Nusaybin’de askerler 2 köylüye ateş açtı; 5 çocuk babası Yusuf Akın (38) yaşamını yitirdi, Mehmet Eren ağır yaralandı. Vali „yanlışlıkla oldu“ derken, olay yerinde inceleme yapan İHD, köylülerin yakın mesafeden vurularak infaz edildiğini belirtti. Otopsi raporu da bunu destekliyor.

Mardin’in Nusaybin İlçesi’ne bağlı Akarsu Beldesi’nin Heybeli Köyü yakınlarında önceki gece 2 köylü askerler tarafından tarandı. Kafasından vurulan, yörede su ve elektrik tesisatçılığı yapan Yusuf Akın kaldırıldığı Mardin Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi, yaralı Mehmet Eren (48) isimli köylünün tedavisi sürüyor.

PKK’li sanmışlar!

Mardin Valisi Turhan Ayvaz köylülerin „yanlışlıkla“ vurulduğunu savunarak şu açıklamada bulundu: „20 Aralık 2011 günü saat 19.00 sıralarında, Nusaybin İlçesi Heybeli köyü bölgesine iki teröristin geldiği duyumunun alınması üzerine icra edilen operasyonda aynı gün saat 20.45 sıralarında iki vatandaşın terörist sanılarak yanlışlıkla yaralandığı tespit edilmiştir. Yaralanan vatandaşların Ömerli ilçesine bağlı Gollü köyünden Yusuf Akın ile Nusaybin ilçesine bağlı Heybeli köyünden Mehmet Eren isimli vatandaşlar olduğu öğrenilmiştir. Yaralanan vatandaşlardan Yusuf Akın hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir. Olayla ilgili adli ve idari tahkikata başlanılmıştır.“


 Boru silah oldu
Açıklamada, köylülerin ellerindeki büyük su borularının kalaşnikof veya uzun namlulu suikast silahı karnas olduğu sanılarak Jandarma ekiplerinin ateş açmış olabilecekleri belirtildi.


Tesisat için gitmişlerdi

BDP Mardin İl Eşbaşkanı Şaban Karakaş, asker kurşunuyla yaşamını yitiren Yusuf Akın’ın Heybeli Köyü’ne Mehmet Eren isimli yurttaşın evinde yaşanan elektrik sorununu gidermek için gittiğini belirtti. Karakaş, „Evdeki elektrik sorununu tamamladıktan sonra evden ayrılıyorlar. Aracına ilerlediği sırada her iki köylü, pusu kuran askerler tarafından taranıyor“ dedi.

3 mermi isabet etti

Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’na götürülen Yusuf Akın’ın otopsi işlemleri tamamlandı. Otopsi öncesi radyoloji servisine gönderilen Akın’ın çekilen grafiğinde kafatasında ve sol uyluk bölgesinde çok sayıda milimetrik ebatta metalik cisim imaj izleri bulunduğu belirtildi. Raporda Akın’ın ölümüne neden olan 3 adet mermi çekirdeğinin vücuduna isabet ettiği belgelendi. Atış mesafesi ve atış yönü hususunda karara varılmadığı ancak otopsi esnasında yaralanma bölgesinden alınan cilt dokusunun İstanbul Adli Tıp Morgu İhtisas Dairesi’ne gönderileceği belirtilen otopsi raporunda, „Harici muayenede 2 ve 4 noda belirtilen yaraları açan ateşli silah mermi çekirdeğinin uzak atış mesafesinden yapılmış olduğu ancak elbiseli bölgelere isabet ettiğinden kesin atış mesafesi tayini isteniyor giysilerin fiziki incelemesinin yapılması gerektiği“ belirtildi. 

Göz göre göre cinayet

Otopsi işlemleri için hastaneye giden İHD Merkez Yönetim Kurulu üyesi Av. Serdar Çelebi, „Yaşanan olay ne kaza ile, ne ihmalle, ne de ‘biz başka bir şey diye zannettik öldürdük’ şekliyle açıklanabilir. Bu göz göre göre cinayettir. Bu bile bile bir insanı katletmektir. Otopsi raporu ortada yakın mesafeden ateş açılmış. Artık bunların açığa çıkarılması gerekiyor. Bunları örtbas etmek ne insanlığa ne de İslam’a sığmaz“ diye konuştu.

Yakın mesafeden vurdular

Olay yerinde incelemede bulunan ve tanıklarla görüşen İHD Mardin Şubesi de „Ön İzleme Raporu“nu açıkladı. Köylülerin askerlerce „dur“ ihtarında bulunmadan „yakın mesafeden“ vurulduğu, olay yerine giden köylülere de ateş açıldığı belirtilen raporda şu hususlara dikkat çekildi:
- Olay saatinde Yusuf Akın’ın Mehmet Eren’in tesisat işini bitirdikten sonra kendisine yardımcı olmak üzere eşyalarını aracına yüklerken gerçekleşmiştir.
- Mehmet Eren’in kalça kemiğinde 1 kurşun, Maktul Yusuf Akın’ın kafasında bir kurşun bacaklarında iki kurşun giriş deliği tespit edilmiştir.
- Olaya tanıklık eden köylüler, dur ihtarı ve benzeri bir ses duymadıklarını, silah sesini duyduklarında yaralı müdahale için gittiklerini ancak askerlerin kendilerine de ateş açtığını ve evlerinde hala bunların izlerinin olduğunu beyan etmişlerdir.
- Olayın olduğu yerin açık bir alan olduğu, en yakın evin önünde ışıklandırma bulunduğu, dolayısı ile açık alanda bulunan kişilerin rahatlıkla seçilebileceği.
- Askerlerin açık alanın etrafını sardıkları ve muhtemelen pusu attıkları, olayın akşam 20.30 - 21.00 saatleri arasında gerçekleştiği.
- Yaralılara en yakın müdahalenin olaydan 1.5 saat sonra geçekleştiği tespiti yapılmıştır.
- Delillerin olayın olduğu saatte savcılık tarafından toplanmadığı, olayın ertesi sabahında yapıldığı tespiti yapılmıştır.

Açık yargısız infaz

İHD tüm bu veriler ışığında olayın yargısız infaz olduğunun açık olduğuna işaret etti: „Sonuç olarak gerek otopsi esnasında yaptığımız tespitler, gerek olay yerinde yaptığımız tespitler, olay yerinde köylülerin anlatımları, yaralı Mehmet Eren’in anlatımları, olayın çok açık bir yargısız infaz olduğunu ortaya koymaktadır. Soruşturmanın hızlı, etkili bir şekilde yürütülmesi, delillerin karartılmaması için soruşturmanın bizzat savcılık tarafından yürütülmesi gerektiği kanısındayız.“

DİHA/MARDİN