“Jin jiyan azadî”, “Kadına uzanan eller kırılsın”, “Katil dışarı”… Bu sloganlar Wan sokaklarında toplanan erkeklerin öfkeyle haykırdıkları sloganlardı. Kadın değerlerine, kadın bedenine, kadına yönelen saldırılar karşısında gösterilen bu toplumsal tutum, Kürdistan toplumunun özgürleşme adımlarından biriydi. Hep olması gereken, geç kalan ve yine de anlamlı olan bir adım.
Wan’da toplumsal devrimin güzel bir adımı atıldı. Wan’da Kürdistanlı erkeklerin sanat sokağındaki eylemi Kürdistan tarihi açısından önemli bir eylemdir. Kadına saldıran, kadın katliamını sokağa taşıran, yaşamın her anını ve sokak ortasını kadınlar için ölüm mekanlarına çeviren faşist saldırgan erkek terörü dün Wan’daydı. Sistemin erkek ve kadınlar üzerindeki baskısı, kentlerde, sokak ortasında yapılan saldırıları seyreden ve sessiz kalarak kadın katliamına ortak olan insanlar yaratmıştı. Kürdistanlı kadınlar örgütlenip bilinç yaratarak ve kendi öz savunmalarını oluşturarak bu katliamlara karşı direndiler.
Önder Apo’nun erkeği öldürmek çözümlemesi Kürdistanlı erkeklerin özgürleşmesi, kendileri olabilmeleri ve özgür bir toplumda yaşayabilmelerinin en devrimsel, en radikal ve en anlamlı adımıydı. Bu çözümlemenin üzerinden yıllar geçti. Geçen bu yıllar, Kürdistan toplumunun kendi içinde büyük devrimler yaşadığı yıllardı. Kürdistan toplumunun kendisi olabilmesi, özgürleşmenin tanımını yapması, nasıl yaşacağına dair sorular sorup cevaplar vermesi, devlet dışı yaşayabilmenin adımlarını atması, kadınların ve erkeklerin ataerkil kalıplardan kurtularak özgürleşmesiyle gelişim seyrine girdi. Her şeye rağmen Kürdistan’da ataerkil özellikler kapitalist modernitenin egemenlik modelleriyle birleşerek kendini güncelleştirdi ve yaşamın her anına sızdı.
Böyle bir zamanda Wan’da kadına yönelen erkek saldırıları karşısında erkeklerin gösterdiği tavır, erkeği öldürme adımı atarak özgürlüğe yaklaşan erkek gerçeğinin bir göstergesidir. Sanat sokağında bir kadının silahlı saldırıya uğraması karşısında Wan’da toplumun gösterdiği tepki, toplumun kendi değerlerini ve kendi insanını koruma çabasının önemli bir adımıydı.
“Kadına uzanan eller kırılsın” sloganı yükseldi Wan sokaklarında. Bu slogan sadece bir kadına saldıran bir erkeğe yönelen tekil bir tepkinin göstergesi değildir. Kadına uzanan, kadına saldıran, toplumsal değerlere saldıran tüm ellerin kırılacağını anlattı Wanlı erkekler. Egemen ve kadın düşmanı egemen erkekleri, bu erkekleri savunan polisi, devlet kurumlarının kişiselleşmesi olan ve kadına, kadın-toplum değerlerine saldıran her kişiyi anlattı bu slogan. Katili istedi polisten ve saldırganı koruyan polise öfkelendi. Toplumsal değerlere saldıranların hesabını öfkeyle sorma çabasındaydı Wan halkı.
Kendi değerlerini korumayı devlete bırakmamak, bir toplum için özgürlük ölçüsüdür. Ve “jin jiyan azadî” sloganı attılar eylemin devamında. Wan’da binlerce erkeğin toplanarak erkek egemenliğine, erkek saldırganlığına, erkeklerin kadın üzerindeki baskılarına ve katliamcı uygulamalarına yönelik tepkilerini ortaya koymaları çok anlamlıydı. Buna bağlı olarak öz savunmayı geliştirmek de toplumumuzun ne kadar bilinçlendiğini ortaya koymaktadır.
Bilinçlenen toplumumuzun ataerkil kültürden sıyrılarak özgür varolma eylemleri, bir zihniyet devrimidir ve aynı zamanda özgür bir geleceğin en anlamlı adımlarındandır. Bu adımın devamı, bilinçlenen toplumun kendini eğitmesi, bu konuda tedbirlerini alması ve toplumu her an her yerde duyarlı kılarak devlete ihtiyaç duymadan kendi sorunlarını çözümlemesidir. Wan’da “Kadına uzanan eller kırılsın” ve “jin jiyan azadî” sloganı atmayı başaran ve devlet-polis-erkek şiddetine tepki gösteren tüm erkeklerin bu özgürleşme eylemini kutluyorum ve eylemlerinin devamını diliyorum.