Zindana sığmayan sesler...
9 Ekim 2018 sabahına doğru Amed merkezli dokuz kentte operasyonlar düzenlenmiş, eş zamanlı ev baskınlarıyla 100’ü aşkın siyasetçi ve gazeteci gözaltına alınmıştı. Gözaltılar hukuksuz bir şekilde, arama kararı dahi gösterilmeden, “yat yat” bağırışlarıyla yapılmış ve aralarında seçilmişlerin de olduğu insanlar yerlerde sürüklenmişti. Peki neden yapılmıştı bu operasyonlar? İhbar vardı, siyasetçiler ve gazeteciler Kandil’le görüşmüşlerdi ya da Kandil’e gideceklerdi. Tanık mı kimdi? Bir devlet geleneği olarak iftirayla tutuklamanın en iyi piyonu görevindeki “gizli tanık”, bu düzmecenin tanığıydı. Üçüncü kalite bir siyasi romanla alakası yok bu yazdıklarımızın, 9 Ekim 2018’de Amed’de yaşandı. Ev baskınlarında 100’den fazla siyasetçi ve gazeteci gözaltına alındı.
Dipçikle kafasına basıldı
Jin News Muhabiri Kibriye Evren de bu gözaltına alanan biri. 9 Ekim’de gözaltına alınan Kibriye, 11 Ekim günü tutuklanarak Diyarbakır E Tipi Kapalı Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. Evren hakkında Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak, 18 Ekim 2018 tarihinde iddianame hazırlandı. Cumhuriyet savcısı tarafından „örgüt üyesi olmak“ ve „örgüt propagandası yapmak“ suçlamalarıyla hazırlanan iddianame, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Kibriye’nin gözaltında gördüğü muamele ise mahkemenin gündemine giremedi. Kibriye’nin ve arkadaşlarının evi basıldı, yere yatırılarak dipçiklerle kafalarına basıldı. Hakaretler edildi. Çıplak arama dayatıldı. Ardından hakaretler eşliğinde emniyete götürüldüler.
Tahliye yok, ceza var
Kibriye Evren’in gazetecilik faaliyetleri ve sosyal medya paylaşımlarının suç unsuru olarak görüldüğü iddianamede, gizli tanık beyanları, yurtdışı giriş-çıkış kayıtları ve elektronik ihbarlar soruşturma için yeterli görüldü. İddianamenin 11 sayfalık bölümünde KCK’nin yapılanmasından, 6 sayfada ise bununla ilişiği olduğu iddia edilen kurumlardan söz edilerek, Kibriye’nin yaptığı her türlü çalışmanın illegal olduğu savunuldu.
Yine iddianamede TJA’nın kadın sorunu, erkek şiddetine dönük eylem ve etkinlikleri, „örgüt lehine illegal eylem ve etkinlikler” olarak lanse edildi. İsimsiz bir ihbar ve yine isimsiz bir tanık ifadesiyle özgürlüğü elinden alınan, 10 Ocak’ta görülen duruşmasında tahliye edilmeyen Kibriye aylardır tutuklu. Evren, tecride karşı 61 gündür süresiz dönüşümsüz açlık grevinde.
Mektup Adresi:
Kibriye Evren
Diyarbakır E Tipi Kapalı Kapalı Ceza İnfaz Kurumu / Diyarbakır
Şizofreni ve yüzde 80 engelli
İnsan Hakları Derneği (İHD) Hapishane Komisyonu tarafından 1 Mart 2018’de yayınlanan hasta tutuklu raporuna göre 386 cezaevinde bin 154 hasta tutuklu bulunuyor. Verilerde, 402 tutuklunun durumunun ağır ve acil olduğu belirtiliyor. İHD raporunda, son 17 yılda cezaevlerinde yaşamını yitiren tutuklu sayısının ise 3 bin 500’e yakın olduğu kaydediliyor. Raporda hükümet, bakanlıklar ve tüm yetkililerle yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığı, “Cezaevinde kalamaz” raporunun yalnızca Adli Tıp Kurumu’na (ATK) devredilmesinin ise tutuklular için “idam cezası” cezası olduğu yorumu yapılıyor.
Mehmet Emin Okdem bu hasta tutsaklardan biri. 32 yaşında, şizofreni tanısı ve yüzde 80 engelli raporu var. 2016 sonlarına doğru tutuklanan Okdem’e “örgüt üyeliği” ve “kamu malına zarar vermek” iddialarıyla 12 yıl 7 ay hapis cezası verilmiş. Rize L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yaklaşık iki yıldır tutuklu bulunan Mehmet Emin Okdem, şizofreni tanısına ve engelli raporuna rağmen serbest bırakılmıyor.
Askerden döndükten sonra
Okdem’e şizofreni tanısının konulmasının da farklı ve yine faşizan bir hikayesi var. Okdem, zorunlu askerliğini yapmaya gidene dek hiçbir rahatsızlığı yokmuş. Rahatsızlığı bırakın, tanıya uyan hiçbir şikâyeti olmamış o güne dek. Ancak askerde hiç kolay şeyler yaşamamış. Askerdeki yakın arkadaşlarından biri gözünün önünde intihar etmiş ve Okdem için zor günler başlamış. Bu kaybının üstüne Okdem’e bir de 7 gün boyunca bir çadırda tek başına kalma cezası verilmiş.
Askerden döndükten sonra davranışlarında ve konuşmasında farklılık gözlemleyen aile Okdem’i muayene götürmeye karar vermiş. Okdem götürüldüğü hastanelerde tedavi için yatmış; 5 ay Tarsus’ta, 5 ay Mersin’de tedavi görmüş.
Okdem’in koşulları hapishanede kalmasına asla uygun değil ve ilaçlarını düzenli olarak kullanmak zorunda. İlaçlarını düzenli kullanmadığında ailesine ve arkadaşlarına karşı yabancılaşma, olmayan sesler duyma gibi olağandışı davranışlar sergileyebiliyor. Ancak hapishane yönetimi Okdem’in ilaçlarını düzenli olarak vermemekte ısrarcı.
Okdem yüzde 80 engelli raporu olmasına ve bazı ihtiyaçlarını tek başına karşılayamamasına rağmen tahliye edilmiyor ve dahası, önceden Silifke M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndayken kolaylıkla görüşüne gidebilen ailesi de Rize’ye sürgün edildiğinden beri eskisi gibi göremiyor oğullarını…
Mektup Adresi:
Mehmet Emin Okdem
Rize L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu / Rize