AZİZ ÇİFTÇİ/BREMEN


Köln polisinin ulusal renklerden oluşan elbisesini çıkartmasını istediği Xaltika Sorê, ‘elbiseyi yırtmadık, sadece çıkartmasını istedik’ diyen polis yetkililerine tepki göstererek, ulu orta elbiselerinin çıkartıldığını, kendisine elbiseyi çıkartmaktan başka seçenek bırakılmadığını anlattı. 

Kürtler arasında Xaltika Sorê olarak bilinen 75 yaşındaki Seri Görmez’in giydiği sarı, kırmızı, yeşil renkli elbise nedeniyle polis saldırısına maruz kaldığı ve 300 Euro para cezasına çarptırıldığı 14 Haziran tarihli gazetemizde “Xaltika Sorê semboldür” başlıklı habere konu olmuştu. Köln’de 12 Kasım 2016’da Erdoğan rejimini protesto eyleminde gerçekleşen olayla ilgili görüşüne başvurduğumuz Köln Emniyeti, “Bir cezai soruşturma kapsamında delil olarak kullanılacak kıyafeti almak için kişiden önce çıkarılması istenir; kişi buna uymazsa polis bunu üzerinden çıkarabilir/yırtabilir. Bu yasaldır. Fakat daha sonra ona yedek kıyafet verilir. Onu kabul eder, etmez kendi kararıdır” açıklaması yapmış, detaylı bilginin ise daha sonra verilebileceğini aktarmıştı. Köln Emniyeti’nden ayrıntılı bilgilendirme geçtiğimiz günlerde yapıldı. 


‘Yırtmadık, çıkarmasını istedik’ Gazetemize telefon üzerinden ulaşan Köln Emniyeti Basın Sözcüsü Natalie Stach, Seri Görmez’in eylemde bayraklardan bir elbise giydiğini belirterek; “Kendisinden kıyafeti çıkarmasını istedik, bunun üzerin çıkardı ve bir battaniye (bez/çarşaf) ile üzerini örttü, çünkü eyleme devam etmek istedi” dedi. Görevli polislerinin davranışına ilişkin; “Polis kendisiyle gayet normal konuştu, sorun çıkmadı” diyen Sözcü, Xaltika Sorê’nin “polis elbisemi yırttı” açıklamasını reddederek, “Hayır, kendisi çıkardı, video ile kayıt edildi” açıklamasında bulundu. Xaltika Sorê’ye bir yedek kıyafet teklif edilip edilmediği konusunda ise bilgisi olmadığını söyledi. 


Xaltika Sorê polisi yalanladı

Yaklaşık 23 yıldır Almanya’nın Bremen’de yaşayan Xaltika Sorê’ye polisin açıklamalarını sorduk. 75 yaşındaki (kimlikte 71) Xaltika Sorê yaşananları tüm ayrıntılarıyla anlatarak, polisin açıklamalarını yalanladı ve saldırı ve hakarete maruz kaldığını yineledi. Xaltika Sorê şöyle konuştu: “Kesinlikle bana elbise verilmedi. Polisler, bu elbisenin renkleri ve üzerindeki sembollerden dolayı yasak olduğunu belirtip kesinlikle çıkartmamı istediler. Önce elbiseyi çıkartmak istemedim. Beden dili ve birkaç kelime Almanca ile kendilerine ilerideki çadırı işaret ettim. Elbisemi göstererek bundan başka elbisenin yanımda olmadığını söyledim. ‘Ben yaşlı bir kadınım uluorta yerde soyunamam dedim. Polis ısrarla ‘hemen burada çıkaracaksın’ dedi. Özellikle grupta bulunan kadın polis çok ısrarcıydı. Hemen yanımızda arabalar vardı, ‘arabaların arkasında çıkartayım’ dedim. Polisler bunu da kabul etmedi. Onların aracını gösterdim, orada çıkarayım dedim, olmaz dediler. ‘Hemen şimdi burada çıkartacaksın’ dediler. 


