Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanı Murat Karayılan, bazı görüşmelerinde “PKK’yi zayıflatacağız ve sonra çözeceğiz” diyen Türk devletine seslendi: PKK zayıflamaz, siz zayıflayacaksınız!

Karayılan, şunları vurguladı: Tarihi süreç yaşıyoruz, bu tarihi süreçte her şeyi göze alacağız. Gerekli olan ne ise onu yapacağız. Hiçbir şekilde kimse karşısında geri atım atmayacağız.

Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanı Murat Karayılan,  Türk devletinin PKK’yi zayıflatıp Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a dayatmalarda bulunmayı esas aldığını belirterek,  kendilere ulaşan şu bilgiyi paylaştı ve ekledi: “İstihbaratın başı olan kişi, bazı kesimler ile yaptığı görüşmede ‘PKK’yi zayıflatacağız ve daha sonra çözeceğiz’ demiş. PKK zayıflamaz, siz zayıflayacaksınız. Hareket ve gerilla olarak Başkan Apo’nun arkadasındayız. Başkan Apo’nun emir ve talimatlarını esas alıyoruz.”

Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanı Murat Karayılan, Stêrk TV’nin sorularını yanıtladı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın son görüşmede, Kürt sorununu çözmeye hazır olduğunu, sorunu çözebileceğini, ancak bunun için devlet aklının önemine vurgu yaptığını hatırlatan Karayılan, ortaya çıkacak olan sonucun, bahsettiği aklın ne kadar devreye gireceğine bağlı olduğunu söyledi. Öcalan’ın, Kürtler için alan oluşturmak istediğine işaret eden Karayılan, şöyle devam etti: ”Bu çok önemli. Oluşturmak istediği alan, sadece Kuzey Kürtlerini ilgilendirmiyor. Kürtler bölgede özgür bir alana ihtiyaç duyuyor. Türk devleti kendi içindeki Kürtleri kabul etmediği müddetçe Türkiye sınırları dışında bulunan Kürtlere her zaman tehdit unsuru olacak. Zaten şu an Rojava, Güney’i tehdit ediyor. Tehditlerin son bulması için Türk devletinin Kürt gerçekliğini kabullenmesi gerekiyor. Meselemiz budur. Bu devlet Kürt varlığını kabul etmiyor. Erdoğan, 72 milletten bahsediyor, hepsinin Türk olduğunu, tek olduğunu söylüyor. Peki Kürt halkı nerede? Kendisine göre Kürt milleti yok. AKP-MHP-Ergenekon rejimi, Kürtleri kökten kaldırmaya çalışıyor. Kürt yoktur, diyor. Türk devleti eritme siyasetinden vazgeçmiş değildir. Bu siyaseti terk etmesi durumunda diyalog yolu ile sorunu çözebiliriz. Türk devleti Kürtlerin varlığını kabul etsin diye Önder Apo ciddi çaba harcıyor. Gerçekliği kabul ederek, şiddet ve öldürmek ile bu davanın çözülemeyeceğini kavratmaya çalışıyor.”

Gerillanın tasfiyesi hayaldir

Bu karşın Türk devletinin ‘PKK’yi, yani gerillayı tasfiye ederim, geri kalanını ise teslim alarak sonuca ulaşırım’ dediğini kaydeden Karayılan, şöyle konuştu: ”Gerilla’nın tasfiyesi hayalden ibaret. Bu devlet, her zaman ‘bitirmek üzereyiz’ propagandası yapıyor. AKP basını her zaman ‘bitirdik, darbe vurduk, yakaladık, tasfiye ettik, kaçıyorlar, dağılıyorlar’ diye yayın yapıyor. 40 senedir aynı şeyler, aynı kelimeler. Onları takip eden birisi, bizlerin birkaç ay içerisinde biteceğini söyler. Önderliğimize uluslararası komplo yapıldığında bayram yapmışlardı. PKK hakikati, bir halkı temsil ediyor. PKK şiddetle yok olmaz. PKK’nin, AKP-MHP faşizminden darbe yiyeceğini, zayıflayacağını sanmak, hayalciliktir. Bu tür hayallere kapılanların uyanmaları, 1980’lere dönüp bakmaları, 1990’lı süreci incelemeleri, komplodan sonraki süreci iyi görmeleri gerekiyor.”

