KCDP verilerine göre Türkiye’de, Ağustos ayında 49 kadın çeşitli sebepler öne süren erkekler tarafından öldürüldü. Vakaların çoğunda failler, kadınların en yakınındaki erkekler.
KCDP üyelerinden Fidan Ataselim, cinsiyetçi yargının her gün kadınların ölümüne yol açan erkekliğin sürmesine ve meşruiyet zemininin yaratılmasına sebebiyet verdiğini söyledi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP) açıkladığı verilere göre Ağustos’ta erkekler en az 49 kadını öldürdü, çocuk istismarı ve cinsel şiddet devam etti.
Açıklamaya göre bu cinayetlerden yedisi, “şüpheli ölüm” olarak kayıtlara geçerken, 29 kadının ölüm sebebi belirlenemedi. Cinayetlerden üçünde katiller ekonomik nedenleri, 10 cinayette ise kadının boşanmak veya ayrılmak istemesi ile arkadaşlık teklifini kabul etmemesini öne sürdü.
49 cinayetin 14’ünde katil kadınların eşi, sekizinde bir tanıdığı ya da akrabası, yedisinde birlikte olduğu erkek, üçünde eskiden birlikte olduğu ve ayrıldığı erkek, ikisinde daha önce evli olup boşandığı erkek, ikisinde kardeşi, ikisinde oğlu ve birinde de üvey oğlu olarak tespit edildi. Sekiz kadının ise kim tarafından öldürüldüğü henüz açığa çıkarılamadı.
En çok kendi evlerinde
Kadınların en yaygın öldürülme biçimi ise ateşli silahlar kullanılarak işlenen cinayetler. 49 vakadan 25’inde ateşli silah kullanılırken, 12 cinayet kesici aletlerle işlendi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, kadınların en çok kendi evinde öldürüldüğü bilgisini de paylaştı. Buna göre 26 kadın evinde, 6 kadın sokak ortasında, 2 kadın yolda, ikisi hastanede ve diğerleri iş yeri, kafe, eğlence mekanı, park ve otomobil gibi yerlerde katledildi.
Ayrıca öldürülen kadınların 13’ü en az bir çocuk annesiydi.
Yargı failleri cezasız bırakıyor
Erkeklerin cezasız bırakıldığına dikkat çekilen raporda şöyle denildi: “Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe; adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor.”
Raporda çocuklara yönelik cinsel istismar ve cinsel şiddetin Ağustos ayında da devam ettiği belirtilirken, bu vakalardaki cezasızlık örneklerine dikkat çekildi.
Ataselim: Erkeklik sırtını yargıya dayıyor
Kadın cinayetlerinde verilen kararlarla, toplumsal cinsiyet eşitsizliğin yargı makamlarınca özendirildiğini belirten KCDP üyesi Fidan Ataselim, İstanbul Sözleşmesi’nin önemine dikkat çekti.
ANF muhabiri Mina Roj’a konuşan Fidan Ataselim, İstanbul Sözleşmesi’ni şöyle tarif etti: “Sözleşme, temelde kadınlara yönelik şiddet nasıl durdurulur diye adım adım anlatır. Önemli bir tespit yapar; kadına yönelik şiddet toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir sonucudur diye. Temel olarak şiddeti bitirmeye yönelik, toplumsal cinsiyet eşitliğinin anahtar bir rolü vardır, diye belirtir. Onun için yapılması gerekenleri sıralar; önleyemedik ve şiddet ortaya çıktıysa kadınlar başta hayattayken gerçekten etkin bir şekilde korunmalarının sağlanmasının önemli olduğunu vurgular.”
6284 törpüleniyor
İstanbul Sözleşmesi’nden sonra kadınların bir kazanımı olan 6284 sayılı Kadınları Şiddetten Koruma Kanunu’na da dikkat çeken Ataselim, bu yasa sayesinden on binlerce kadının hayatta kalabildiğini belirtti. Bu maddenin, Ayşe Paşalı cinayetinden sonra çıkarıldığını, evli olmasalar bile kadınların yaşamlarının tehlikede olduğu durumlarda koruma alabildiğini hatırlatan Ataselim, bu iyileştirici maddenin en kötü tarafının ise ciddi anlamda uygulanmaması olduğunu ve yasanın törpülendiğini söyledi.