Cebimdekileri bile alamadım

Polislerin iyi niyetli olmadığına kanaat getirdim. O esnada elbisemi eteklerinden tutup başımın üzerinden çıkarmaya çalışıyordum. Kollarım havada iken polisler müdahale etti, elbisemin bir tarafı söküldü ve polis zorlayarak elbisemi çıkartıp aldı. Sabır etseydiler cebimdeki kart ve kağıtlarımı alıp öyle verirdim. Ceplerimdekileri bile çıkartmaya fırsat vermediler. Orta yerde alt elbisemle kaldım. Hata o elbisemin renkli olmasından dolayı bir ara ona da el attılar. Kızım ve etraftakiler tepki gösterdi. 


Yedek elbise de vermediler

Genç bir kız (Rojavalı Emelê) şal (puşi benzeri bir şey) sarıp beni çadıra kadar götürdü. Polis bana yedek elbise vermedi. Verseydi neden ben (kendi deyimiyle çırılçıplak) çadıra kadar öyle gittim, orada bana elbise buldular. Alt elbisem (Kürdistan’da ‚binkiras’ diye bilinen diz üstüne yakın uzun iç çamaşırı) ile öyle orta yerde kaldım.”

Ulaştığımız görgü tanıklarından birkaçı polisin elbiseyi çekerek aldığını ve Xaltika Sorê’ye yedek elbise verilmediğini doğruladı. 


Elbiseyle defalarca eyleme gitti

Polisin çıkarttığı elbiseyle ilk kez değil daha önce de birçok eyleme katıldığını belirten Xaltika Sorê, ancak böylesi bir muameleyle karşılaşmadığını belirterek şöyle devam etti: “Köln’deki Erdoğan’ı proteste eylemine her zamanki gibi ulusal kıyafetlerimle gittim. Kıyafetimin üzerinde işlemeli YPG/YPJ, Êzîdîler vb. birçok semboller var. Ben her zaman eylemlerde, ulusal günlerde o elbiseyi giyiyorum. Bununla ilgili birçok görüntü ve foto var. Polisle yan yana yürüdüğümüz görüntüler var.  Daha öncede birkaç eylemde polis yanıma geldi, sadece  ‘taşıdığın bayraklar yasak’ dedi. Ben de bayrak olmadığını elbise olduğunu söylediğimde elleriyle kontrol ettiler. Hatta bir keresinde gülerek beraberinde getirdikleri tercümana ‘iyi fikir’ deyip, gülümseyerek gittiler.”

Köln eyleminde kendisine müdahale eden polislerin ‘iyi niyetli’ olmadığının altını çizen Xaltika Sorê; “Ben o gün yaşadıklarımı anlatırken hala o halimden utanıyorum. Her tarafım titriyor, ne istiyorlar benim gibi yaşlı bir kadından? O polisler yalan söyleyeceklerine buna cevap versin. Biz yırtmadık diyorlar. Benim tek varlığım o elbiselerim” diyerek tepkisini gösterdi. 


‘Kafama, yok sırtıma vurdu!’

Daha önce de polisle mahkemelik olduğunu belirten Xaltika Sorê, “O zaman yasak değildi, iki metre boyundaki polis ‘bu kadın benim kafama vurmuş’ diyerek, yalan söyledi. Halbuki benim elim o polisin omuzuna bile yetişmez. Mahkemede hakim inanmayınca çevirip sırtıma vurmuş dedi. Hakim inanmadı ama yine de ceza verdi” diye anlattı. Almanya’nın Erdoğan’a yaklaşımını da eleştiren Xaltika Sorê şöyle dedi: “DAİŞ teröristleri Şengal’de, Kobanê’de, Avrupa’da bile katliam yaptı. Erdoğan onlara destek veriyor. Ben de Kürt Êzîdî biri olarak terörü destekleyen Erdoğan’a izinli bir eylemde tepkimi gösterdim. Alman polisi bana saldıracağına, ceza vereceğine, Erdoğan’a versin, DAİŞ’e versin.”