„Tecrit yasadışı uygulanan keyfi bir tutumdur“ diyen Türkiye Barış Meclisi Sözcüsü Hakan Tahmaz, bunun insani, siyasi ve hukuki açıdan problemli olduğunu ifade etti. Öcalan’ın özellikle Türkiye’nin gittikçe yangın yerine döndüğü bir süreçte bu yaygını söndürmede önemli bir yere sahip olduğunun açığa çıktığını belirten Tahmaz, „Bu yangını söndürmeye katkıda bulunacak birine yapılan bu ambargo, yangının devamından yana tutum almaktır. Hangi niyetle yapılırsa yapılsın bunu kabul etmek mümkün değil. Bu yangının söndürülmesi, diyalogun ve müzakerelerin yeniden başlatılması ve devlet yetkililerinin protokollerin gereğini yerine getirmesi gerekli diye düşünüyorum“ şeklinde konuştu. Tahmaz, „Bu konuda ısrarlıyız, özellikle PKK ile MİT arasında son dönem açığa çıkan görüşme notlarını dikkate aldığımızda Türkiye’nin bu kadar çetrefilli bu kadar ikiyüzlü politika izlemesi Türkiye açısından ciddi bir tehlikedir. Bu yarılmanın şiddetiyle savaşın sona ermesi için öncellikle müzakerelerin yeniden başlaması ve Öcalan’a uygulanan tecrit ve yasağın kalkması gerektiğini düşünüyorum“ dedi.

Devecioğlu: Ölümlere neden olacak
Öcalan’ın Kürt sorununun barışçıl yollarla çözülmesi için önemli olduğunu ifade eden BDP PM Üyesi Ayşegül Devecioğlu da, „Öcalan’a uygulanan bu tecrit hiçbir zaman barışa hizmet etmez. Bu memlekete daha fazla karışıklık çıkmasına, kan dökülmesine neden olur“ dedi.

Gürsoy: Hemen çözülmeli

Geçtiğimiz günlerde internete düşen ses kayıtlarıyla uzun zamandan beri devlet ile PKK arasında görüşmelerin olduğunun açığa çıktığını söyleyen Prof Dr. Gencay Gürsoy ise buna rağmen Öcalan’ın yoğun bir izalasyona tabii tutulduğunu söyledi. Öcalan’a uygulanan tecridin sadece Türkiye’nin muhtaç olduğu diyalog ortamını zedelemek ile kalmadığını, aynı zamanda insan haklarının ihlali ile de doğrudan ilişkili bir durum olduğunu kaydeden Gürsoy, „Dolayısıyla sorumluların bu sessiz duruşu çok anlamlı çok yoruma muhtaç bir durum. Abdullah Öcalan, bugün dünya kamuoyu da Türkiye kamuoyu da çok iyi biliyor ki barışa gidecek en kestirme yoldur. Dolayısı ile bu görüşmelerin kesilmesi yanlış, Abdullah Öcalan’ın tam bir izolasyona sürüklenmesi yanlıştan da öte bir şeydir. Bir an önce bunun çözülmesi lazım“ dedi. Bir yanda halkların kardeşliği açısından Türkiye’nin çok heyecan verici bir dönemeçteyken diğer yandan Türkiye’nin savaşın eşiğinde olduğunu altını çizen Gürsoy, „Barıştan, demokrasiden, insan haklarından, özgürlükten yana herkesin Öcalan’ın tecrit koşullarının kaldırılması ve barış yolunun açılması için sorumluluk alması gerekir“ şekline konuştu.


 SADIK TOPALOÐLU - DİHA/İSTANBUL