Geçen hafta dünyamıza 13.8 milyar ışık yılı uzaklıktaki z8-GND-5296 adlı bir galaksinin keşfedildiği duyuruldu. Hubble teleskobunda çekilen görüntülerde sadece küçük kırmızı bir nokta olarak görülen z8-GND-5296 bugüne kadar keşfedilen en uzak galaksi.

Sonra Mississippi’de HIV virüsüyle doğan 3 yaşındaki bir çocuk, doğumdan hemen sonra uygulanan tedaviyle tamamen iyileşti. İlaçları tamamen kesilen çocuk üzerinde yeniden yapılan testler hastalığın hiçbir izine rastlamadı.
Chicago’da bir maymuna takılan protez el ile beyin arasında akımı sağlayacak yeni bir sistem denendi. İlk sonuçlar maymunun ele dokunulduğunu hissettiğini gösterdi. Araştırmayı yapan uzmanlar yakın gelecekte teknolojinin uzuvlarını kaybeden insanlara uygulanabileceğini söylüyor.
Fransa’da ise, her sene çoğunluğu çocuk 500 bin kişinin ölümüne neden olan sıtmaya karşı ilk aşı geliştirildi. 2015’te ilk denemeleri yapılacak olan aşının hastalığı dünya üzerinden sileceği düşünülüyor.
Işığın hızıyla uğraşan bilim insanları olduğu gibi karanlığın hızıyla uğraşan bilim insanları da var. Syracause Üniversitesinde yapılan bir araştırmada evrendeki maddenin yüze 80’ini oluşturduğu düşünülen karanlık maddenin saniyede sadece 52 metre hızında olduğu tespit edildi.
ABD’de yaşayan bir fare türünün akrep zehrine karşı bağışıklı olduğunu bulan bilim insanları, hemen kolları daha etkin bir panzehir üretimi için sıvadı. Şimdi "çekirge faresi" olarak bilinen bu türün ürettiği doğal panzehir aranıyor.
Bir grup antropolog uzun yıllar boyunca, antik çağlardan bu yana bozulmamış bir herpes virüsü türü üzerinde tüm kıtalarda yaptıkları çalışmanın sonuçlarını yayınladı. Antropologlara göre bulgular insanların Afrika’dan tüm dünyaya yayıldığını gösteriyor.
PLOS ONE adlı bilim jurnalinde yayınlanan başka bir araştırmaya göre ise 65 milyon yıl önce dinozorların soyunun tükendiği dönemde arılar da aynı akıbete uğradı. Yüzeyde yaşayan arıların fosillerini bulamayan bilim insanları bu sonuca ulaşmak için bilinen tüm arı türlerinin DNA’larını tarayarak değişiklikleri tespit etti. Daha sonra bunların evrimsel ilişkilerini modelleyen bilim insanları hiçbir modelin 65 milyon yıldan önceye gitmediğini gördü.
Yine geçen hafta, bilim insanları bağırsak kanseri ile işlenmiş et tüketimi arasındaki bağlantıyı ortaya çıkardıklarını açıkladı. Buna göre her üç insandan birinde bulunan yaygın bir genetik değişken işlenmiş et tüketimiyle birleşince kalınbağırsak kanseri riskini ciddi bir şekilde arttırıyor.
Salı günü ise, evrendeki en soğuk gökcismi olan Bumerang Nebulasının ALMA teleskobuyla çekilmiş görüntüleri yayınladı. Yapılan ölçümlere göre Nebulanın ısısı -272 derece. Bu mümkün olan en düşük derece olan mutlak sıfırdan yani -272 dereceden sadece 1 santigrat daha sıcak.
Niye mi yazıyoruz bunları? İnsan inanılmaz bir varlık olduğu için.
Bütün bu saydıklarımızın hepsi sadece geçtiğimiz bir hafta içinde oldu.
Çağdaşımız onbinlerce insan en küçük organizmadan en büyük gökcisimlerine kadar gözlemleyebildiğimiz her tür varlığa dikmiş türümüzün kaderini değiştirecek, evreni açıklayabilecek keşiflerin peşinde.
Gerçekten sormak gerek: Bütün bunlar olurken "om" demeyi "Allah’a şirk koşmak" olarak değerlendirip yogayı caiz bulmayan ulemayı dinlemek niye?
Ah buna bir cevap bulabilsek…