
Sarısülük ailesinin avukatlarından Murat Yılmaz, 2 Aralık 2013'te görülen bir önceki duruşmanın yarım kaldığını belirterek, "Kaldığımız yerden devam edeceğiz. Bir husus gözden kaçtı 2 Aralık'taki duruşmada. O gün sanığın ifadesi yarım kaldı" dedi. Yılmaz, sanığın ifadesinin alınamadığını, yüzyüzelik ilkesi gereği bunun olması gerektiğini ancak bu yönlü taleplerinin de reddedildiğini söyledi.
Mahkeme oyalıyor
Polis Şahbaz'ın Sarısülük'ün vurulduğu haberini olaydan iki gün sonra medyadan öğrendiğini belirterek yalan söylediğini ifade eden Av. Yılmaz, "Mahkeme de ilk önce davadan çekilmesini istememize rağmen bunu daha sonra 'siz istediğiniz için değil kendimiz çekiliyoruz' diyerek gerçekleştirdi. Dosyayı oyalamak için yaptınız bunu. Sanığın da sorgusu bitmedi. Bugünkü duruşmada sanığın olması gerekiyordu. Ancak siz mahkeme heyeti olarak sanığın gelmesi için ihtar çekmediniz. Niye getirtilmedi? Bu hususta işlem yapılması gerekiyor" diye konuştu.
Duruşmaya gelecek
Av. Ömer Kabil ise mahkemenin duruşma açma hakkı olmadığını söyleyerek, dosyanın duruşma edilmesi için işlemlerin tamamlanmadığını, mahkeme heyetinin kanunları uygulamadığını kaydetti.
Mahkeme başkanı, avukatların konuşmaları ve taleplerini kısa bir ara vererek görüştü. Daha sonra mahkeme başkanı, sanık polis Şahbaz'a soru yöneltilmesi için duruşmaya katılması için çağrı yapılacağını belirtti.
Sarısülük ailesinin avukatlarından Kazım Bayraktar, mahkeme heyetinin davadan çekilme kararına ilişkin Adalet Bakanlığı'na yazdığı 15 sayfalık yazının 14 sayfalık bölümünde avukatları, medyayı ve halkı suçladığını söyledi. Mahkemenin polisle birlikte provokasyon yaptığını ifade eden Bayraktar, "Davanın uzamasına neden oldunuz. Heyetiniz meşruiyetini yitirdi" dedi.
Tekrar söz alan Av. Murat Yılmaz, sanık polisin "tayinim çıktı" diyerek gelmediğini, mahkemenin de getirtemediğini söyleyerek, "Sanığı getirtemeyeceğiniz yönündeki sözümüz de doğru çıktı. Bugüne kadar suç işleyen polisler hep korundu ve cezalandırılmadı. Sanığın derhal yakalanmasını ve tutuklanmasını talep ediyoruz" ifadelerinde bulundu.
Polis hedef olmuş!
Yılmaz'ın ardından söz alan sanık avukatlarının, "Müvekkilimizi terör örgütlerinin hedefi haline getirildi" sözünün ardından salonda bulunanlar ile Sarısülük'ün annesi tepki gösterdi. Kısa süren tepkinin ardından sanık avukatları, "Müvekkilimizin tehdit altında olup olmadığını Terörle Mücadele Şubesi'nden tespit edilerek güvenlik tedbirlerinin artırılmasını talep ediyoruz. Adli kontrolün de kaldırılmasını istiyoruz" dedi.
En güvenli yer hapishane
Av. Bayraktar ise mahkemenin halka açık yapılan duruşmalarda infial yarattığını ve aleni biçimde yasaları çiğneyerek sanığın yanında yer aldığını vurguladı. Bayraktar, sanık avukatlarının "terör örgütlerinin tehdidi" hususuna da şu yanıtı verdi: "En güvenli yer hapishanedir." Bayraktar, sanığın gelecek duruşmaya gelmeme ihtimaline karşı tutuklanmasını talep etti.
26 Mayıs'a ertelendi
Ara veren mahkeme heyeti kararını açıklayarak, duruşmayı noktaladı. Heyet, avukatların sanığın tutuklanması yönündeki talebini reddederken, sanığın gelecek duruşmaya katılması için çağrı yapılmasına karar verdi. Sarısülük ailesinin avukatlarının taleplerini reddeden mahkeme başkanı, sanık polisin güvenliğinin artırılması yönündeki talebe ilişkin ise ilgili yerlere müzekkere yazılarak sanık polis Şahbaz'ın güvenliğinin artırılmasına karar verdi. Duruşma 26 Mayıs'a ertelendi.
ANF/ANKARA