İddianameye göre, Çetiner hakkında başlatılan soruşturma kapsamında kardeşi Y.Ç.’ye göndermek üzere hazırladığı 52 sayfalık kitap taslağının doküman olarak belirtilirken, kitap taslağındaki ifadeler nedeniyle ‘şifreli haberleşme şüphesi uyandırdığı’ gerekçesiyle soruşturmanın başlatıldığına yer verildi.
Hazırlanan iddianameye delil olarak konulan kitap taslağı için şu değerlendirmelerde bulunuldu: ‘’Yazıların Türkiye Cumhuriyet Devletini, halkından bazılarını ve güvenlik kuvveti mensuplarını düşman olarak gösteren vatandaşlardan bir kısmını Kürt halkı olarak silah zoruyla ayrıştırmaya çalışır.”
Kitap yazmaktan başka bir çabası yok
İddianamede, Çetiner’in hazırladığı taslağın; ‘PKK’lileri övücü mahiyette olduğu, cezaevlerindeki hükümlü ve tutuklu örgüt mensuplarına PKK’nin ideolojisini aktardığı ve örgütsel moral-motivasyon kazandırmak ile örgüt mensuplarını eğitmek amacıyla yazıldığının tespit edildiği’ iddia edildi.
Müvekkilinin sadece kendi anıları üzerinden bir kitap derlediğini belirtirken Çetiner’in avukatı Hasan Kul ise, müvekkilinin zaten müebbet hapse mahkum edildiğini ve 22 yıldır kaldığı cezaevlerinde kitap yazmaktan başka bir çabasının bulunmadığını söyledi.
Alanya Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamenin kabul edilmesiyle açılan davanın ilk duruşması, önümüzdeki günlerde görülecek.
Dışarıda serbest, cezaevinde yasak
Benzer bir skandal bir durumda Elazığ E Tipi Kapalı Cezaevi’nde yaşandı.
Elazığ E Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki siyasi tutsak Erdal Kotan’a gönderilen “Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa”, “Dağa Düşen İzler” ve “İmralı’da Dokuz Gün” adlı kitaplar cezaevi komisyonu tarafından çeşitli bahanelerle tutsaklara verilmiyor.
Elazığ E-Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Yayın Komisyonu’nca incelenen kitaplardan “Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa” kitabının Gümüşhane Sulh Ceza Hakimliği’nce toplatılması yönündeki kararı gerekçe gösterilerek teslim edilmediği öğrenildi. “İmralı’da Dokuz Gün” ve “Dağa Düşen İzler” adlı kitaplara ise “Örgütü öven, toplumda kin ve nefret uyandıran içerikler” iddiasıyla yayın inceleme komisyonu tarafından oy birliği ile teslim edilmemesine karar verildi.
Düğünde Kürtçe şarkı söyledi, tutuklandı
Hatay’ın Dörtyol ilçesinde 11 Mayıs günü düzenlenen bir düğünde Kürtçe şarkı söylediği için gözaltına alınıp, tutuklanan müzisyen Murat Ocak hakkında Dörtyol Cumhuriyet Savcılığı tarafından iddianame hazırlandı. Hazırlanan iddianamede Ocak’a, düğünde seslendirdiği Kürtçe şarkı ve sosyal medya hesabındaki paylaşımları ile ‘örgüt propagandası yaptığı’ suçlamasında bulunuldu.
Hazırlanan iddianame sunulduğu İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek dava açıldı.
Yapılan düğünle ilgili ‘örgüt propagandası yapıldığı’ yönünde ihbarda bulunulduğu belirtilen iddianamede, düğünde “Serok Öcalan” şarkısını seslendiren Ocak’ın bu şekilde “örgüt propagandası” yaptığı iddiasında bulunuldu.
Hakkındaki iddianamede yine sosyal medya hesabı incelenen Ocak’ın, YPG’lilerin yer aldığı fotoğraflar paylaşma da suç olarak değerlendirildi. YPG’lilere ait olan fotoğrafa “Allah bu yiğitlerin yar ve yardımcısı olsun” yorumu da suç olarak görüldü.
Açılan davanın ilk duruşması 27 Haziran tarihinde İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
KÜLTÜR SERVİSİ