tabii ki şimdiki depremin volkanik patlama ile bir alakası yok, zira yanardağ deprem bölgesinden uzakta. Ancak yeni bir patlama daha büyük bir felaketi tetikleyebilir.”

Bölge Wan Gölü'nde gizli

Prof. Dr. Thomas Litt’in başkanlığında Wan Gölü’nün derinliklerinde sondaj çalışması yapan ekibe göre, göl ‘okunmamış bir tarih kitabı’. Zira Prof. Litt, fosilleri veri olarak kullanarak dünyada yaşamın tarihini yazmakla uğraşıyor. Geçtiğimiz Mart ayında Avusturya’nın başkenti Viyana’da yapılan yer bilimleri konferansında ilk sonuçlarını açıklayan Prof. Litt, çıkan sonuçlar için “muhteşem” ifadesini kullanıyor. Gölün 800 metre toprak altına kadar indiklerini ve ilk kez bu kadar kaliteli fosil bulduklarını söyleyen Alman uzmana göre, gölün hem derin ve eski olması, hem de etrafındaki dağlar sayesinde fırtına ile sert hava koşullar sayesinde suyun derinliklerinde saklanan “tarih kitabını” yüz binlerce yıl korumuş. Prof. Litt ilk sonuçları şöyle açıkladı: “Tortulardan birçok soğuk ve sıcak iklimlerin hüküm sürdüğünü gördük. 3 farklı iklim tespit ettik. Bulduğumuz katmanlardan biri 7 metre kalınlığında. Şimdi bitki örtüsü ne kadar sürede değişti, göldeki hayatın bitmesi kaç bin yıl sürdü sorularına yanıt arıyoruz.”


PERWER YAŞ /ANF-BERLİN