Ziyaret Köyü’ndeki nöbete dün giriş ve çıkışlar yasaklandı. Amed’den giden belediye eşbaşkanları nöbet alanına geçemeyince askeri kontrol noktası önünde eyleme başladı.

Rojava Devrimi’ni boğmak amacıyla Kobanê Kantonu’na dönük IŞİD çetelerince yapılan saldırılara karşı Urfa’nın Suruç İlçesi’ne bağlı Çengelli (Alizeran), Birecik’e bağlı Aşme (Eşmê) ve Ziyaret (Zarêta Serxet) köylerinde kurulan nöbet çadırlarına asker ve polisler saldırmış, yaşanan şiddetli çatışmalarda çok sayıda kişi yaralanırken, çadırlar da ateşe verilmişti. HDP Milletvekilleri ise IŞİD ve Türk Hükümeti’nin saldırılarına tepki göstermek için önceki gün Ziyaret Köyü’nde bulunan yıkık çadır alanında nöbet tutmaya başlamıştı. Vekillere, HDP MYK üyeleri de eşlik ederken, Kürdistan Hukukçular Derneği, KESK, Kuzey Kürdistan Hukukçular Meclisi üyeleri, Urfa Barosu avukatları ile Batman eski Belediye Başkanı Necdet Atalay, Siirt eski Belediye Başkanı Selim Sadak, Nusaybin eski Belediye Başkanı Ayşe Gökkan’ın da aralarında bulunduğu kalabalık bir grup aynı gün nöbet eylemine katıldı. Grup, askeri kontrol noktasında uzun süre bekletildikten sonra nöbet alanına geçti.
Yüzlerce asker ve zırhlı araçlarla abluka altında tutulan nöbet alanına dün ise giriş ve çıkışlar yasaklandı. Alanın Suruç ve Birecik yönünde bulunan tüm yollara askeri yığınak yapıldı. Amed’e bağlı 15 ilçenin DBP’li belediye eşbaşkanları askeri kontrol noktasında engellenerek, nöbet eylemine katılmalarına izin verilmedi. Engellemeye tepki gösteren HDP milletvekillerine askeri yetkililerle yaptıkları görüşmede, Urfa Valiliği’nin konuya ilişkin yazılı talimatı olduğu, alana girilmesine izin verilmeyeceği belirtildi. Valilik, yasağa dayanak olarak “bölgenin sınır hattı olması ve güvenlik” gerekçelerini ileri sürdü. Karara tepki gösteren eşbaşkanları askeri kontrol noktasında nöbet eylemine başladı. Nöbet alanındaki basın mensuplarının, eyleme katılmak isteyen grubun bulunduğu noktaya geçişi de engellendi.

Nöbetten dönenlere gözaltı

Rojava sınırındaki nöbete katılan 5 yurttaş ise darp edilerek gözaltına alındı. Cüneyt Özil, Ersin Yolu, Suna Vartak, Fikret Kocakaplan ve Mürsel Farisoğulları isimli yurttaşlar araçlarıyla Amed’e giderken Siverek’te durduruldu. Darp edilerek gözaltına alınanlar Kocakaplan yüzüne 5 dikiş atıldıktan sonra Siverek Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Anneler eylemde

Barış Anneleri İnisiyatifi İstanbul Meclisi tarafından Rojava Devrimi’ni selamlamak ve IŞİD saldırılarına dikkat çekmek amacıyla Aksaray Metrosu’nda başlatılan süresiz oturma eylemi beşinci gününe girdi. Barış Annesi Perihan Akbulut, “İŞİD Kürtlerin evlerini, yurtlarını ellerinden almak istiyor. Onların Kürtlerin yerleşim yerlerinde ne işleri var? Türkiye’nin de içinde olduğu devletler aslında IŞİD’i destekliyor. İŞİD üyeleri Türkiye’de tedavi oluyorlar. Bu nasıl açıklanabilir? İŞİD çeteleri İslam adına insan öldürüyor, kadınlara tecavüz ediyor. Böyle bir İslam olmaz. Biz bu vahşete ve kirli savaş politikalarına karşı buradayız ve mücadelemiz devam edecek” şeklinde konuştu.
Van’ın Çatak İlçesi’nde İŞİD çetelerinin saldırıları yürüyüşle protesto edilirken, Mersin’de “Rojava halkının devrimini selamlıyoruz” pankartı ardında yürüyüş yapıldı.

HABER MERKEZİ




Terörist diyemeyen çadır yakıyor

Rojava Devrimi’nin bazı güçlerin desteğiyle IŞİD eliyle boğdurulmak istendiğini belirten HDP MYK üyesi Sezai Temelli, “İŞID’e terörist diyemeyen, IŞİD’in canice katliamlarına ses çıkarmayanlar, Rojava söz konusu olduğunda çadır yakma, insanları yaralama hatta öldürmeye kadar her şeyi yapıyor” dedi.
IŞİD’in Rojava’ya yönelik saldırılarına tepki gösteren HDP Meclis Yürütme Kurulu Üyesi Sezai Temelli, IŞİD’in Rojava’ya dönük şiddeti ve saldırılarının büyük çapta olmasına rağmen Türk devleti ve bazı çevrelerin buna duyarsız kaldığının altını çizdi. Temelli, emperyal güçler tarafından IŞİD ve benzeri örgütlerinin beslemesi ile bölge halkına şiddet, açlık, göç ve sefalet getirdiğini vurgulayarak, bunun bir zülüm olduğunu ifade etti. Yapılan bu saldırılara karşı Rojava’daki Kürtlerin özgür demokratik mücadelesi ve direnişiyle bölgeye yeni bir anlayış getirdiğini aktaran Temelli, “Yani emperyal güçlere karşı oradaki ülkelerin sınır paylaşımlarına, petrol üzerindeki hesaplarına karşı bir direniş gösteriyor. Rojava’nın direnmesi aslında hem bölgeye huzur hem de yeni bir demokrasi anlayışı açısında önemlidir” diye kaydetti. Rojava Devrimi’nin, IŞID çetelerinin aracığıyla boğdurulmaya çalışıldığını belirten Temelli, “Bügün İŞID’e terörist diyemeyen, IŞİD’in bu canice yapmış olduğu katliamlara ses çıkarmayanlar, Rojava sözkonusu olduğunda çadır yakma, insanları yaralama hatta öldürmeye kadar her şeyi yapıyor” tepkisinde bulundu.

DİHA/İZMİR