Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun hafta sonunda Berlin’e yaptığı ziyarette Almanya ile Türkiye arasında Stratejik Diyalog Mekanizması kuruldu. Davutoğlu ile Alman mevkidaşı Guido Westerwelle'nin Pazar günkü ortak basın toplantısında Türkiye'nin AB'ye üyelik süreci de gündeme geldi. Davutoğlu, müzakereler konusunda "İnşallah bir fasıl açacağız ama bir çiçekle bahar gelmiyor" dedi. Westerwelle ise şimdiye kadar alışılagelmemiş bir açıklıkla Türkiye’nin AB üyeliğini savundu. Westerwelle, Avrupa’nın elini çabuk tutarak, Türkiye’ye çok daha fazla ihtiyaç duyacağı gün gelmeden önce üyelik meselesini halletmesi gerektiği mesajını verdi. Alman bakan "Stratejik Diyalog Mekanizması" sayesinde iki ülke arasında kurulacak yeni diyaloğun Türkiye'nin AB üyeliği sürecine de "yeni bir ivme kazandıracağını" söyledi ve ekledi: "Yakında yeni başlıklar üzerinde görüşmelere başlayacağımızı tahmin ediyorum."

CDU hızlandırmadan yana değil

Fakat Hür Demokrat Parti'li Westerwelle'nin aksine hükümetin büyük ortağı Başbakan Merkel'in partisi CDU müzakere sürecinin hemen hızlandırılmasından yana değil. Hıristiyan Birlik Partileri'nin (CDU/CSU) Meclis Grup Başkanı Volker Kauder de AB ile müzakerelerde yeni bir faslın açılabilmesi için Türkiye'nin öncelikle yerine getirmesi gereken bazı hususlar olduğunu söyledi. Kauder, Frankfurter Allgemine Zeitung'a verdiği demeçte, "Yeni bir faslın açılması için din özgürlüğü konusunun masaya yatırılması gerektiğini" belirtti. Kauder, Federal hükümete de bu şartın yerine getirilmesi için çağrıda bulunacağını vurguladı. Kauder Türkiye'nin, AB'nin sadece ekonomik bir birlik değil, aynı zamanda bir değerler birliği olduğunu anlaması gerektiğini söyledi.

SPD inisiyatif alınmasından yana

Ana muhalefet partisi SPD ise Türkiye'nin AB sürecinde inisiyatifin Paris'e kaptırılmasından rahatsız. Sosyal Demokratlar Partisi'nin (SPD) eski Avrupa politikası sözcüsü Michael Roth, müzakerelerde Almanya'nın "motor güç" olmasını isteyerek "Hıristiyan demokratlar bazı süslemelerle süreci aksattı. Umarım bu sefer müzakereler ciddi ele alınır" diye konuştu.

Yıllardır yerinde sayıyor

Türkiye’nin AB müktesebatı ile uyumluluğu 35 fasıl üzerinden değerlendiriliyor. Bugüne kadar  35 fasıldan 13'ü müzakereye açıldı ve bunlardan sadece “bilim ve araştırma” başlığı kapatılabildi. Ankara son yıllarda deyim yerindeyse arpa boyu adım atmazken, Fransa hükümeti Şubat ayında “bölgesel politika” faslının önündeki blokajı kaldırma sinyali verdi. Ardından Alman Başbakan Angela Merkel Türkiye'ye yaptığı ziyarette "Kuşkularım olmasına rağmen müzakere sürecinin devam etmesini onayladım. Müzakereleri sonucu açık olarak sürdürüyoruz. Bu biraz durakladı ve ben bir parça ilerlememiz için yeni bir başlığın açılmasından yanayım" diye konuşmuştu.

FRANKFURT