Türk devletinin destekleyip teşvik ettiği DAİŞ’in işgal girişiminin ardından Kobanê merkez ve köylerinden göç etmek zorunda kalan 190 bini aşkın Kobanêli’den 46 bini Suruç’ta yaşama tutunmaya çalışıyor. Çadır kentlerdeki son durumu, Kobanê Kriz Koordinasyonu içerisinde yer alan HDP Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan, Rojava Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Bilgi İşlem Sözcüsü Işıl Su Erdoğan ile Kriz Koordinasyonu Sağlık Komisyonu üyesi Dr. Ethem Şahin değerlendirdi.
Kobanê’den gelenlerin yüzde 90’unun ihtiyaçlarının Kriz Koordinasyonu tarafından karşılandığını belirten HDP Milletvekili Ayhan, sorun ve ihtiyaçların arttığına, yardımların ise azaldığına dikkat çekti. Belediyeler, sivil toplum örgütleri ve bireysel yardımlarla ihtiyaçların karşılanmaya çalışıldığının altını çizen Ayhan, “Son günlerde yardımlarda bir eksilme bulunmakta. Devletin ve hükümetin ise bir yardımı bulunmuyor. Birçok kuruluşla ilişkiye geçtik, yardımların yapılması için çağrı yaptık ancak talebimiz geri çevrildi” dedi. AFAD kampında kalan 6 bin kişi dışında Suruç’ta bulunan tüm Kobanêlilerin ihtiyaçlarının Koordinasyon tarafından karşılandığını kaydeden Ayhan, “Bu yükü kaldırmamız bazı dönemlerde zorlanmaya neden oluyor. Tüm halkımızı seferberlik ruhuyla Kobanê’den gelen halkımız için harekete geçmeye, yardım etmeye çağırıyoruz” diye konuştu. 

Hükümet yardımları da engelliyor
Suriye’nin farklı illerinden gelenler ile Kobanê’den gelenlere devletin farklı yaklaştığının altını çizen Ayhan, ‘Kobanêliler misafirimizdir’ söyleminin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Aksine hükümetin yardımları da engellediğine vurgu yapan Ayhan, şöyle konuştu: “Daha önce Suriye’den gelen sığınmacılara gösterilen tolerans Kobanê’den Suruç’a gelen halkımıza gösterilmiyor. Çok açık bir şekilde ayrımcılık yapılıyor burada çifte standart söz konucu. Biz bu ayırımcılığı kabul etmiyoruz. Bu insanlar savaş nedeniyle gelmişler ve ihtiyaçlarının karşılanması gerekiyor. Hükümet ‘biz misafirlerimizin ihtiyaçlarını karşılıyoruz’ diyor ama bu söylem düzeyindedir. Biz iki aydır buradayız ve hükümetin tutumunu, yaklaşımını çok net bir şekilde görüyoruz. Gelen yardımların gelmesinin önünde de büyük engeller çıkartılıyor.”
Hükümetin Kobanê’nin düşmesi ve insansızlaştırması için girişimlerini de hatırlatan Ayhan, “Halen DAİŞ çeteleri ile ilişkilerini kesmemiş, gereken desteği ve yardımı da sürdürüyor” dedi.


Aktivistlere ihtiyaç var

Bilgi İşlem Sözcüsü Işıl Su Erdoğan ise çadır kentlerdeki ihtiyaçlara dikkat çekerken öncelikle gönüllü çalışanlara ihtiyaç olduğunu belirtti. Erdoğan, “Her şeyden önce Kobanê çadır kentlerde çalışan gönüllü aktivistlere ihtiyacımız var. Burada çalışan gönüllüler uzun süreden buradalar. Onların yerini doldurabilecek kimse olmayınca bırakamıyorlar. Çadır kentlerde özellikle elektrik tesisatlarından anlayan aktivistlerin de gelmesi gerekiyor. Şu an birçok çadır kentimizde elektrik bulunmamaktadır” dedi.