Ya atından inecek ya da yenilecek

Erdoğan’ın kaybedeceğini, bu halk tarafından yenilgiye uğratılacağını iyi bildiğini vurgulayan Karayılan, ”Erdoğan ya atından inecek ve gerçeği kabul edecek ya da yok olacak. Bu dava tarihidir, ya kabulleneceksin ya da gideceksin. Bu konuda özellikle devletin dedikodusuna kulak veren Kürtlere çağırda bulunuyoruz; uyanın, söylediklerine aldanmayın, hakikate gözünüzü açın” dedi.

Öcalan’a dayatmalarda bulunuyor

”Biz gizli orduyuz; bizim ne yapacağımızı göremezler, anlayamazlar. Bizim de B, C planlarımız var” diyen Karayılan, Türk devletinin PKK’yi zayıflatarak Öcalan’a dayatmalarda bulunmaya çalıştığına dikkat çekti ve kendilerine ulaşan şu bilgiyi paylaştı: ”İstihbaratın başı olan kişi, bazı kesimler ile yaptığı görüşmede ‘PKK’yi zayıflatacağız ve daha sonra çözeceğiz’ demiş.”

PKK kendini büyütendir

”PKK zayıflamaz, siz zayıflayacaksınız” diye seslenen Karayılan, PKK’nin en zor ve ağır süreçlerde kendini yenileyerek büyüttüğünü, ‘sıkıştırdım’ dedikleri süreçte atılım yaptığını hatırlattı. Karayılan, şunları ifade etti: ”Çünkü PKK’deki insanlar, şeref ve namusu için savaşan insanlardır. Halkına, yoldaşlarına, şehitlere, Başkan’a söz vermişler ve bu yolda feda ediyorlar. Onları korkutabilecek birşey yok. Düşman en yoğun saldırısını gerçekleştirdiği dönemde kendi içinde sinerji yaratarak düşmanın üzerine gider, direniş sergiler. Hareketin bu diyalektiğinden dolayı, en çok ‘zayıflattık’ dedikleri dönemlerde PKK güçlü atılımlar gerçekleştirmiştir.”

Öcalan’ın talimatları esastır

Türk devletinin, Öcalan’ın çabalarını boşa çıkarması durumunda kaybedeceğini belirten Karayılan, şunları altını çizdi: ”Hareket ve gerilla olarak Başkan Apo’nun arkadasındayız. Başkan Apo’nun emir ve talimatlarını esas alıyoruz. Ancak biz savaşçıyız, direniş ve savaş bizim görevimiz. Bu görevimizi yerine getireceğiz. Başkanımız çabalıyor, emir ve talimat geldiği zaman kuşkusuz ona göre hareket ederiz. Önder Apo bizim temsilcimizdir, o dile getiriyor. Biz halkız, doğal hakkımızı istiyoruz. Kimseden farklı birşey istemiyoruz.  Erdoğan da bizi zayıflatamayacağını biliyor. İttifakını, iktidarını sürdürmek için savaşı sürdürüyor. Tansu Çiller’in, Demirel’in, Turgut Özal’ın yaptığını tekrarladığını biliyor.”

Stratejik savaş yaşanıyor

Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanı Murat Karayılan, askeri güç olarak 36. mücadele yılında önlerini koydukları hedefleri de paylaştı: ”Her türlü yöntem ile düşmana karşı cevap olmak istiyoruz. Yani siyasi, diplomatik, kültürel, ideolojik, toplumsal ve askeri yöntemler ile cevap olmak istiyoruz. Zaten böyle olmazsa düşmanı yola getiremezsiniz. Tek yönlü mücadele sonuca ulaşmaz. Biz de her türlü yol ve yöntemi kullanmak istiyoruz. Kuşkusuz bunların arasında temel yöntem savaştır. Çünkü herşey ona bağlı. İşgalci Türk devleti bir arkadaşımızı tasfiye etmek için onlarca savaş uçağını kaldırıyor. Yüzde 90 savaşa harcanan ekonomisi çökmüş durumda. Herşeyini bize darbe vurmak için devreye koymuş durumda. Aslında bu düşmanın ne kadar zayıf olduğunu, ne kadar korktuğunu da gösteriyor. Düşmanı nasıl boşa çıkarabiliriz, nerede nasıl düşmana karşı cevap olacağız, onun üzerine yoğunlaşıyoruz. Bu çerçevede bizim için önemli bir yıl olacaktır. İşgalci Türk devleti ile aramızda stratejik bir savaş yaşanıyor. Yaşanan bu savaş gerçekten de tüm Kürtler için çok önemlidir. Bölge halkları için de önemlidir. Eğer bugün işgalci Türk devleti başarılı olursa, ki başarılı olmaması için her türlü tedbiri almış bulunuyoruz, diyelim ki başarılı oldu, o zaman tüm Kürt halkı için tehlike oluşturur. Güney ve Rojava’yı işgal ederek Suriye ve Irak’ı da kontrol etmeye çalışacaktır. Bu devlet Arap, Fars, Asuri-Süryani halkına da tehdit oluşturuyor, sadece Kürtlere değil. Dolayısıyla faşizme karşı yürüttüğümüz savaş aslında bölgeye demokrasiyi getirmek içindir de. Kürt halkının varlık ve özgürlük savaşıdır. Bu savaş ile Kürtlere bölgede alan oluşturmak istiyoruz. Kürt halkı da tüm komşu halklar gibi coğrafyasında özgür ve bağımsız bir şekilde yaşasın, istiyoruz. Zorbalık, kan dökerek, tank, top ve savaş uçakları ile bu hakkımızı elimizden alamazlar. Biz de bugün yol yöntemleri biliyoruz.

