
Türk Başbakan Erdoğan, açlık grevleri karşısında 49'uncu günde bozduğu sessizliği yalan, hakaret ve tehditlerle sürdürüyor. "Açlık grevi yok, herşeyi yiyorlar, gerekirse müdahale edilir", "Devlet şantaja boyun eğmez" diyen Türk Başbakan, dün de Berlin'de "Açlık grevinde kimse yok, sadece bir kişi ölüm orucunda" dedi. Erdoğan'ın cezaevine gönderdim dediği Adalet Bakanı ise, "Şu anda 66 ayrı cezaevinde 683 kişi olarak gözüküyor bizde" dedi.
Başbakan Recep T. Erdoğan Almanya'nın başkenti Berlin'de, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile görüşmesinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, basın toplantısında cezaevlerindeki açlık greviyle ilgili bir soruya şu yanıtı verdi: "Türkiye de açlık grevi ya da ölüm orucuna açıklık getireyim. Buradan bütün dünyaya sesleniyorum. Türkiye ölüm orucunda olan sadece bir kişi var. Şu anda açlık grevi vesaire böyle bir şey yok. Bu da tamamen şovdur. Ben bakanımı bizzat cezaevine gönderdim, bunları gitti yerlerinde de izledi. Şu anda zaten yarıdan fazlası dilekçe vermek suretiyle bu işi de bırakmış vaziyetteler. Böyle bir şey de söz konusu değil."
Adalet Bakanı'nın cevabı
Başbakan Erdoğan, "Ben bakanımı bizzat cezaevine gönderdim" dediği Adalet Bakanı Sadullah Ergin ise Ankara'da Almanya Adalet Bakanı Sabine Leutheusser-Schnarrenberger ile yaptığı görüşmenin ardından gazetecilerin sorularına yanıtladı. Bakan Ergin, cezaevlerindeki açlık grevleriyle ilgili son durumun sorulması üzerine ise, şunları söyledi: "Şu anda 66 ayrı cezaevinde 683 kişi olarak gözüküyor bizde. Eylemler, cezaevindeki kötü koşullardan ya da yanlış uygulamalardan kaynaklı değildir. Tamamen siyaset alanında tartışılması gereken konulara ilişkindir. Sorumluluk noktasında olanların sorumsuz açıklamalarıyla bu süreci sabote etmemeleri, istismar etmemeleri önemli. İnsan hayatının söz konusu olduğu bir yerde, biz insanların burnunun kanamaması için önemli çaba sarf ediyoruz, ama başkalarının da kendi üzerine düşeni yapması gerekir. Bu eylemlerin sonlandırılmasını beklediğimi ifade ediyorum."
Kışanak: Terbiyesizlik yapıyor
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak ise Siirt E Tipi Cezaevi'nde 12 Eylül'den bu yana açlık grevinde bulunan tutsaklar ile görüşmek için geldiği cezaevi önünde yaptığı açıklamda, Başbakanın "Yiyip içiyorlar" sözünün kesinlikle doğru olamadığını ve cezaevlerinin doğrudan 24 saat gözetim altında bulunduğunu hatırlattı. Kışanak, "Tepkilerin düşmesi demek ölüm demektir. Başbakanın bu sözleri ölüme davetiye çıkarmaktan başka birşey değildir. 12 Eylül'den bu yana süresiz ve dönüşümsüz açlık grevini bırakan hiç kimse yok" dedi. BDP Eşbaşkanı Kışanak, Başbakan Erdoğan'ın kendisinin de aralarında bulunduğu bazı BDP'li milletvekillerin bir köy evinde yemek yerken çekilmiş fotoğrafı üzerinden yalan konuşmasına ise şöyle tepki gösterdi: "3 ay önce Mardin'de bir vekilimizin evinde kadınların yaptığı yemeği yemişiz. 3 ay önce bir köy sofrasında yediğimiz yemek üzerinden nemalanmak terbiyesizliktir, ahlaksızlıktır. Bunun üzerinde 51'inci gününe giren açlık grevlerinin üstünü örtmek vicdansızlıktır. Bu kadar rezalet olamaz. Saltanat sürmemişiz, köşklere çıkmamışız, sadece bir yemek yemişiz."
BERLİN/ANKARA/SİİRT