
Toplumsal olarak söz söylenmesinden rahatsızlar
Kadın cinayeti davalarında sistemin kadın aleyhine işlediğini dile getiren Özgül, platform olarak Türk Ceza Kanunu’nda değişiklik yapılması için başvuru yaptıklarını kaydetti. Özgül, “Şöyle bir durum var. Birlikte yaşadığı kadını 27 yerinden bıçaklayıp hunharca katletmiş, ama sırf mahkemeye ‘takım elbiseyle geliyor, sessiz sakin duruyor’ diye iyi hal indirimi alabiliyor. Bu olayda görüyoruz, erkek egemen zihniyetin ne kadar baskın olduğunu” diye konuştu. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak kadın cinayeti davalarını tek tek takip etmeye çalıştıklarını belirten Özgül, platform temsilcilerinin, gönüllülerin mahkeme salonunda bulunmasının önemine dikkat çekerek, “Kadınların mahkeme salonunda bulunması toplumsal olarak kadın cinayetlerinin nerede olduğunu hem hakim hem savcı hem de kadın katilinin kadın cinayetinin ne anlama geldiğini görmesi açısından önemli. Orada bizim toplumsal olarak bir sözümüz var ve onu söylüyoruz, bundan da rahatsızlık duyuyorlar” dedi.
Davalar sıradan vaka sayılıyor
Mahkemenin kadın cinayeti davalarındaki tavrına da değinen Özgül, bazı hakimlerin, davaların kadınlar tarafından takip edilmesinden rahatsızlık duyduğunu söyleyerek, “Gülşah Aktürk davasına Konya’dan, Sakarya’dan ve İstanbul’dan insanlar gelmişti. Hakim çok rahatsız oldu bu durumdan ve kadınları almadı mahkeme salonuna” dedi. Yargıdaki erkek egemen zihniyetin, kadın cinayetlerini sıradan bir dosyadan, adli bir vakadan ibaret saydığını ifade eden Özgül, “Ancak bu bizim için toplumsal bir olaydır ve biz mahkeme salonu önünde eylem yaparak, kadın cinayetlerinden bahsederek, adaletin aranmasına orada devam ederek de bunun adli bir vaka değil, çok büyük bir toplumsal probleme işaret ettiğini göstermeye çalışıyoruz” dedi.
Etkin cezalandırma önemli
TCK’deki 5237 sayılı 82/1 maddesine göre, eşini öldürmüş bir kişinin ağırlaştırılmış müebbet cezası alması gerektiğini söylediğini, ancak davalardaki indirimlerle beraber verilen cezaların azalmasının toplumdaki adalet duygusunun zedelenmesine neden olduğunu belirten Özgül, kadın cinayeti davalarında etkin cezalandırmanın önemine vurgu yaptı. Özgül, “Kadın katilleri kendilerinden önce kadın cinayeti işlemiş katillerin durumuna bakıp, ‘o bu kadar az aldıysa ben de az ceza alırım’ diye ümit ediyorlar. O yüzden ben etkin cezalandırmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Etkin cezalandırma için indirim kapılarının çok fazla rahat açılmıyor olması gerekiyor” diye konuştu.
Cinayetler panik butonuyla çözülmez
Kadına yönelik şiddete karşı, kadınların örgütlenmesinin önemine işaret eden Özgül, cinayetlerin erkek tarafından kadının yalnız olduğu fikrine dayanılarak yapıldığını vurguladı. Özgül Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in, “Kadın cinayetleri artmadı, sadece daha görünür hale geldi” şeklindeki söylemlerini hatırlatarak, şunları dile getirdi: “Ben öyle düşünmüyorum. Fatma Şahin sayısal olarak kadın cinayetlerine bir itirazda bulunmak yerine, kadın cinayetlerinin ortadan kalkması yönünde bir çalışma yapsın. Panik butonu, teknik izleme yöntemleriyle kadın cinayetlerinin ortadan kalkmayacağına kanaat getirsin ve kadınların iş gücünden sayılabilir olmalarıyla ilgili adımlar atsın. Bunu bir bürokrasi sorunu olarak görmekten çıkarsın ve kadın örgütlerinin çalışmalarını ciddiye alır şekilde davransın.”
ROJDA KORKMAZ/DİHA/İSTANBUL