Yap-boz ittifaklar sürekli silahlanan yeni dünya!
Selma AKKAYA/HABER-ANALİZ
Geçtiğimiz hafta NATO zirvesi bir kez daha toplandı. Bu kez NATO, Beyaz Saray’ın İran’a ilişkin nükleer anlaşmanın iptali tartışması ve Çin üzerinden uluslararası ticaret savaşının ortasında toplandığı için çatışmanın derinleşmesi muhtemeldi.
Toplantı sonrasında basına yansıyanlardan öne çıkan ise ABD ile Almanya arasındaki gerilimken, akla daha bir kaç ay önce Almanya ile ABD arasındaki geliştirilen ilişkiler geldi. Efrîn işgalinin akabinde Fransa cumhurbaşkanı ve Almanya başbakanı bir bir Trump’u ziyaret etmişti. Hatta bu ülkeler Washington’ın askeri müttefikleri birlikte hareket planlarına dahil olmak için adeta bir yarış yürüttü. Aynı şekilde Fransa, ABD ile birlikte Suriye’de hareket etme kararı almıştı.
AB ülkelerine Almanya üzerinden açık mesaj
Tüm gelişmeler anlamıyla neo-liberal kapitalist krizin derinleştiği dönemde, bir gün kurulup ertesi gün altüst olan sonrasız ittifaklar geçidiyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Geçtiğimiz aylarda Trump, G-7 zirvesi sırasında, Avrupa’ya ve Çin’e karşı bir ticaret savaşı başlatmıştı.
Çin’e karşı Kuzey Kore ile bir zirvede buluşan Trump, ardından Rusya’yı İran’a karşı kullanma hedefiyle Vladimir Putin ile bir zirve gerçekleştirmişti. Bütün bunlar, ittifakların sürekli değişkenlik gösterdiğini işaret ettiği gibi aynı zamanda ABD’nin Trump şahsında bir taraftan Avrupa’yı zayıflatma, diğer tarafta bütün dengeleri kendi lehine kullanma yolunda sürekli değişkenlik gösteren kaos ortamından güç biriktirme çabasıdır. İşte buna tanık oluyoruz.
Aynı şekilde Rusya’dan doğalgaz alması nedeniyle Almanya’yı sıkıştıran Trump’ın hedefi, ABD ordusundan ‘koruma’ alacaksa, yüksek fiyatlarla ABD doğalgazını satın almayı Almanya’ya dayatmaktı. Bu talepleriyle Trump, hem Almanya’nın AB içerisindeki gücünü zayıflatmayı hedeflerken, aynı zamanda diğer AB ülkelerine çok açıktan Almanya üzerinden mesaj vermiş oldu.
NATO zirvesinde öne çıkan bir diğer önemli nokta ise Trump’ın zirve sırasında NATO müttefiklerinin daha fazla askeri harcama yapması yönündeki dayatması oldu.
Hatta söz konusu durum diğer müttefikler tarafından tepki ile karşılandı. Oysa NATO’nun tüm güçlerinin, geniş çaplı bir saldırıya karşı askeri olarak sürekli yapılandığını bilmekte fayda var. Hatta Almanya ve Fransa arasında Avrupa ordusu kurma yönünde görüşmelerin devam ettiği biliniyor.
Savunma bütçelerine fazladan 41 milyar dolar
Söz konusu durum NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, zirvenin sonunda yaptığı açıklamada daha net anlaşılıyor. “Müttefikler, milyarlarca kesinti yaptığı gerileme yıllarından sonra, şimdi milyarlar ekliyorlar. Avrupalı müttefikler ve Kanada, savunma bütçelerine fazladan bir yılda 41 milyar dolar eklediler” diyen Stoltenberg, tüm NATO müttefiklerinin askeri harcamaları büyüttüğünü sözleriyle belgeliyor.
Aynı şekilde zirvenin resmi kararında; “Müttefikler, ek 30 büyük savaş gemisini, 30 büyük ya da orta manevra taburunu ve etkinleştirici güçlerle birlikte 30 hareketli hava filosunu, 30 günde ya da daha kısa sürede hazır oluşla sunacaklar” diye belirtiliyor.
Desteği garantiye almak için Almanya’da kurulacak
NATO kararının en can alıcı noktası ise yine NATO’nun, hepsi Rusya’nın kentlerinden biri olan St. Petersburg’a yakında olan, “İttifak genelinden, ulusal iç savunma güçleri ile yan yana faaliyet gösterebilecek 4 bin 500 aşkın askeri kapsayan dört çok uluslu savaşa hazır tabur büyüklüğündeki muharebe grubunu Estonya’ya, Letonya’ya ve Polonya’ya konuşlandırılacaktır“ denilmesiydi.
Yine „İki yeni komuta merkezi; Atlantik ötesi iletişim hatlarını korumaya odaklanmak için, Virginia’daki Norfolk’a ve diğeri ise, askerlerin ve donanımın Avrupa’ya, Avrupa geneline ve Avrupa’dan hızla hareketini desteklemek için geri bölgede operasyon serbestliğini ve desteği garantiye almak için Almanya’da kurulacak” şeklindeki karar, askeri olarak genişleme stratejisinin boyutunu gösteriyor.
Halkları daha büyük bedeller bekliyor
Zirve aynı zamanda, “Nükleer silahlar var olduğu sürece, NATO nükleer bir ittifak olarak kalacak. İttifakın, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri’nin stratejik güçleri, müttefiklerin güvenliğinin en önemli güvencesidir” kararını teyit ederken, sürekli „barışın“ teminatı olarak pazarlanan NATO’nun olası savaş durumlarına karşı yeniden dizayn edildiğini açık.
Aynı şekilde Makedonya’yı, Ukrayna’yı ve Gürcistan’ı NATO’nun planlarına dahil olması yönündeki çağrı yine NATO’nun doğuya doğru genişlemeyi hedeflediğini gösteriyor.
Emperyalist güçler arasındaki sermaye dolaşımı önündeki engelleri kaldırma yarışı giderek kızışırken, olası savaşlara karşı hazırlıklar son hız devam ediyor.
Son NATO zirvesinde, alınan kararlar ve yaşanan tartışmalara bakıldığında olası savaş senaryolarının güçlendiği, önümüzdeki günlerde Fransa, Almanya, Rusya yakınlaşması, Çin ile yeni dengeler gibi olası sürekli değişkenlik gösteren ittifaklar silsilesiyle karşılaşılacağının habercisi niteliğindeydi. Sürekli silahlanmaya ayrılan bütçelerini yükselten Fransa, Almanya ve diğer ülkelerdeki halkları daha büyük bedeller beklediği ise çok açık!