Hiçbir Kürt aramıza girmesin

İşgalci Türk devleti ile aramızdaki savaş zirve düzeyinde yaşanacaktır. Bir kere daha çağrıda bulunmak istiyorum; kimse aramıza girmesin. Kim olursa olsun hiçbir Kürt, işgalci Türk devleti ile yürüttüğümüz savaşta araya girmesin. Tüm Kürtlerden bize yardım etmelerini bekliyoruz, çünkü savaşımız tüm Kürt halkı içindir. Halkımızın geleceğini karartmak isteyen kanlı düşmana karşı duruyoruz. Bundan dolayı Kürdistan’ın her yerinden destek bekliyoruz. Yardım etmiyorlar ise aramıza girmesinler. Bundan dolayı koruculara, baş koruculara çağrıda bulundum. Aramıza girmesinler, bu kritik süreçte kenara çekilsinler.

Geri adım atmayacağız

Tarihi süreç yaşıyoruz, bu tarihi süreçte herşeyi göze alacağız. Gerekli olan ne ise onu yapacağız. Hiçbir şekilde kimse karşısında geri atım atmayacağız. Böyle bir süreci yaşıyoruz. Çaba gerektiriyor, cesaret, fedaice yaklaşımı, sert olmayı gerektiriyor. Kuşkusuz siyaseti, diplomasiyi bir kenera bırakmıyoruz. Ondan bahsetmiyorum. 15 Ağustos’un 36. yılı önemli bir aşamadır ve son olmasını diliyoruz. Nasıl ki düşman topyekun bir şekilde tüm gücü ile bize karşı savaşıyor, bizim de aynı şekilde topyekun direnmemiz gerekiyor. Bize gerekli olan yaklaşım budur.”

 
HABER MERKEZİ
 
 

Güçte kalite, taktikte zenginlik

 

Şimdi daha çok seçilmiş savaşçı, atak, uzman ve küçük gruplarla tim savaşını esas aldıklarını söyleyen Karayılan, bazen sonuç alamadıklarını belirtti. Karayılan, aslında üç tane düşmanları olduğunu kaydederek, şöyle izah etti:

  • Bizim eksikliğimiz.
  • Alışkanlıklarımız.
  • İşgalcilik.

Hiç görünmez ama her yerde

 

Bu çerçevede gerillayı tamamen modernleştirip profesyonelleştirmek; istihbarat ve tekniğe karşı başarmak istediklerini ifade eden Karayılan, şöyle devam etti: ”Hem maddi teknik kullanıyoruz hem de insan tekniğinden faydalanıyoruz. Pratikte üç kişilik veya dört kişilik gruplarla hareket ediyoruz ama yeri geldiğinde o üç kişi 300 kişi olabilir ve hedefi darmadağın edebilir. Hayalet gerillacılık yani. Hiç görünmez ama her yerde. Artık eskisi gibi direkt vurmuyor, teknikle ve yöntemli bir vuruş var. Taktikte zenginlik ve insan gücünde ise kalite ve başarıya odaklanmışız. Fedailik ve korkusuzlukla beraber profesyonel olmayı da tam oturtsak o zaman kimse bizi yenemez. Zaten biz 21. yüzyıl gerillasını yaratıyoruz. Bu konuda yeterince ilerlemişiz. Disiplinli, gizli hareket eden, kendini iyi kamufle eden, ölçülü bir gerillacılıktan söz ediyoruz. Eğer bu konuda yoğunlaşmalarımız olmasaydı şimdiye kadar çok ciddi kayıplar vermiş olacaktık.”