Tehdit olarak görenler var
Ataselim, şöyle izah etti: “Bu yasaya göre kadınlar maddi yardımdan da faydalanabiliyor ama bugüne kadar sadece 6 kişi yararlanabilmiş. Bu kanunun etkin bir şekilde uygulanmadığını görüyoruz. Bununla birlikte ne yazık ki; hem İstanbul Sözleşmesi’ni hem de 6284 sayılı Koruma Kanunu’nu tehdit olarak görenler var. Devletin, yargının yapabilecekleri mevcuttur; ya koruyup şiddet ortamından uzaklaştıracaksınız ya da şiddete uğradıkları evlere, ortama geri göndereceksiniz. Bu kadar nettir.”
Yargı erkeğin elini güçlendiriyor
Mahkemelere yansıyan şiddet ve cinayet vakalarında ciddi bir soruşturma yapılmadığına işaret eden Ataselim, erkeklerin cinayetlerden sonra ne söylerlerse indirim alabileceklerini çok iyi bildiklerini söyledi. Ataselim, zanlıların mahkemede ‘erkekliğime laf etti’ gibi savunmalarla iyi hal indirimi almaya çalıştıklarını ifade ederek, “Yargı, erkeklerin elini güçlendiren toplumdaki değişmeyen ve değişmemekte ayak direten erkekliğin sırtını dayadığı bir mevki oluyor” diye konuştu.
Meşruiyet zemini yaratıyor
İstanbul Sözleşmesi’ne göre hakimin takdir yetkisinin yasalarla sınırlandırılması gerektiğini anımsatan Ataselim, “Toplumsal cinsiyet eşitsizliği o kadar derin ki adalet mekanizmasına da yansıdığını görüyoruz. Bir tür cinsiyetçi yargı ile karşı karşıyayız. Her gün kadınların ölümüne yol açan bu erkekliğin sürmesine, bir meşruiyet zemininin yaratılmasına sebep oluyor” dedi.
HABER MERKEZİ
Saldırgan korucu tutuklandı
Midyad’da uyguladığı şiddet nedeniyle evli olduğu kadını ağır yaralayan korucu Medeni Akkurt tutuklandı.
Mêrdîn’in Midyad ilçesine bağlı Nebilê köyünde yaşayan Saime Akkurt evli olduğu korucu Medeni Akkurt’un uyguladığı şiddet sonucu hastaneye kaldırılmıştı. Daha önce eşinin “merdivenden düştüğünü” iddia ederek serbest bırakılan Akkurt, Saime Akkurt’un ailesinin ihbarıyla jandarma tarafından yeniden gözaltına alındı. Akkurt, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Berfin Özek Davası: Kezzabı ‘öldürme niyetiyle’ atmamış!
İskenderun’da Berfin Özek’e kezzaplı saldırıda bulunan tutuklu sanık Casim Ozan Çeltik’in yargılandığı davanın ikinci duruşması, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilerek ertelendi.
Hatay’ın İskenderun ilçesinde yaşayan 19 yaşındaki Berfin Özek, 15 Ocak’ta ayrıldığı Casim Ozan Çeltik isimli erkek tarafından kezzaplı saldırıya uğramış, yüzünde ve göğsünde yanıklar oluşmuştu.
Berfin’in tedavisi kadınların mücadelesi üzerine Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılırken, Çeltik tutuklanmıştı.
Çeltik’in tutuklu yargılandığı davanın ikinci duruşması, İskenderun 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı.
Duruşmaya, Berfin’in ailesi, avukatı Mehtap Sert ile Çeltik’in avukatı ve yakınları katıldı.
Çeltik duruşmaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla tutuklu bulunduğu cezaevinden katıldı. Berfin ise hastanede tedavi gördüğü için duruşmaya katılamadı.
Duruşmada savunma yapan sanık Çeltik üzerine atılı suçlamayı reddedip suçsuz olduğunu iddia etti, beraat ve tahliyesini talep etti. Çeltik’in avukatı saldırının öldürme kasıtlı olmadığını öne sürerek mahkeme heyetine Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) “öldürme kastı yoktur” şeklinde düzenlediği raporu sundu.
Buna karşı çıkan Berfin’in avukatı Mehtap Sert ise mahkemeye söz konusu suçun kasten öldürmeye yönelik olduğunu vurgulayarak, ATK’den tekrardan rapor talep etti.
Mahkeme heyeti, Çeltik’in ‘kasten öldürme’ suçundan tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı 26 Kasım’a erteledi.