Acil ihtiyaçlar

Özellikle hamile kadınlar ve çocuklar için besin değeri yüksek yiyeceklere ihtiyaç olduğunu belirten Işıl Su Erdoğan, acil ihtiyaçları şöyle sıraladı: “Yeni doğan çocuklar yerlerde yatırılıyor bu çocuklara beşik gerekiyor. Şu an bebek mama mutfağı projesi üzerinde çalışıyoruz. Özellikle çocuklar ve hamile kadınların gıda yardımına ihtiyaç var. Yeni kurulan çadır kentimiz 4 bin kişilik kapasiteye sahip ve ısıtıcıların bir an önce temin edilmesi gerekiyor. Sünger, battaniye, yatak, minderlere ihtiyaç var. Bunun dışında hiçbir çadır kentimizde yangın tüpü yok bunlara da çok acil ihtiyaç var. “

Üç temel sorun

Sağlık Komisyonu üyesi Dr. Ethem Şahin ise kış koşulları nedeniyle ciddi sağlık sorunları ile karşı karşıya olduklarını söyledi. Dr. Şahin, çadır kentlerde üç temel sıkıntının olduğunu ifade ederek şöyle izah etti:
* Çadırlarımızda üç temel sorun var; beslenme, barınma ve sağlık hizmetinde sorunlar yaşanıyor.
* Poliklinik hizmetinde ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Mevcut sağlık koşulları ve kış mevsimi nedeniyle çok zorlanıyoruz.
* Çadırlarda elektrik sıkıntısından dolayı ısınma sorunu var ve çocuklar hastalanmaya başladı. Elektrik sorunun giderilmesi için çalışmalar var ama henüz çözülmüş değil.
* Yeterli içme suyu olmadığından dolayı da ciddi hastalıklar baş göstermeye başlandı.
* Dizanteri vakaları görülüyor. Yeterli sayıda banyo ve tuvalet yok.
* Şu anda çok ciddi aşı sıkıntısı da bulunuyor. Her ne kadar kayıt altına alınmaya çalışılsa da kampların dışında köylere yerleşen göçmen çocuklar aşısızdır.
* Köylere halen sağlık hizmeti götürülmemiş.

Çocuklar mama bekliyor

Beslenme, barınma ve sağlık hizmeti alanında yaşanan sorunları çözmek için süratle örgütlenilmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Şahin, “Birincisi aşıların yapılması, hastalıklara sebep olan fiziki koşulların bir an önce giderilmesi ve düzenli gıda alınması gerekiyor. Yetersiz gıda alınmasından dolayı da belli hastalıklar yaşanıyor. Onun için çocukların da yeterli mama ile beslenmesi gerekmektedi” dedi. 


Hastane inşa edilmeli

Dr. Şahin, devletin ayrımcı politikaları nedeniyle kronik hastalığı olan Kobanêli hastaların da ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını vurguladı. Kobanêliler için acil bir hastane inşa edilmesi gerektiğini belirten Dr. Şahin şöyle devam etti: “Gebelerin tam teşekkülü hastanelerde kontrollerin ultrasonla yapılması gerekiyor. Ayrıca Kobanê’den gelenlerin çoğu kronik hastadır, şeker hastası, astım hastası ve hiper tansiyon hastasıdır. Bunların Kobanê’de eskiden kullandıkları ilaçlar vardı, gelirken bir kısmı ilaçlarını beraberinde getirmiş ya ilaçları bitmiş ya da kendisinin burada aldığı ilaçlar eş değerde olmamıştır. Şu anda bu hastaları süratla hastaneye taşıyoruz ancak bu sorunun çözülmesi için ek bir uzmanlık tam teşekküllü bir hastanenin poliklinik sistemine sahip bir yerin acil açılması gerekmektedir.”

Bu insanlarda para var mı?

Suruç Devlet Hastanesi’nin ihtiyaçları karşılayabilecek kapasitede olmadığının altını çizen Dr. Şahin, “Suruç Hastanesi 20 bin kişilik bir hastanedir. Şu an hastaneye 200 bin kişi akın ediyor ve çoğu kronik hastadır. Tabipler Birliği olarak da ek bir laboratuvarın oluşması gerekiyor. Diğer yandan Kobanêlilerden reçeteli ilaçların yüzde 20’si alınıyor. Bu insanlarda acaba para var mı? Bu sorunun acilen ortadan kalkması gerekmektedir” diye konuştu.

DİHA/URFA