Uygulamayan alanlar darbe yedi

Bu projeyi uygulayan alanların düşmana daha ağır darbeler vurduğunu, yeniden yapılandırma projesini tam uygulayamayan alanların ise yer yer darbe yediğini belirten Karayılan, ”Biz profesyonel gerillacıkla düşmanı yenmek istiyoruz. Egîd ve Zilan yoldaşların takipçileri olarak, bunu başarmalıyız” dedi.

Xakurkê’yi ele geçiremiyor

Karayılan, Türk tarafının her gün ele geçirdiğini iddie ettiği Xakurkê’deki durum hakkında ise şunları söyledi: ”Başta Xakurkê’de bazı eksiklikler yaşandı ve düşman bundan faydalandı. Gerilla çabuk toparlandı. Gerilla yeri geldiğinde koordineli bir şekilde 10 gruba ayrıldı. Böylelikle şimdi Xakurkê’de büyük bir direniş var. Düşman şu an Xakurkê’de Lêlikan’ı tutmuş. Stratejik olan yer Şekîf’tir orayı da tutmuş. Ermûş Vadisi ve Evdilkovî’yi de tutmuş. Arê Vadisi ve Karker Sırtlarını tutmuş. Ama Xakurkê şimdi kimin elinde, tartışmalıdır. Kim Xakurkê’de egemen? Gerilla mı Türk ordusu mu? Gerilla en etkili eylemleri Ermûş ve Misokê’ de yapmakta. Bütün Xakurkê hattında gerilla eylem yapmakta. Gerilla orada ve hareket halinde. İşte sürecin gerillacılığı bu demektir. Düşman hiçbir yerde egemen olamamakta. Eskiden düşman Xakurkê’ye girince güçlerimiz oradan çıkıyordu. Şimdi ise düşman gidince onlar arkada. Her zaman suikast mesafesinde. Ermûş Vadisi’ne bakın, suikast eylemleri olmakta. O alanda birçok tim ve grup eşzamanlı eylem yapmakta. Hem de beş gün üst üste. 1 Ağustos’tan 5 Ağustos’a kadar. Bunu biz kutladık. Karargah olarak bunu çok önemli görüp, kutladık. Çünkü gerçekten de çok başarılı bir tarzdır. Xakurkê gerillalarını kutladık, çünkü düşman Xakurkê’ye ele geçiremiyor. Her gün uçak kaldırmalarına rağmen askerler o tepelerde kendini savunamıyor. Askerleri havadan savunuyorlar. Xakurkê’nin bütün tepelerinde bu durum var. Gerilla, Xakurkê’de egemen. Düşmanın yalanlarına inanmamak gerek. Süleyman Soylu veya AKP’nin basınına kalsa, biz zaten çoktan yok olmuşuz.”

Halk emin olsun; gerilla kazanacak

Sadece Xakurkê’de değil, Zap, Avaşîn ve Cîlo’da da aynı durumun yaşandığını aktaran Karayılan, şunları paylaştı: ”Kısa bir süre önce Mardin’de bir eylem yapıldı. Örnek bir eylem. Bagok’ta hem saldırı, hem pusu, hem de sabotaj aynı anda yapıldı ve düşman büyük bir kayıp verdi. Gerillanın tim olarak savaşı en fazla Govendê ve Adil Beg’de yapılmakta. Düşman her yerde ama gerilla da içlerinde. Girana’da kamyon gelince, gerilla kamyonu uçuruyor. Düşman bir tepedeyse eylem yapıp, altı tane silah kaldırmakta. Halkımız bu konuda bizden emin olsun. Gerilla kazanacak. Gerilla, AKP’nin teknik ve istihbaratını yenecek. Bu kolay bir şey değil, şehit veriyoruz. Arkadaşlar bir iki eylemden sonra tedbirsiz davranmakta ve bu yüzden kayıp veriyoruz. Üzerinde yoğunlaştığımız metod ve taktikleri her alanda pratiğe dökersek kesinlikle başarı bizim olacak. Savaşımız şimdilik bu seviyede devam etmekte.”