Demokratik Toplum Partisi (DTP) Genel Başkan Yardımcısı olduğu dönemde siyasi soykırım davası olan ‘KCK davası‘ndan tutuklanarak 5 yıl cezaevinde tutulan ve tahliye olduktan sonra da aktif siyaseti Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanlığı göreviyle sürdüren Kamuran Yüksek, kısa süre içerisinde ikinci kez gözaltına alındı. AKP’de il başkanları bile dokunulmaz kılınırken Kürt siyaseti polis, yargı, siyaset kıskacı altında adeta çalıştırılmıyor. Bir yandan Kürt siyasetinin örgütlü gücü olan DBP’yi de bünyesinde barındıran HDP Meclis’ten atılmaya çalışılırken, öte yandan DBP çalıştırılmaz hale getirildi. 


KCK davasında ceza kesilecek

KCK davası kapsamında yargılanması devam eden ve haklarında mütalaa okunarak önümüzdeki günlerde yapılan bütün hukuksuzluklara rağmen “karar verilmesi” beklenen Yüksek’in özellikle hedeflendiği düşünülürken, ağır şekilde cezalandırılması Kürt siyasetinin temsiline yönelik hem mesaj içeriyor hem de geçmişten beri sürdürülen devlet refleksi olarak ortaya çıkıyor. 


Dokunulmazlık tehdidi 

Son dönemlerde özellikle dokunulmazlıklar tartışılırken de ilk olarak Meclis’e HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, DTK Eşbaşkanı Selma Irmak, HDK Eş Sözcüsü Ertuğrul Kürkçü ve İmralı Heyeti Sözcüsü Sırrı Süreyya Önder hakkındaki fezlekeler gündeme getirilmiş ve önce bakanlığa oradan da Meclis’e gönderilmişti. 

Genel başkanlar hedef

Geçmişten beri Kürt siyasetinde genel başkanlık ya da önemli temsil düzeyinde bulunan bütün isimler ya tutuklandı ve yıllarca cezaevlerinde tutuldu ya da Kürt siyasetinin merkezi olan DEP Diyarbakır İl Başkanlığı yapan Vedat Aydın gibi katledildi. Parti kapatmaların yanı sıra üye ve yöneticileri saldırıya uğrayan katledilen partilerin genel başkanları da her zaman devletin hedefinde oldu. DEP Genel Başkanlığı’nı yapan Hatip Dicle 1994 yılındaki siyasi darbe ile meclisten atılarak diğer DEP’lilerle birlikte 10 yılı aşkın süre cezaevinde kaldı. 


Silahlı saldırıya uğradılar

Dicle takıntısını aşamayan devlet, AKP iktidarı döneminde yine Dicle’yi Kamuran Yüksek ile birlikte yaklaşık 5 yıl cezaevinde yatırdı. Yine DEP döneminde Genel Başkanlık yapan Yaşar Kaya, suikast girişimine uğradı. Aynı dönemde partinin genel sekreterliğini yapan Murat Bozlak silahlı saldırıya uğradı ve kendisine sıkılan 9 kurşundan 5’i vücuduna isabet ederek ağır şekilde yaralandı. 


Bakırhan ve Türk de tutuklandı

DTP’de Genel Başkanlık yapan Ahmet Türk hem 12 Eylül döneminde hem DEP döneminde cezaevinde kaldı. Yine DEHAP’ta Genel Başkanlık yapan Tuncer Bakırhan, KCK davası nedeniyle tutuklanan isimlerden oldu. Yaklaşık 1 yıl tutuklu kalan Bakırhan ardından DBP’nin Siirt Belediye Eşbaşkanı olarak seçildi. 


DBP’li belediyeler hedefte 

Son yerel seçimlerde Kürdistan’da büyük başarı sağlayarak, 100’den fazla belediye kazanan ve genel seçimlerde de en büyük bileşen olarak HDP’yi destekleyen DBP’nin belediyeleri de işlevsiz kılındı. Öz yönetim talebi nedeniyle şimdiye kadar baskın yapılmayan belediyesi bırakılmayan DBP’nin 7 Mayıs tarihine kadar 15 belediye eşbaşkanı tutuklu bulunurken, DBP’li 18 belediyenin eşbaşkanı da görevden alındı. Ağustos 2015 tarihinden itibaren DBP’li 58 belediye eşbaşkanı da çeşitli gerekçelerle gözaltına alındı. 


Meclis üyesi katledildi

Sokağa çıkma yasağının devam ettiği süreçte Ocak ayı başında Şırnak’ın Silopi ilçesinde DBP Meclis üyesi Seve Demir, Özgür Kadın Kongresi (KJA) üyesi Fatma Uyar ve Silopi Halk Meclisi Eşbaşkanı Pakize Nayır’la birlikte katledildi. Demir de KCK davası kapsamında Diyarbakır Cezaevi’nde 4.5 yıl hapis yatmış, 2014 yılında tahliye olduktan sonra DTK, HDP ve DBP’de farklı görevlerde yer almıştı.